Belediyeler savcılara mı bağlandı?

Eskiden belediyeler İçişleri Bakanlığına idari olarak bağlıydı. Bakanlık müfettişleri tarafından denetlenirdi. İhaleye fesat, yolsuzluk, rüşvet gibi ihbarlar olursa mülkiye müfettişleri devreye girer. Suç unsuru bulurlarsa raporlarını yazar Cumhuriyet savcılarına suç duyurusunda bulunurlardı…

Usul böyleydi…

Bakanlık müfettişleri sadece ihbar olunca değil tabiri caizse canı istedikleri zaman denetleyebilirdi. Buna rutin denetleme diyorlardı. Bilen bilir 2019’dan sonra İBB’de müfettiş hiç eksik olmadı. Biri gitti, öteki geldi. Yüzlerce müfettiş binlerce dosyayı inceledi.

Sadece İBB’de değil, bütün CHP’li belediyeler müfettişten geçilmedi.

Bu arada belediyelere yönelik Sayıştay denetimi de var. Vergi açısından, kamu alacakları açısından Maliye’nin denetimi de var.

Var oğlu var…

Tabii; eskiden de rüşvet, kamu malına zarar, yolsuzluk gibi somut ihbarlarda savcılar devreye girer, soruşturmayı başlatırdı. Gözaltı uygulaması yapılırdı…

Ama bu çok istisnai durumdu. Örneği çok azdır…

As olan yukarıda değindiğim usuldü…

31 Mart seçimlerinden sonra bu usul değişti. Yargı belediyeleri denetim işine el koydu. Savcılar belediyeleri soruşturmayı görev saydı…

Tabii sadece CHP’li belediyeleri!...

Yargı devreye girince, savcılar soruşturma kapsamını genişletti. Yeni suç unsurları eklediler. Yolsuzlar, irtikap, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu malını zarara uğratma, suistimal gibi suçlamalar yetmemiş olacak ki yenilerini eklediler…

Eskiden yoktu 31 Marttan sonra çıktı…

Ne mi o?

Suç örgütü kurmak, suç örgütüne üye olmak…

Suç örgütünü kuran kişi belediye başkanı oluyor, suç örgütüne üye olmakla suçlananlar ise belediye çalışanları ve o belediyeyle iş yapanlar…

39 CHP’li belediyeye operasyon yapılmış. 31 belediye başkanı gözaltına alınmış. 26 belediye başkanı cezaevindeymiş. İzmir’in bir önceki belediye başkanı Tunç Soyer hariç. O da tutuklu…

Şöyle bir manzara ortaya çıkıyor. Demek ki; 31 Mart’ta seçimi kazanan CHP’li belediye başkanları yememiş içmemiş ilk iş olarak suç örgütü kurmuş! Belediye çalışanlarını da suç örgütüne kaydetmişler!

Tamamı demeyeceğim ama tutuklu belediye başkanlarının kahir ekseriyeti suç örgütü kurmakla suçlanıyor. Hafta sonu gözaltına alınan Çankaya belediye başkanı da suç örgütü kurmakla itham ediliyor.

Suç örgütü üyesi olma suçlamasıyla tutuklanmak cezaevinde de farklı muameleye maruz kalmaya yol açıyor. Ziyaret kısıtlanıyor, izin şartına bağlanıyor. Milletvekilleri bile suç örgütü üyelerini izinsiz ziyaret edemiyor…

Yargı sürecinde rüşvet gibi irtikap gibi, fesat gibi suçlamalardan kurtarsanız bile suç örgütü üyeliğinden yırtamıyorsunuz?

Çünkü örgüte üye olmadığınızı kanıtlamanız imkansız...

Peki savcı suç örgütüne üye olduğunuzu belgeleriyle kanıtlıyor mu?

Hayır. Çünkü olmadığını sen kanıtlamak zorundasın!..

Hukuk kitapları böyle demiyor ama uygulama uzun süredir böyle…

Hali hazırda yüzlerce insanı adın sanını bilmedikleri suç örgütü üyeliğinden yargılanıyor, hapis yatıyor…

Dikkatinizi çekerim. CHP’li belediyelere yönelik her operasyondan sonra yapılan basın açıklaması aynı cümlelerle başlıyor:

Suç örgütü oluşturmak, suç örgütüne üye olmak….

Belediye Operasyon