Bahçeli’nin Erdoğan’a mektubu

15 gün kadar oluyor. MHP Genel Başkanı partisinin grup toplantısında öfke patlaması yaşamıştı. Öcalan’a yönelik talep ve sözleri nedeniyle eleştiren milliyetçi/ülkücü camiaya verip veriştirmişti…

Öcalan’a barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü yapmayı önermişti…

AKP kadroları uzun süre sessiz kaldı. Erdoğan duymazdan geldi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik dün MKYK toplantısı sonrası uzun açıklama yaptı ama bir şey söylemedi…

Çalışmalarımızı yeniden değerlendireceğiz, çalışmalarımız sürüyor sürmeye devam edecek diyerek meseleyi geçiştirdi…

Erdoğan Kazakistan’dan dönerken uçaktaki gazetecilerin (!) sorusunu yanıtladı. İçlerinden biri bile Bahçeli’nin Öcalan’a statü verelim, özgürlük verelim, barış koordinatörü yapalım önerisini sormadı…

Merak etmemişler… Demek ki onlar için önemsiz konu!.. Yüzyılın projesi falan değil, öyle olsa sorarlardı…

Bahçeli bu duruma içerlemiş olmalı ki Türkgün gazetesinde uzun bir yazı kaleme aldı.

Aslında Erdoğan’a mektup yazdı. Neyi niçin, neden istediğini niye acele ettiğini uzun uzun anlattı…

Dedikleri kısaca şöyle…

"Türkiye’nin en kronik sorununa kısa sürede çözüm üretmek kolay olmasa da zamanı etkin kullanmak, muhtemel provokasyonları engelleyerek sonuç almak bakımından hayati önemdedir."
"IRA içerisinde süreci kabullenmeyenler tarafından “Real IRA” hareketi kurulmuştur. PKK için böyle bir seçeneğin oluşmaması maksadıyla Abdullah Öcalan’ın örgüt tarihindeki rolü ve PKK’nın bir Apoculuk hareketi oluşundan ilhamla; Öcalan’ın örgüt mensuplarına ulaşması ve özellikle teröristler üzerinde etkili bazı yöneticilere talimatlarını ileteceği, bu yönüyle barışın inşasına ve siyaset alanının açılmasına hizmet edecek bir mekanizma olarak söz konusu koordinatörlük işlevsel olacaktır."
"PKK’nın farklı isimlerle İran, Irak, Suriye gibi ülkelerde barınması ve İsrail, ABD ve Bazı Kıta Avrupası ülkelerinin bölgede etnik/dini/mezhep temelli istikrarsızlıkları besleyecek emellere sahip olması, yönetici kadroların manipüle edilerek farklı terör faaliyetlerinin başlamasına neden olabilir. Bu durum fesih ve silah bırakma kararlılığını gösteren, bu yönde bölgeye de çağrı yapan PKK’nın kurucu önderliğinin örgüt üzerindeki etki alanını devam ettirme, buna uygun bir kavramsal çerçeve geliştirerek etki gücünü artırma zarureti ortaya çıkmaktadır"
"Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkân verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır. Başından beri 'örgütün kurucu önderi' ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir."

Bakalım Erdoğan yanıt verecek mi?

Bakalım AKP Bahçeli’nin telaşını dikkate alacak mı?

Bana göre almayacak…

Bu süreçte Öcalan çok fazla ön plana çıktı. Terörsüz Türkiye adımı Öcalan’a özgürlükle sınırlandı. Böyle olmasa bile toplumda bu algı oluştu…

AKP bundan çekiniyor. Oy kaybı erozyonuna uğramasından. Ekonomiyi zaten toparlayamıyorlar bir de bu riski göze alamıyorlar…

AKP Sözcüsü’ nün dünkü açıklaması tedirgin olduklarının belgesiydi. Ne "evet" dedi ne "hayır" dedi… Aslında Bahçeli’nin önerisini buzdolabına kaldıracaklarını ima etti…

Çünkü…

MHP’nin iktidar olma, ülkeyi yönetme gibi bir derdi olmadığı için… MHP’nin oy oranı yüzde 5 olsa da yüzde 15'e çıksa da Bahçeli için hayat değişmeyeceği için rahat rahat konuşuyor…

Tahminim o ki; AKP yine Bahçeli’nin mektubunun üstüne yatacak… Erdoğan görmezden gelecek…

Devlet Bahçeli Ömer Çelik AKP MHP