Demokrasi butlan oldu
Olan biteni bir kez daha anlatmama gerek yok herhalde. Her şey ortada. Ne yapılmak istendiğini, iktidarın muradının ne olduğunu MHP Lideri Bahçeli 15 gün önce açıklamıştı; ‘CHP'nin içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesine ve yahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz’ demişti…
Temennisi yerine getirilmedi. Gözünü karartan iktidar mutlak butlan kararını aldırttı…
Şimdi kimse çıkıp yargının kararı falan demesin…
Karar dibine kadar siyasi. Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ’a göre darbe…
Ankara 42 Asliye Hukuk Mahkemesi özetle delege iradesinin fesada uğradığına dair somut delil yok diye başvuruyu reddetti. İstinaf tam tersi karar aldı.
Almakla kalmadı Yargıtay’a gidilmesini bile beklemeden tedbiren Kılıçdaroğlu’nu getirdi.
Demek ki aceleleri var?
Ayrıca ; başvuru olmadığı halde 39. olağan kurultayı da yok hükmünde saydı…
O kurultay, mahallelerde başlayarak ilçe ve illere oradan kurultaya uzanan yeni delegelerle yapılmadı mı?
O kurultayda Özgür Özel bütün delegelerin oyunu alarak seçilmedi mi?
İstinaf o kurultayı neden hangi gerekçeyle iptal etti?
Gerekçe yok… Bay Kemal yeniden direksiyona geçsin diye iptal etti…
Bay Kemal’i neden bu kadar çok seviyorlar, neden bu kadar çok istiyorlar, hukuku ayaklar altına alma pahasına neden CHP’nin başına getirmeye çalışıyorlar derseniz…
Erdoğan’ın sözlerini hatırlatırım…
‘CHP’nin başında bu beyefendi olduğu sürece ben de halimize hamd ediyorum. İşimiz kolay’ demişti…
İşin aslı astarı bu…
Meseleye daha büyük pencereden bakarsak iktidarın nihai hedefi muhalefetsiz Türkiye yaratmak…
Bir yıldır yazıyorum 10 gün önce yine yazdım (12 Mayıs tarihli yazım)
Sivil toplum yok, iş dünyası gıkını çıkaramıyor, yargı siyasallaştı, bürokrasi teslim, üniversiteler halledildi, medyanın yüzde 90’ı kontrol altında geriye muhalefet kalıyor…
Muhalefetin amiral gemisi, sesini yükselten tek partisi CHP…
Muhalefetsiz veya kontrollü muhalefetin önündeki tek engel o… Bay Kemal ile onu da halletme derdindeler…
Soru şu CHP ne yapmalı?
İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun dediği gibi mahkeme kararını mutlak butlan mı saymalı?
Direnmeli mi?
Bunu öncelikle yapması gereken Yüksek Seçim Kurulu… Onun yetkisi gasp edildi. Onun verdiği karar yok sayıldı. Verdiği karar değil hukuki yapısı paramparça edildi. Verdiği mazbata çöpe atıldı…
Susacak mı?
Hiçbir şey olmamış gibi mi davranacak?
Seçim kurulunun hakimleri yerlerinde oturmaya devam mı edecek?
Yoksa kurumlarını korumak için tepki mi gösterecekler? Onayladığımız mazbata geçerlidir diye haykıracaklar mı?
Çok tehlikeli bir yola sürüklendik. Türkiye hukuk devleti olmaktan çıkıp iktidar devleti oluyor… Anayasa Mahkemesi kararlarından sonra YSK kararları da yok hükmünde sayılıyor.
İktidar devleti nedir diye sorarsanız?
İçinde yaşadığımız devlet düzeni derim…