Starmer bıraktı, yenisi yolda... İngiltere: Başbakan dayanmıyor

Bekleniyordu. İktidarının ilk anlarından beri partisinin tabanına kendisini sevdiremeyen, “düşük profilli” Başbakan Keir Starmer, İşçi Partisi liderliğinden istifa etti, dolayısıyla başbakanlık görevinden de ayrılma süreci başladı. Ülke, on yıl içinde altı başbakan eskitmiş olacak böylelikle.

Son iki yıl içinde sürekli tutum değitirmesinin, popüler olmayan politikalar izlemesinin, nihayet ekibindeki bazı isimlerin yol açtığı skandalların bu sonucu doğurduğuna kuşku yok. Uzun süredir zaten baskı altındaydı, buna bir de parti içindeki önde gelen rakibi Andy Burnham’ın geçen hafta Makerfield ilçesinde ara seçimleri kazanmasının ardından gelen baskılar da eklenmişti. Eğer Starmer, kendi isteiğyle görevini bırakmasaydı Burnham’ın önümüzdeki günlerde Starmer’a bayrak açması bekleniyordu.

Ne olacak şimdi peki? Yeni Başbakan ne zaman seçilir? Belirsizlik var bu konularda. Starmer’in istifa konuşmasınından anlamaya çalışalım. Starmer, konuşmasında, İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi’nin Eylül ayı başlarına kadar yeni bir liderin göreve başlamasını sağlamak için bir takvim belirleyeceğini açıkladı. Bu sürede parti liderliğine adaylık başvuruları parlamento tatiline bir hafta kala, 9 Temmuz’da başlayacak, 16 Temmuz’da sona erecek. Çok aday olur da bir yarışa dökülürse iş 1 Eylül’e kadar uzar. Ama yarışsız bir lider seçimi olursa, daha kolay, 17 Temmuz’da ülkenin yeni bir başbakanı olur.

En güçlü aday olarak Andy Burnham öne çıkıyor,bilindiği gibi. Parti içinde önemli oranda desteğe sahip. Bunu Başbakanlığa aday koymak isteyen bir milletvekilinin İşçi Partili parlamenterlerden almak zorunda olduğu en az yüzde 20’lik (yani 81 milletvekili) eşiği çoktan aşmış olmasından anlamak mümkün.

Tabii politikada tahminlerin doğru çıkmadığı anlar da vardır, eğer 81 milletvekili desteğine sahip başkaları da aday olduğunda ne olacağını net söylemek kolay değil. Ama Burnham bir adım önde tüm muhtemel adaylardan. Ülke sorunlarını çözebilir mi bilinmez, ama Manchester Belediye başkanlığındaki uygulmalarıyla meşhur olmuştu. Siyasi olarak pek kaypak bir tarafı olduğu söylenir. Yani “konulduğu kabın şeklini alanlardan” olduğuna ilişkin yaygın bir inanç var.

Bu ayın başlarında istifa eden Ordu Bakanı Al Carns da aday olabilir deniyor. Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın de destekçisinin çokluğu gözönüne alınırsa o da muhtemel adaylardan biri. İşçi Partisi’nin kadın bir lideri olması gerektiğini söyleyenlerin sayısı da çok bu arada. Diğer aday olacaklar arasında eski Savunma Bakanı John Healey, eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ile Enerji Bakanı Ed Miliband da var.

Ama Burnham bir adım ileride görülüyor. Wes Streeting, geçen ay Sağlık Bakanlığı görevinden ayrılmıştı. Starmer’ın liderliğinden hayal kırıklığı duyduğu gerekçesiyle. Daha önce liderlik yarışında yer alacağını söylemişti ama şimdi Burnham’ı destekleyeceğini söyleyerek adaylığını koymaktan vazgeçti.

Hükümet erken genel seçime gitmek zorunda değil, yasal bir yükümlülüğü yok bu konuda. Mevcut parlamento döneminin, eski Başbakan Rishi Sunak'ın genel seçim çağrısı yaptığı tarihten beş yıl sonra, 2029 yazına kadar sona ermesi gerekmiyor. Ama yerel seçimlerde büyük hezimete uğrayan Starmer’in istifasının ardından bir genel seçim olur mu tartışmaları başladı yavaştan. Yerel seçimlerin galibi, seçim sonrası anketlerin de önde giden figürü Reform UK lideri Nigel Farage, sosyal medya hesaplarından paylaştığı bir mesajında genel seçimin zamanının geldiğini söyleyerek “Eğer İşçi Partisi, 10 Numara’ya (Başbakanlık Konutu) bir başka profesyonel politikacıyı daha tıkıştırabileceğini düşünüyorsa, büyük bir yanılgıya düşecek” dedi.

Farage’ın genel seçimlerde de yereldeki başarıyı göstereceğinden emin çoğu kişi. İçişleri Bakanı Mike Tapp da genel seçim fikrini desteklediğini açıkladı ayrıca. Yine de genel seçim yapılıp yapılmayacağı, yeni Başbakan’ın kararına bağlı tabii.

Ülke son yıllarda ekonomik açıdan pek de parlak bir dönem geçirmiyor. Sosyal yardımlar kesiliyor, aşırı sağın güçlendiği belli, şirket iflasları gündemde, Prens Andrew’ün Epistein skandalına karışmasının yarattığı rezalet de var. İtibar kaybına uğramış bir krallık görünümünde İngiltere.

Shakespeare’in Hamlet trajedisinden esinle söyleyelim: “İngiliz Krallığı’nda çürümüş bir şeyler var”.

Genel seçim temizler belki.