Tabanca verilecek en iyi hediyeydi: Reisi içtenlikle kutluyorum

Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’da toplanan Nato zirvesine katılan liderlere üzerinde adları kazılmış Vintage.357 Magnum tabanca hediye etmesi dış basında en hafif deyimle "tuhaf" bulunsa da son derece yerinde bir armağandı. İlk kez Erdoğan’ı - hangi niyetle yaptığını bilemesem de- ciddi olarak takdir ettim. Reisin beğendiğim ilk/tek icraatı bu olmuştur.

Dünyanın başına bela olmuş silahlı bir örgütün liderlerine gül verecek hali yoktu elbette. Yok ülke sınırından geçemezmiş, yok yasalara aykırıymış deyip hediye tabancayi yanında götürmeyenlere aldanılmamalı. Hepsi değilse de çoğu, üretiminden, ticaretine, silahlarla haşır neşir olmuş ülkelerin liderleri bunlar. Ölüm makinelerini harekete geçirecek o parmaklar bunlara ait. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI)“2024 Uluslararası Silah Transferlerindeki Eğilimler” başlıklı bir raporunda, ABD ile NATO müttefiklerinin küresel silah ihracatının yüzde 80’inden fazlasını elinde tuttuğu, bunun dünya çapında halen süren savaşları, çatışmaları körüklediği belirtilmişti, belgeleriyle hem de.

Reis NATO liderlerine silah tüccarı olduklarını ima etmek amacıyla tabanca vermiş değildir herhalde. Malum, bu tür dokundurmaları, laf sokmaları muhaliflerine yönelttiğini biliyoruz. Muhtemelen, “asker millet” oluşumuzu hatırlatsın ya da “at,avrat,silah” üçlüsü etrafında biçimlenmiş bir ulusal karaktere sahip oluşumuz bilinsin diye vermiş de olabilir. Ama hangi nedenle olursa olsun tabanca hediye etmek son derece uygun olmuş. Çiçek hediye etse tuhaf karşılardım doğrusu ben.

Hediye vermek bir jest elbette. Muhatabın ilgisine, merakına yönelik bir seçimse özellikle tadından yenmez. Köpek sevgisiyle bilinen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e verilecek en iyi hediyenin köpek olması doğaldır örneğin. Bulgaristan hükümeti 2010’da Putin’e on haftalık Buffy köpek hediye etmişti.

Bizim tabanca hediyesinden daha da tuhaf bulunan hediyelerle karşılaşılmıştır bu arada. BU alanda tek olduğumuz düşünülmesin diye belirtiyorum. Neden garipsenen hediyeler verilir gerçekten anlamak kolay değil. Endonezya’nın eski ABD başkanlarından George W.Bush’a komodo ejderi hediye etme gerekçesini hala bilmiyorum örneğin. Birileri de İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’e armağan olarak egzotik hayvanlar yollamıştı. Kraliçe kimilerindene tür duygular uyandırıyordu acaba bu hediyelerle kaşrılaşmak için? Fransa da 1972’de Elizabeth’e dev bir metal çekirge şeklinde şarap soğutucu hediye etmişti. Avustralya'nın 1947’de Kraliçe'nin düğününe 500 kutu konserve ananas yolladığı da unutulmamalı.

Mali’nin eski Fransa Cumhurbaşkanı François Holland’a 2013 yılında deve hediye ederken pek hesaplı düşünmediği kanısındayım. Elysee Sarayı’na sığmayan deve Timbuktu’da barındırıldı, bir süre sonra kesip yedi birileri. Mali’nin ısrarı anlaşılır gibi değildi, yeni bir deve yolladılar Hollande’a.

ŞU PANDA DİPLOMASİSİ

Çokça konuşulmuştu bir ara. Hatta Panda Diplomasi diye literatüre bile girmişti, hatırlanır. Çin ABD Başkanı Richard Nixon’a dev pandalar hediye etmişti. Ping Ping ile Qi Qi adlarındaki sevimli pandaların bakım, barınma açısından ABD’ye hayli pahalıya patladığı söylenmişti o sıralar. Çin, bizim cunta şefine de hediye etmişti o pandalardan sanki, öyle hatırlıyorum.

Hediye konusunda Avustralya’nın inceliği unutulur gibi değildi ama. Ülkeyi ziyareti sırasında olur da timsah tarafından yenir diye 50 bin Avustralya doları tutarında hayat (ya da timsah) sigortası hediye etmişlerdi ABD Başkanı Barack Obama’ya.İncelik işte. Suudi Arabistan’ın Obama’ya altınlarla yakutlarla süslü kılıç hediye ettiği anımsanırsa Avustralya’nın hediyesinin daha yararlı olduğu anlaşılır.

Nato zirvesindeki hediye seçiminin son derece yerinde olduğu konusundaki görüşümde ısrarlıyım. Reis bilmeden de olsa silah taciri liderlere verilecek en iyi hediyeyi seçmiş. Yanında mermilerini vermesi de ne kadar düşünceli olduğunu gösteriyor ki bu kadar inceliğe kolay rastlanmıyor.

Neyse ki liderler aldıkları silahı birbirlerine doğrultmadan bitti gitti zirve.

Zirve dışında yaptıkları işe dönecekler şimdi: Silah satmaya.

NATO