Aziz Yıldırım'ın Ali Koç kararı değişti: "Beni unut" demedi mi?

Fenerbahçe genel kurulunda Aziz Yıldırım başkan seçildi ve 8 yıl önce Ali Koç'a kaybettiği koltuğuna tekrar döndü.
Kongreden sonra enteresan bir olay yaşandı.
Oy sayımı bitmişti. Kazandığı kesinleşen Aziz Yıldırım, bir odada dinleniyor, yanındakilerle sohbet ediyordu. O sırada dışarıda kendi taraftarları olduğu belirtilen bir grup tarafından Ali Koç ve Hakan Safi'nin aleyhine tezahüratlar başladı.
Aziz Yıldırım buna sinirlendi. Yanındakilere "Ya şu kapıyı bir kapatın ya!" diye seslendi. Kongrede Ali Koç ve Hakan Safi'ye yönelik sloğanlardan da rahatsızdı. Dedi ki; "Ben yarın bir gün bir ve beraber olalım diyeceğim. Onlara hakaret ederseniz yanlış bunlar. Onlar bizim. Onlar yabancı değil ki!"

"BUNU BİL SENİ AFFETMEM!"

Oysa Aziz Yıldırım, Ali Koç'a başkanken cephe almıştı.
Ne demişti mesela;
"Bunu bil. Seni affetmem. Seni bu seyirci ile göndereceğim. Bunu bu seyirci ile göndereceğim. Bak Ali Koç. Ali Koç sen koçluğunu bil. Sen Vehbi Koç'un torunu Rahmi Koç'un oğlu, Koç'un veliahtısın. Sana Darmstadt'tan gidip de Serdar almak yakışmaz. Bundan sonra sahnedeyim. Ben de arkadaşlarım da. Bak sana söylüyorum. Real Madrid'de Ramos boşta, git Marcelo'yu al. Dzeko'yu al. Fenerbahçe'ye geçmişte kimler geldi bir bak. Alex, Anelka, Roberto Carlos... Anelka'yı Daum yedekte oturttu düşün nasıl işler yapmışız. Gidip Darmstadt'tan Serdar'ı alıyorsan bırak başkanlığı da başkası gelsin. Para yok diyorsan bırak kardeşim başkanlığı, parası olan gelir. Seni paran var diye seçti insanlar, para vermeyeceksen kimse seni seçmez."
Hatta yine bir divan kurulu toplantısından sonra yerinde oturan Ali Koç'un yanına gidip, yanağından makas almamış mıydı? Aralarında şu konuşma geçmişti:
Aziz Yıldırım: “Beni unut.”
Ali Koç: “Burada basın var, çıkınca söyleyeceğim.”
Aziz Yıldırım: “Ama unutmuyorsun.”
Ali Koç: “Sağlığınıza üzülüyorum. Allah yardımcınız olsun."
Aziz Yıldırım: “İlaçlarımı aldım. Çok iyiyim tamam mı?"
Ali Koç kırgındı Aziz Yıldırım'a... Bir divan kurulu toplantısındaki konuşmasını hatırlayalım:
"Size bir kardeşiniz olarak zamanında sizin için belki ölmek değil ama sizin için her şeyi yapacak ve zamanında Fenerbahçe beni iki kere ağlatmıştı. Biri İzmir’de cezalı maçta 2-1 mağluptuk. Galatasaray, Sivas’ta 1-0 öndeydi. Trabzon’a karşı oynuyorduk. Sonlara doğru biz gol attık, Sivas’tan gol sesi geldi. Biz önümüzdeki hafta yapacağımız maçı düşünürken, bir bakmışız şampiyon olmuşuz. Birbirimize soruyoruz, şampiyon mu olduk diye. O günü hatırlarsınız.
İlk ağlamam mutluluktan ikincisi ise üzüntüdendi. 3 Temmuz’daki kara günlerimizde bir gün ofise geldim. Nurgün Hanım’la geçen bunu konuşmuştuk. Sizin bütün eşyalarınız aşağıdaydı. Kutular içinde, çerçeveler. ‘Nurgün Hanım’a ne oluyor?’ dedim. O da şaşkınlık içindeydi. ‘Başkandan talimat geldi. Bütün eşyalarını çıkartıyoruz’ diye.
O talihsiz bir sene siz içeriden çıktığınız zaman baş başa üç saat toplantı yapmıştık. Sizin yokluğunuzda kimin ne yaptığını, ne yapmadığını anlatmıştım. Anlatmadıklarımı da Şekip başkanın da katıldığı aralıktaki yemekte de anlatmıştım. Şaşırdığınızı da fark etmiştim. O kutuları görünce o gece bir gün bile olsa Aziz Başkan koltuğuna oturacak diye kendime demiştim. Keşke ilişkimiz eskisi gibi kalsaydı ama siz ‘Ben Fenerbahçe’nin taa kendisiyim, ben Fenerbahçeyim. Fenerbahçe’yi ben yarattım’ ruh halinden çıkmadığınız müddetçe sizin için de ve daha da önemlisi Fenerbahçemiz için de çok zarar verici noktalara geleceğiz.
Siz bana ne derseniz deyin siz benim kalbimde de gönlümde de efsane başkan olarak kalacaksınız. Çünkü sizin ruh haliniz değişken, hal ve tavırlarınız olabilir. Büyüğümüzsünüz, sineye çekeriz ama Fenerbahçe’ye yaptıklarınızı hiçbir zaman kimse inkâr edemez.
Özelikle kendi sağlığınız ve Fenerbahçe’nin geleceği için içinde bulunduğunuz ruh halinden acilen çıkmanızı özellikle rica ediyorum. ‘Onu ben yaptım, bunu ben yaptım. Ben olmasam şöyle olurdu’ Siz böyle değildiniz. Aziz Yıldırım ve arkadaşları derken neyi kastediyorsunuz. Ben de sizin arkadaşınızdım.
Başkanım loca konusunda şunu da size söylemek istiyorum. İstiyorsanız alın benim locamı. Babamın çok meşhur bir lafı vardı. ‘Bazı insanların sözü yeter. Bazı insanların sözü değil imzası lazım olur. Bazı insanlar var ki ikisi de yetmez.’ Benim sözüm milyonların önünde ağzımdan çıkmış. Daha ne imzası…
Aziz Başkan 2018’de başkanlığı bıraktıktan sonra ofisini arayıp ‘Başkanımız locasını istiyor mu?’ diye defalarca sorduk ve her seferinde ‘hayır’ cevabını aldık. Yanılmıyorsam yazılı da yaptık. Hatta locaları için çekleri vardı. Onu defalarca öteledik. Dolayısıyla istemeyince de doğal olarak locaları sattık.
Başkanım sizi Şekip Bey ve Hulusi Bey ile ziyaret ettik ve konuştuk. Dinledim sizi dedikodu, gıybet. Başkanım etrafınızda sizi gaza getirmeye çalışan çok insan var. Çünkü onları siz olmadan Fenerbahçe dünyasında olmaları mümkün değil. Dinlemeyin, kulak asmayın. Bizim efsane başkanımız olarak kalın. Bırakın bu dedikoduları sizle beraber Cumhurbaşkanımıza gidelim. 3 Temmuz’dan beri yediğimiz tahribatın helalleşmeyse helalleşme, tazminatsa tazminat. Bırakın bu dedikoduları. Beyefendiye gidip hakkımızı arayalım.
Fenerbahçe’ye liderlik etmek istiyorsanız ya seçimlerde aday olacaksınız veyahut efsane Başkanımız olarak her zaman bizim için ışık tutan bir insan olmalısınız diye düşünüyorum."

