Mustafa K. Erdemol
Trump kızınca böyle yapıyor: İngiltere’ye Falkland tehdidi
Bir çok açıdan “ilk”lerin adamı olan ABD Başkanı Donald Trump’ın, öfke duyduklarına karşı “intikamcı/kinci” bir tarafı oluşu şaşırtıcı gelmiyor artık. Kızgınlıklarına alet etmediği hiç bir şey yok. Nerede kapanmış ya da ertelenmiş bir sorun varsa canını sıkanların önüne koyuyor. Bunları bir şantaj aracı olarak kullandığı da malum.
Sadece kişilere değil, aynısını devletlere de, öneğin İran savaşını desteklememelerinden ötürü pek kızdığı NATO üyesi müttefiklerine de yapıyor. BIr süredir ABD’nin eski sömürge topraklarında Avrupa’ya verdiği desteği çekebileceğini ima ettiğini duymuşsunuzdur.
Trump için bir zamanlar sıkı müttefik olmak da hedef olunmayacağı anlamına gelmiyor. Örneği İngiltere’dir. Dış politikada ABD’yi yıllardır, körü körüne, adım adım izleyen Londra’ya bile İran savaşında destek vermediği gerekçesiyle “savaş açmış” durumda. ABD medyası yazdı; Pentagon’dan sızan bir e.maile göre ABD’li yetkililerden biri İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasını gözden geçirebileceklerini söylemiş.
Öncelikle şu “sızma” türü açıklamalara itibar etmemeli, çünkü bu tür bilgiler “sızmaz”, “sızdırılır”. Yani İngiltere’ye henüz resmi olarak alınamayacak bir tutum konusunda sanki almaya “niyetliymiş” gibi yaparak “rahatsızlık” vermeyi amaçlıyor Trump. Bu nedenle bu niyetin “sızdırılması” gerek haliyle.
Zamanlama da uygun. Trump, malum, Arjantin’in “tuhaf” Devlet Başkanı Javier Miley’i çok seviyor. Miley, bir süredir, şu anda İngiltere’nin işgalinde olsa da Las Malvinas'ı (Falkland Adaları’na Arjantinlilerin verdiği ad) yeniden topraklarına katmak için diplomatik yolları kullanacağını söyleyip duruyor. Hatta adaların 1997'de Hong Kong'un Çin'e devredilmesine benzer bir şekilde devredilmesini de talep ediyor. Trump’la yakınlığının da verdiği rahatlıkla sık sık dile getirir oldu bunu.
Hem Arjantin hem de İngiltere, Falkland Adaları'nın kendilerine ait olduğunu savunuyorlar. Arjantin, yeni bağımsız olan devletlerin sömürge sınırlarını miras alması gerektiğini belirten “Uti Possidetis Juris” ilkesini öne sürerek, bu ilkenin bu anlaşmazlığa uygulanması gerektiğini söylüyor.
Adalar 1883’ten beri İngiliz işgali altında. 1982’de Arjantin’in adalara asker çıkarması üzerine İngiltere ile arasında savaş çıkmış, savaş sonucunda Arjantin orduları çekilmek zorunda kalmıştı. Uzun yıllar gündemin üst sıralarında olmasa da “kriz” noktalarından biri olmaya devam etti Falkland Adaları. 2013’e kadar gelmiş bir sorundur da üstelik. Sözkonusu yıl adada yapılan referandum sonucu, çoğu İngiliz kökenli olan halkın yüzde 99,8’inin İngiltere’ye bağlı kalmayı istediği ortaya çıkmıştı.
Sızdırmadaki amaç başarıya ulaşmış görünüyor. Çünkü İngiltere hükümeti, ABD’nin Falkland’a ilişkin Londra’ya yakın görüşlerini değiştirebileceği iddiaları karşısında açıklama yapmak zorunda hissetti kendini. Başbakanlık, “sızdırılan” Pentagon raporu üzerine Falkland Adaları’nın egemenliğinin ‘Birleşik Krallık’a ait’ olduğunu açıklayarak sert bir tonla “Birleşik Krallık’ın tutumu net. Bu uzun süredir devam eden bir tutum. Değişmedi, böyle kalacak” dedi.
Arjantin ile İngiltere arasında yaşanan savaşa bizim medyada “magazine savaşı” denmişti, hatırlarım. Avrupa’nın göbeğinde (oysa ne Arjantin ne İngiltere Avrupa’nın göbeğindedir) iki ülkenin savaşının “oyun” olabileceği düşünüldüğünden.
Oysa bine yakın kişi ölmüştü savaşta. İngiltere ile Arjantin yeniden kavgaya tutuşurlar mı bilinmez, ama eğer bir kez daha olursa öncekinden daha korkunç sonuçları olur kesinlikle. İngiltere savaş sırasında Arjantin’de faşist diktatörlük olmasından da yararlanmıştı. Dünya faşist Arjantin’i değil, “demokrasinin beşiği” İngiltere’yi desteklemişti. Bugün Arjantin’de de “demokrasi” var, dolayısıyla böyle bir kapışmada İngiltere’nin işi eskisi kadar kolay olmaz.
Trump’ın ara vermeden sürdürdüğü kışkırtmalarına ragmen İngiltere Kralı’nın yakında ABD’yi ziyaret edecek oluşu da ilginç değil mi?
Bakalım Kral III. Charles “gitme” diyenlere kulak asacak mı?