Mustafa K. Erdemol
“Barış” için ortam uygun: Putin’in de kafası karışık
Bir an Donald Trump konuştu sandım doğrusunu isterseniz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, ABD Devlet Başkanı Trump gibi birbirini reddeden açıklamalar yapıverdi önceki gün. Moskova’da düzenlenen son yılların en gösterişsiz Zafer Töreni sırasında Ukrayna’yı yenilgiye uğratacağını söyledikten bir iki saat sonra “savaşın sona ermek üzere olduğunu” da söyleyiverdi örneğin. “Ukrayna’yı yenerek savaşı sona erdireceğini” söylemek istemiş de olabilir ama Avrupa için yeni güvenlik düzenlemeleri konusunda müzakereye hazır olduğunu söylediği anımsanırsa “savaşın bitmesini” de istediği anlaşılabilir.
Bu arada müzakereye o kadar hazır ki, muhatabını da kendisi belirliyor Putin. Hem AB hem de Ukrayna tarafından kabul edilmesinin zor olduğunu bildiği halde müzakere ortağının eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder olmasını istiyor. Schröder’in Putin’in yakın dostu olması, Nord Stream doğalgaz boru hatları gibi Rus iş dünyasıyla ya da projeleriyle olan bağları göz önüne alındığında, adının sürece dahil edilmesi kuşku yartatacaktır kesinlikle. 2022'de savaşın patlak vermesinden sonra Zelenskiy, Putin ile görüşüp Rus liderin lehine konuşan Schröder'i “iğrenç” olarak nitelendirmişti.
Kuşku yok ki mevcut ortam savaşın bitmesini istemek için çok uygun Rusya açısından. Çünkü uluslararası alanda hala kimi pürüzlerle uğraşmasına rağmen Rusya’nın “eli rahatlamış” durumda. Hürmüz Boğazı krizi, enerji tedariğinde ne kadar önemli olduğunun anlaşılmasına yol açtı her şeyden önce. Trump’ın, Kasım’da yapılacak ara seçimlere güçsüz gireceği ihtimali de Putin’in daha rahat hareket etmesini sağlıyor. Çin ile ilişkileri de gayet iyi. Ukrayna’da asıl hedefi olan “toprak kazanımı”nı da “kısmen” başardığına göre artık “barış”ın gelmesinde bir sakınca yok. (Kısmenden kastım şu; Rus güçleri, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinin tamamını şu ana kadar ele geçiremedi).
Bunun dışında da “barış”ı dayatan nedenler var; beklenenden fazla uzamış bir savaş bu, ne zaman sona ereceğine ilişkin bir takvimden yoksun üstelik. Bu Rusya kamuoyunda olumsuz bir etkiye yol açıyor Putin’e karşı. Savaş alanında da Rusya’nın içine girdiği bir çıkmaz olduğu biliniyor. Rus birlikleri neredeyse durma noktasına geldi, her iki ülkenin ordusu da yorgunluk belirtileri gösteriyor. İki ordu da ağır kayıplar veriyor. Rusya, Ukrayna topraklarının beşte birinden biraz azını kontrol ediyor ama bu yıl Rus ilerleyişi yavaşlamış görünüyor. Yani artık “barış”ın yavaş yavaş gelmesi gereken bir ortam bu.
Tabii ki Putin’in sandığı ya da beklediği kadar kolay olacak değil barışa ulaşmak. Hayli uzun bir yol var bunun için yine de. Ukrayna konusunda müzakereler yeniden başlayacak elbette ama bunun ne zaman olacağı belli değil. Rusya’nın, Ukrayna güçleri Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk bölgesinden çekilene kadar hem Ukrayna hem de ABD ile yeni bir üçlü görüşmeye niyeti olmadığını anımsayalım. Kiev bu öneriye yanaşmıyor.
Putin’in, olası bir barış anlaşması için tüm koşullar sağlandığında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşmeye hazır olduğunu söylemesi de önemli bir aşamaya girildiğini gösteriyor. Fark edildiği gibi, Putin, Ukrayna’yla çatışmayı sona erdirme konusundaki tutumunu sessizce değiştirmiş oldu. Açıklamalarının Trump’ın arabuluculuğunda sağlanan üç günlük ateşkes sırasında gelmesi de dikkat çekici. Putin, Ukrayna'nın yeni geliştirdiği yerli üretim füzelerle insansız hava araçlarının kritik Rus hedeflerine yıkıcı hasar vermesinin ardından bu ateşkese razı olmuştu.
Önceki konuşmalarını anımsayanlar, Putin’in yaklaşık on sekiz aydır ilk kez Zelenskiy’in adını andığını farkedeceklerdir. “Ukrayna tarafının, yani Sayın Zelensky'nin, yüz yüze bir görüşme yapmaya hazır olduğunu bir kez daha duydum” demesi sizce de ciddi bir söylem değişikliği değil mi? Zelenskiy’den söz ederken onu “gayri meşru” olarak nitelendirmemesi peki?
“Yenilgiye uğratacağım”dan kısa süre sonra müzakereye hazır olduğunu belirtip “savaş bitebilir” demesi Putin’in de kafasının karışıklığını gösteriyor.
Trump yetmiyormuş gibi bir de Putin çıkmasın başımıza…