Ermenistan halkı batı dedi Paşinyan: Hayal vaadetmedi, kazandı

Ermenistan’da 7 Haziran’da Nikol Paşinyan’ın galibiyeti ile sonuçlanan seçimler öncesi rekabetin sadece partiler arasında yaşandığını söylemek doğru olmaz. Birbirini reddeden jeopolitik vizyonlar mücadele etti aslında. Ülkenin geleceğini belirleyecek olan seçimleri önemli kılan bu öncelikle.

Uzun süredir toprak taleplerini içermeyen bir tutum alan Paşinyan, Partisi Sivil Sözleşme ile seçimlerde “Gerçek Ermenistan” sloganını öne çıkardı. Azerbaycan ile kesin bir barış anlaşması imzalanmasından yana olan Paşinyan, bunun gerçekleşmesi durumunda toprak bütünlüğünün karşılıklı olarak tanınacağını, ilişkilerin normalleşeceğini, dolayısıyla çatışmaların bir daha yaşanmayacağını savundu hep. Bunun her iki ülke için de yararlı olacağını söylemeye gerek yok. Sağlanacak kesin bir barış hem Azerbaycan hem de Türkiye’nin sınırları açmasını da sağlayabilir Paşinyan’a göre.

Görüldüğü gibi Paşinyan mevcut jeopolitik/askeri gerçekleri kabul eden bir siyasetçi. Çoğunlukla Rusya yanlısı olan muhalefet partileri ise Azerbaycan ya da Türkiye ile ilişkilerin gelişmesi ya da bir anlaşmanın yapılması için Rusya’nın bir tür garantör olması gerektiğini savundu hep. İstikrarın da ancak güç dengelerinin korunmasıyla sağlanabileceğini de vurguladı sık sık. Türkiye ile “tarihi” hesaplaşmanın da gündemden düşmesine izin vermeyeceğini de dile getirenler oldu muhalifler arasında. Ancak, Ermenistan seçmeni “ajite” söylemler ile “gerçekler” arasındaki farkı gördüğünü seçim sonuçlarıyla gösterdi.

Paşinyan’ı başarıya götüren etkenler arasında muhalefetin tutarlı bir strateji ortaya koyamaması da var. Muhalefet Paşinyan’ın Azerbaycan’la yürüttüğü müzakerelere karşı çıkmasına ragmen yapılması gerekenin ne olduğu konusunda bir öneri getiremedi. Sadece “onurlu barış” söylemini diline doladı ama nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin somut bir adım atacağı konusunda ikna edici olamadı. Bunun, ciddi bir abluka altında bunalan ülke seçmeni üzerinde Paşinyan lehine bir etki yaptığı gerçektir.

Açıkçası ABD/AB ile daha yakın ilişkiler kurulmasını savunanlar ile Ermenistan’ın Rusya’yla olan geleneksel stratejik ortaklığını sürdürmek isteyenler arasındaki rekabette kazananlar batı yanlıları oldu. Bunun uzun vadede bölgeye ciddi yansımaları olacaktır. Ermenistan’I, Ukrayna’yı anımsatarak tehdit eden Rusya yanıbaşındaki batı yanlısı hükümete hoş yaklaşmayacaktır, bu kesin.

Çünkü Paşinyan başbakanlığı boyunca Ermenistan’ın güvenlik yapısını çeşitlendirme politikası izledi. Batı aktörleriyle yakın ilişkiler kurmaya hayli önem verdi. Bu konuda somut adımlar da attı. Rusya’nın yanısıra, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ile Tacikistan'ın dahil olduğu Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden çekildi örneğin. Azerbaycan sınırında Avrupa Birliği Ermenistan Misyonu’nun konuşlanmasını kabul etti öte yandan. Avrupa Birliği’nin Ermenistan’daki bu resmi misyonu 20 Şubat 2023’te faaliyete başladı. Misyon Ermenistan topraklarında çalışıyor, Azerbaycan ile sınırın Ermenistan tarafındaki durumu gözlemliyor.

Bunlar batı ile daha da gelişecek olan ilişkilerin önemli işaretleri. Ancak Paşinyan, kimlerinin dediği gibi gerçeklerin farkında bir lider. Bunun en iyi örneği de ülkesini başta Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) olmak üzere Rusya liderliğindeki diğer yapılardan çekmemesi, çekeceğine ilişkin niyeti olduğu konusunda da ipuçu vermemesi.

Yüzde elliye yakın bir oranla seçim kazanmasına ragmen istediklerini yapabilecek bir parlamento gücüne kavuştuğu söylenemez ama yine de Paşinyan Kars-Gümrü, Tiflis-Bakü-Iğdır bağlantısını hayat geçirebilir. Zengezur Koridoru da sanırım sorunsuz hayata geçirilebilir, hep planladığı, Azerbaycan ile barış anlaşmasını imzalayabilir.

Önceki başbakanlık görevinde bunları hayata geçirmesinin önünde engeller vardı. Azerbaycan’la savaşa tutuşmak bunlardan biriydi. İç siyasi istikrarsızlık dış politikada güçlü adımlar atmasını engellemişti. Şİmdi yeniden halkının güvenoyunu aldı, neredeyse hiçbir konuda somut öneriler getiremeyen muhalefeti ezici bir yenilgiye uğrattı. Dolayısıyla 7 Haziran seçimleri ülke dış politikası açısından son derece önemli bir dönüm noktası sayılabilir.

Rusya’nın Ermenistan seçim sonuçlarından memnun olmadığını söylemeye gerek yok. Yakında Moskova’nın oklarını Erivan’a yöneltebileceğini de.

Ermenistan Seçim