Halk TV gasp edildi! Halk ‘felç’ edilmek isteniyor
Bugün Türkiye, dünden daha karanlık bir güne uyandı. Saray rejimi Halk TV’ye el koydu!
Halk artık daha az bilecek. Gerçeği daha az öğrenecek. Olan bitenin arkasında neler olduğunu daha az görecek.
Emeklinin, işçinin, öğrencinin, çiftçinin, cezaevindeki siyasetçinin, gazetecinin, yazarın, yaşam hakkı için çırpınan kadınların, kısaca haksızlığa uğrayan herkesin sesi dünden daha az duyulacak.
Bu zorbalığa imza atanlar ve destekleyen bir avuç azınlığın dışında herkesin yaşamı biraz daha azalacak yani…
*
Halk TV, uzun zamandır bir televizyon kanalı olmanın çok ötesinde rol üstleniyordu. Kendi kendine biçtiği bir misyon değildi bu. Üstlenmek mecburiyetinde kaldığı bir görevdi.
Çünkü, Türkiye’nin rotasının değiştirilmeye çalışıldığı bir dönemde halkın büyük bir kesimi için son derece etkili bir ‘çıpa’ işlevi görüyordu.
Halk TV’ye el koymanın arkasında yatan siyasi hesabı da tam buradan düşünmek lazım. Sadece bir medya operasyonu değil bu. Toplumun direnç kolonlarını yıkmaya yönelik topyekün tasfiye harekatının belki de en önemli aşamalarından birisi.
*
Saray rejimi, kaybettiği 2024 seçimlerinden beri bir ‘felç doktrini’ uyguluyor.
Zira, sandık meşruiyetine dayalı iktidar modelinin işlemediği gerçeği, Saray rejimine bir şok dalgası gibi çarptı.
Zira bu seçim yalnızca muhalefete belediyeleri kaybetmenin ötesinde bir anlama sahipti. Halkın başka türlü arayışlara girdiğinin bir işaret fişeğiydi. Dolayısıyla radikal biçimde değişen Anadolu’nun seçim haritasını, radikal biçimde geri çevirmek ancak olağanüstü metodlarla olurdu.
Nitekim öyle de oluyor!
Seçilmiş siyasetçilerin, gazetecilerin, sanatçıların, komedyenlerin tutuklanmasından/yargılanmasından tutun da en küçük dayanışma ağlarına kadar iktidarın etki alanı dışında kalan, etkisine direnen herkes ve her imkanın imhası hedefleniyor.
Halk duyamaz, göremez, düşünemez ve nihayetin de kıpırdayamaz hale getirilmek isteniyor.
İşte Halk TV’ye el koymanın anlamı da budur.