Özal'lı yıllardan dersler

İktidar medyası CHP’nin Saray’dan atanmış kayyumuyla birlikte, Özgür Özel’e“Etrafındaki çember daralıyor” tehdidiyle korku salmaya çalışırken, o ve yoldaşları hiç arkalarına bakmadan, “Baş veririz, boyun eğmeyiz” demeye devam ediyor.

CHP’ye eski genel başkanın Saray talimatıyla kayyum atanmasından sonra,kayyuma ve iktidara öfke büyürken, Özel’e olan sevgi artıyor.

Yapılan mitinglerde Özel ne kadar sakinleştirmeye çalışsa da, asıl sorumlunun Erdoğan olduğunu anlatsa da, “Hain Kemal”sloganlarını önlemesi mümkün olmuyor.

Özel’in mitinglerini izlerken, aklıma Hürriyet’te birlikte çalışırken Faruk Bildirici, Muharrem Sarıkaya, Şükrü Küçükşahin ile büro içinde yaptığımız sohbetlerde anlatılan ANAP anıları geldi.

1983’de üçü de farklı gazetelerde ANAP lideri Turgut Özal’ı izliyor.

Özellikle Bildirici’nin Özal’ın iktidara gelişi ve kaybedişi sürecine dair gözlemleri, bugün Özel ile iktidarın durumuyla benzerlik içeriyor.

12 Eylül darbesi sonrası yapılan ilk seçimde darbe lideri Kenan Evren, devletin tüm imkanlarıyla yaptığı mitinglerde halka Turgut Sunalp’in Milliyetçi Demokrasi Partisi’ne (MDP) oy verme çağrısı yapıyor.

O dönem Cumhuriyet muhabiri olan Bildirici, Özal’ın seçim mitinglerini takip ediyor.

Gerisini, Bildirici’nin ağzından dinleyelim:

“Sokaktan, ANAP’ın tek başına iktidara geleceğini anladım. Özal’ın otobüsü geçerken halk kaldırımdan otobüse doğru koşuyor, otobüsün önünü kesiyor. Özal’la yakın temas kurmaya, ona dokunmaya çalışıyor. Küçük de olsa ona bir şeyler vermeye çalışıyorlar. İnsanlar pencerelerden sarkıp bayrak sallıyor.Özal’ın otobüsüyle birlikte koşarak miting alanına gidiyor.”

Bildirici yanılmıyor, MDP’nin kazanacağından emin olan darbeci Evren’e halk ters köşe yapıyor.

Üç partinin girmesine izin verilen seçimlerde MDP üçüncü oluyor.

CHP lideri Özel’in mitinglerinde de benzer sahneleri görüyoruz.

İnsanlar temas edebilmek, tokalaşmak, birlikte fotoğraf çektirmek, “Yanındayız” diyebilmek için oradan oraya koşturuyor. Kendisine küçük hediyeler verebilmek için yarışıyor.

İstanbul’da iptal edilen seçim sonrası yapılan ikinci seçimde de benzer şeylerin Ekrem İmamoğlu için yapıldığını görmüştük.

Hatırlayın, bir çocuğun (Berkay Gezgin) otobüsün önüne geçerek, “Her şey çok güzel olacak” sözü, 800 binden fazla oy farkıyla kazanılan ikinci seçimin sloganı olmuştu.

Peki Özal’ın ilk ağır yenilgisini aldığı,İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirleri kaybettiği 1989’daki yerel seçimler öncesineler yaşandı?

Söz yine “İlk çöküşü Kayseri mitinginde görmüştük” diyen Bildirici’de:

“1983’deki coşkudan eser yoktu. Özal’ın otobüsü yine yollardan geçiyor ama ne otobüse doğru koşan var, ne de Özal’la temas edebilmek için hamle yapan. Sadece izliyorlar. Miting alanları bindirilmiş kıtalarla dolu ama heyecan yok. Yine sokaktan anladım ANAP’ın ağır yenilgi alacağını. Nitekim 1983’de yüzde 43 oy alan ANAP, 1989’da yüzde 21.8’e gerileyerek üçüncü parti konumuna düşmüştü.”

Merhum Özal’ın 6 yıl arayla yaşadıkları sanki bugünleri anlatıyor gibi…

CHP Mutlak butlan