Gitmek mi zor kalmak mı zor
Tahmin ediyorum ki; CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özel’in beyninde Yusuf Nalkesen’in hicaz makamındaki şarkısı dönüp duruyordur:
Gitmek mi zor kalmak mı zor
O sabahı gel de bana sor
Özgür Özel mırıldanırken sözleri biraz değiştirmiş olabilir:
Gitmek mi zor kalmak mı zor
O kararı gel de bana sor
Kabul etmek gerekirse zor karar. Kalmanın da riskleri var gitmenin de… Kulislere yansıyan haberler doğruysa Özel bu hafta üst üste toplantılar yaparak karar verecekmiş…
Önce kendisini genel başkan olarak tanıyan il başkanlarıyla (74 il başkanı) sonra milletvekilleriyle ardından parti meclisi üyeleriyle toplantı yapacakmış…
Karar haftası deniliyor…
Erken mi?
Yargıtay kararı beklenmeli mi? Parti içinde kalıp, sokaklar bizim diyerek Kılıçdaroğlu genel merkeze hapsedilmeli mi? Kılıçdaroğlu, Özel ve arkadaşlarını partiden atana kadar beklenmeli mi?
Çünkü eninde sonunda olacağı bu…
Sorular çok…
Gelin kendi aramızda konuşalım, tartışalım…
Özel giderse ne olur kalırsa ne olur?
Zaten kalamaz da bir süre daha kalırsa diyelim…
Giderse ne olur sorusuyla başlayalım…
Kılıçdaroğlu ‘Özel ayrılıp parti kurarsa Erdoğan’ın işine yarar’ diyor ya. En çok kendi işine yarar.
Derin bir nefes alır.
Kalanlarla meclis grup başkanı, başkanvekillerini belirler. Salı günleri Meclis’e giderek grup konuşmasını yapar. İktidara yakın kanallar yayınlar. Böylece CHP’nin sahibi olduğunu, CHP’yi kendisinin temsil ettiğini tescil eder. Koltuğunu meşrulaştırır…
Şimdi diyeceksiniz ki koltuğu meşru değil mi?
İstinafın kararı hukuki değil siyasiyse!...
Hukukçular üç yıl önceki kurultay için tedbir kararı verilerek Kılıçdaroğlu’nun altı yıl önce aldığı oylara dayanarak koltuğa oturtulmasını siyasi buluyor…Yargıtay’ın bile eli kolu bağlandı. Kararın 56 gün sonra adli tatil arifesinde Yargıtay’a gönderilmesi siyasi olduğunun ispatı değil mi?
Karar siyasiyse Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı sıfatıyla dolaşması meşru değil!..
Ahlaki de değil… Siyasi ahlaka sığmaz!..
Yeri gelmişken CHP’deki duruma da bakalım…CHP’nin 135 milletvekili var. 80 vekilin Özgür Özel’le birlikte hareket ettiği söyleniyor. 20 milletvekili Kılıçdaroğlu’nu destekliyormuş. 35 milletvekili ise tarafsızmış…
Tarafsızmış gibi duran, başlarını kuma gömen vekiller üçüncü yol maskesine sığındı. CHP’yi bölündürmeyeceklermiş!
Nasıl?
Nasılı söylemiyorlar çünkü kendileri de bilmiyor… Üçüncü yol diye bir hikaye uydurmuşlar. Anlaşılan o ki; Özel’den hazzetmiyorlar. Kılıçdaroğlu’nun yanında durmayı da içlerine sindiremiyorlar. Veya gittikleri yerlerde tepki almaktan korkuyorlar…
Gitsin mi kalsın mı derken işin başka boyutu da var?
Ağustos ayında yeni parti kurmanın faydası var. Seçim ne zaman olur bilinmez. Yeni partiyi tanıtmak, CHP’den neden ayrıldıklarını anlatmak, geniş kitlelere ulaşmak için zamana ihtiyaç var…
Yumurta kapıya dayandığında iş işten geçebilir!..
Ama bir de şu var; ağustos ayında kurulacak partiyi ne gibi tuzakların beklediğini kestirmek şimdiden zor. Çünkü bu da olmaz denilen her şey oluyor!..
Peki Özel ve ekibi bir süre daha kalırsa ne olur?
Özgür Özel CHP Genel Başkanı sıfatıyla (YSK’nın kararı, YSK’nın verdiği mazbata var) il il, ilçe ilçe, sokak sokak dolaşarak etkinliğini sürdürür. Halkın içinde olur. Yargıtay’ın karar vermesi beklenir. Kamuoyu yaratılarak bir an önce karar vermesi için Yargıtay zorlanır. Kılıçdaroğlu’nun Özel ve arkadaşlarını CHP’den ihraç etmesi beklenir. Kısaca sonuna kadar mücadele edildikten sonra gemi terk edilir...
Böylece haklılık mağduriyetle perçinleşir…
Gitmenin de artıları var, kalmanın da…
Gitmenin de eksileri var, kalmanın da…
Zor karar demem bundan…