"O" parti DSP miydi?
Tesadüflere inanır mısınız?
Ben: HAYIR!
Kendi yaşamımdan sayısız örnek verebilirim ama gerek yok.
Türkiye’nin gündemi “tesadüf diye bir şeyin olmadığını” her gün yeniden yeniden kanıtlıyor.
Dünkü yazımda Barış Yarkadaş’ın TV100 canlı yayınında söylediklerini aktarmıştım:
“Bir hukukçu arkadaşım, bir partimizin daha mutlak butlanla karşı karşıya olduğu yönünde bir yazı yazmış. Pazartesi belge bekliyorum.Önemli bir parti. Türkiye tarihine damga vurmuş partilerden biri..”
Hem tarif, hem de Barış’ın vurguları, insanın aklına birkaç ihtimal getiriyordu doğrusu.
Neyse ki çok kafa yormaya gerek kalmadı. 24 saat kadar sonra adres belli oldu.
Bay Kemal’e yakınlığıyla bilinen TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, Özel ekibinin DSP’yi teslim almaya çalıştığını iddia etti. İddiasını DSP’nin de teyit ettiğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DSP genel başkan yardımcısı İbrahim Yumuşak buluşmuş..
Doğal olarak CHP’nin başına getirilenleri konuşmuş.
Eeeeee?
Murat Emir, masaya bir teklif koymuş:
“Biz topluca DSP'ye geçelim, (TBMM'de) DSP çatısı altında büyük bir grup kuralım, seçimlerde DSP yönetiminden isimleri de milletvekili yapalım. Ama siz de yıl sonuna kadar DSP olarak kongre yapın, kongrede partiyi bize teslim edin..”
İnanın, daha bu buluşma dillendirilmeden Barış Yarkadaş ortaya çıkmasa.. Tehdit eder, mesaj verir gibi “bir partimiz daha mutlak butlan ile karşı karşıya” demese.. Birlikte mücadele çabası “DSP’ye çökme” gibi takdim edilmese.. “Doğrudur” derdik.
Ne var ki her şey gözümüzün önünde gerçekleşti.
Barış, artık kimin gönderdiği “bilgi notuna dayanarak” söylediyse, “BUTLAN GELİYOR” dedi.. DSP’de paçalar tutuştu.. Partiyi vermiyoruz diye yeminler edildi.
Murat Emir de şu açıklamayla konuyu noktaladı:
“ Bir görüşme üzerinden yapılan abartılı spekülasyonlardan dolayı kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Genel Başkan Yardımcısı Sayın İbrahim Yumuşak'la kendi ofisinde bir çay içimi süresinde, dostane ve içeriği yaşadığımız siyasal krizi de kapsayan bir sohbet gerçekleştirdik. Benim DSP'yi teslim almak gibi bir önerim olmadığı gibi, böyle bir teklifin yapılabilmesinin son derece kabalık sayılacağı da açıktır. Genel Başkan Önder Aksakal'ın konuyu yanlış anlamış olabileceği olasıdır."
Ecevit’in ölümünden sonra kimlerin elinde ne hale geldiğini yakından izleyip bildiğimiz DSP, Masum Türker liderliğinde girdiği 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde % 0,19, 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde % 0,07 oy almış.. 2018 seçimlerine ise YSK tarafından, gerekli kriterlere sahip olmadığı için sandık vizesi alamamıştı..
Kırk yılın başı, demokrasi adına bir görev üstlenebilecekken, Saray’ın sayısız planlarından birinde yardımcı oyuncu olmayı tercih ettiler. Tebrikler. Sahnenin kenarında mızrak tutan asker rolünü bir sezon daha kaptılar!
*. *. *
Erdoğan Türkiye’nin en, hatta tek güçlü adamı.. O yüzden de “en zayıf anında”. Zira bir yandan güç zehirlenmesi gözlerini kör etti ve hala ne istese yapabileceğini sanıyor.. Ama bir yandan da “YENİ SEÇMEN” anlamına gelen gençlerle arasındaki makas açıldıkça açıldığı için toplumla bağı kopuyor.
Lütfen vakit yaratıp, YouTube’da Timur Soykan’ın Aksoy Araştırma başkanı Ertan Aksoy ile yaptığı söyleşiyi izleyin.
Sosyal demokrat bir çizgide ama tamamen veriler ve somut tablolarla konuşan Ertan Aksoy, son çeyrek yüzyılda hem siyasal islamın hem de PKK’nın sonuna tanık olduğumuzu söylüyor.
Erdoğan’ın hiçbir koşulda seçimi kazanamayacağını.. Şu son hamleleriyle sadece “olmazı oldurmaya çalıştığını” iddia ediyor.
Asıl soru elbette “bundan sonra ne olur, Özgür Özel ne yapmalı” sorusu.
Ertan Aksoy’un gönlü CHP’nin Kılıçdaroğlu’na bırakılmasına razı değil ama Saray’ın planları yüzünden “yeni bir parti” fikrinin konuşulmasını da öneriyor.
Doğrusu ben de önce aynı düşünce ve duygularla karşı çıkmıştım ama.. Galiba Kartacalı komutan Hanibal’in dediği gibi “ya yeni bir yol bulacaklar ya da yeni bir yol yapacaklar..”
Silivri günlerini okuyup yazarak, düşünüp yol arayarak geçiren sevgili Merdan Yanardağ da bu görüşte:
“Bütün yollar tüketilince, yeni parti hızla kurulmalı ve Özel "genel başkan" sıfatını almalıdır. Yeni parti, ertesi gün ana muhalefet olacaktır. Dahası, Türkiye’nin birinci partisi olduğu her araştırma ile sürekli tescil edilecektir. Butlancı CHP yönetimi ise Zafer Partisi’nin bile gerisine düşen %3-4 bir oy oranı ile baş başa bırakılmalıdır. Bu bir satranç hamlesidir. CHP’den ayrılırken bu hamlenin geri dönmek ve partiyi almak için yapıldığı açıkça ilan edilmelidir. Yeni parti, Özel için de koruyucu bir zırh olacaktır. Oyunu bozmanın yollarından biri ve verili durumda en önemli taktik adım budur. Stratejik değerde bir taktik adım olacaktır. Yükselirken ağırlıklardan kurtulmak ve durumu gerçek bir arınma için fırsata çevrilmelidir. Kurulacak parti, iktidar örgütü olacaktır. Tarihte örneği çoktur.”
Merdan’ın tespitleri çok önemli. Özellikle “CHP’DEN AYRILIRKEN BU HAMLENİN GERİ DÖNMEK ÜZERE YAPILDIĞI AÇIKÇA İLAN EDİLMELİ” çağrısı akıldan çıkartılmamalı..
Bu ülke Erdoğan ve ailesinin mi yoksa milyonlarca yurttaşın mı gösterilmeli!!!