Dayanışma! Hemen şimdi: Küba’da krizin kaynağı ABD

ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’yı işgalle tehdit etmesi muhtemelen İran’dan yediği tokat yüzündendir. Hem kendi ülkesinde hem de dünyada - İsrail’in gazına gelip- “işi yüzüne gözüne bulaştıran” biri olma rezilliğini, soylu Küba’ya çatarak unutturma gayretinde belli ki.

Venezüela’nın “seçilmiş Devlet Başkanı" Nikolas Maduro'yu korsanlıkla “rehin almasının” da sağa sola bulaşmada cesaretini arttırdığı görülen Trump’ın, 16 Mart'ta sarfettiği “ister özgürleştireyim ister ele geçireyim, bence Küba'ya istediğim her şeyi yapabilirim” sözleri İran’a çullanma öncesi ettiği lakırdılara benziyor. Zaten farklı sorunlarda dile getirdiği birbirinin aynı iki, üç kelimesi var. Küba’ya ilişkin sözleri de onlardan.

Yabana atılmamalı tabii. Cahil falan ama bir haydut sonuçta. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío’nun ülkesinin “askeri saldırı olasılığına” hazırlandığını belirtmesi boşuna değil.

Gerçekleştirmesi zor elbette ama Trump’ın Küba’ya yönelik tehdidi ABD için hem siyasi hem de ekonomik açıdan ne anlama geliyor bir bakalım. Bilindiği gibi Ocak ayında ABD’li bir grup haydut askerin Maduro’yu kaçırmasından bu yana ABD, Venezüela’dan Küba’ya yapılan petrol sevkıyatını engellemiş bulunuyor. Trump, Küba’ya yakıt satan diğer ülkeleri de gümrük vergisi uygulamakla tehdit ediyor. Bu, Küba’nın karşı karşıya kaldığı en zorlu krizlerden birine yol açtı haliyle.

Altmış yıldan fazladır uygulanan ambargo/abluka Küba ekonomisini neredeyse çökertmiş durumda. Ada, elektrik şebekesindeki arızalar, hastanelerin ameliyatları iptal etmesi, okulların, iş yerlerinin kapanmasıyla birlikte giderek kötüleşen bir insani krize de sürüklenmiştir.

Benzerine az rastlanır bir fedakarlıkla tüm Küba halkı bu zorluklarla başa çıkmaya çalışıyor yıllardır. Bir yandan da Küba yönetimi diplomatik yollarla çözüm aramayı ihmal etmiyor. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, hükümetinin Trump yönetimi ile görüşmelere başladığını belirtti örneğin. Díaz-Canel, görüşmelerin iki ülke arasındaki sorunları çözmenin yollarını bulmaya yönelik olduğunu söyleyerek ülke dışında yaşayan Kübalıların Küba ekonomisine yatırım yapmasına izin verme olasılığının olduğunu da açıkladı. Küba hükümetinin ayrıca 51 siyasi tutukluyu serbest bırakmayı planladığını da duyurdu. Bunlar ülkenin içinde bulunduğu ABD kaynaklı krizden çıkma çabaları kuşkusuz.

Ancak bunlar ABD’ye boyun eğildiği anlamına gelmiyor. Hem yönetim hem de halk açısından Küba hükümetinin niteliği, yapısı müzakerelerin konusu değildir. Hiçbir egemen ülkenin müzakere etmeyeceği konuları yıllardır onurla direnen Küba’nın masya getirmesi beklenemez elbette.

Küba halkı sıkıntılarının hükümetlerinden kaynaklanmadığının bilincinde. Mevcut enerji sıkıntısı ABD’nin petrol ambargosundan ötürü yaşanıyor. Küba doğal kaynakları son deerece kısıtlı bir ülke. Turizm sektöründe bir potansiyel olmakla birlikte o da ambargolar yüzünden yapılamayan altyapıdan yoksun. Enereji şebekeleri az. Bu şebekelerin yenilenmesi mümkün ama ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuluyor.

ABD’nin Küba’da gözünün olmasının nedenlerinden biri ABD ticaretinin büyük bir kısmınının taşındığı nakliye yollarının güvenliğini sağlayacak “yandaş bir hükümet” oluşturmak istemesi. Ama ABD ile Trump henüz işlerine yarayacak bir “hain” bulamadılar Küba’da. Bulamayacaklar da.

Amacına ulaşmak için baskıyı arttırarak sürdürmesi can kayıplarına yol açabilir Küba’da. Çünkü ülkede ciddi bir yakıt sıkıntısı çekiliyor. Küba'ya dünyanın hemen her yerinden yardımlar yollanmaya çalışılıyor, dayanışmalar iletiliyor. Depremler sırasında ülkemize ilk gelen kurtarma ekiplerinden birinin Kübalılar olduğunu anımsayarak yardım/dayanışa sırasının bizde olduğunu belirteyim. José Martí Küba Dostluk Derneği, çok ciddi bir kampanya başlattı. Hedefi büyük. Gerçekleşmesi halinde çok sayıda insanın yaşamı kurtulacak. Dernek, Küba ile yaptığı protokol uyarınca “Küba’ya Güneş Topluyoruz” başlıklı kampanyası için Türkiye’deki resmi makamlardan da izin aldı.

Küba için yardım kampanyası

Kampanya başarılı olursa Küba’nın Santa Clara kentinde bulunan Üniversite Hastanesi Ernesto Che Guevara Kardiyoloji Merkezi, Daniel Codorniu Pruna Genel Eğitim Hastanesi ile Freddy Maymura Hurtado Psikopedagoji Merkezi’ne güneş panelleri, inverterler, enerji depolama için bataryalar gönderilecek. Bunların hayat kurtarma anlamına geldiğini söylemeye gerek yok.

Verilen hesap numaralarına yapılacak her bağış, hasta çocukları yaşatacak, Küba’yı emperyalist canavarların karşısında daha güçlü kılacak.

Trump’a Küba’nın yalnız olmadığını göstermenin tam zamanı.

Küba ABD Donald Trump