PEKİ ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ?

Aziz Yıldırım, Ali Koç'un başkanlığında böylesine tavırlıydı işte Ali Koç'a.
Şimdi ise kararı değişti.
"Ben yarın bir gün bir ve beraber olalım diyeceğim. Onlara hakaret ederseniz yanlış bunlar. Onlar bizim. Onlar yabancı değil ki!" düşüncesinde artık.
Peki neden?
Ali Koç, başkanlığında da sonrasında da hem maddi, hem manevi destek oldu Fenerbahçe'ye.
Yüksek paralı sponsorlukları da var.
Başkanlığı Sadettin Saran'a kaybettikten sonra da devam ettirdi bunları. Üstelik yüklü bir bağış da yaptı.
Yine destek olmasını istiyor. Kendi başkanlığında da bu desteğin sürmesini bekliyor Aziz Yıldırım; öyle görünüyor.
Peki Ali Koç ne yapacak?
Destek olacak mı? Yoksa olmayacak mı?
Gönülden destek verir mi bilemem.
Ama Fenerbahçe'nin başarılı olması, şampiyonluk kazanması için her şeyi yapar; onu bilirim.
Yalnız burada şunu da belirtmeliyim; Ali Koç Fenerbahçe'ye bir kurumsallık kazandırdı. İşinin ehli insanlarla çalıştı. Kulüpte her kademeye onun bunun şunun adamını değil, liyakatlı kişileri getirdi. Hiç bir iş aksamadı, her şey dört dörtlük devam etti.
Zaten Sadettin Saran da bunu gördü ki; en küçük bir değişiklik bile yapmadı.
Aziz Yıldırım ne yapar? Eğer "Bunlar Ali Koç'un adamları" deyip de ortalığı kasıp kavurur, çalışanlara kapıyı gösterirse... İşte ondan sonra ne olur; orasını kestiremiyorum.

Aziz Yıldırım Ali Koç Fenerbahçe