Gündemin ve ROK'un şifreleri

Salon oyunlarında çok gözdedir.. Beş on soruda karşınızdakinin sorduğu ünlü ismi bileceksiniz!

Ben size herhangi bir isim soracak değilim. Ama bir dizi gelişmenin ya da açıklamanın “ne anlama geldiğini” keşfe çıkmanızı isteyeceğim.

Başlayalım:

1) “• İmamoğlu son duruşmada diploma davasıyla ilgili sıcak gelişmeyi anlattı: ‘İstinaf mahkemesi diplomanın iptaliyle ilgili itirazımı kabul etmemiş. Bu mahkemenin başkanını geçen haftalarda görevden almışlardı. Böyle bir hız daha önce görülmedi. Üç haftada bir istinafın siyasi bir karar vermesi tarihte görülmüş değildir. Ahmak davası 3 sene beklemişti.. Böyle bir hız daha önce görülmedi. Mahkeme dizaynıyla kararı önceden belli etmişlerdir. Asıl soru, bu acele niye? Bu büyük bir telaştır. Birileri acaba yakında seçim ihtimalini mi değerlendiriyor diye düşünmeden edemiyorum. İmamoğlu aday olmasın diye acele karar vermeye devam ediyorlar.”

Gündemin ve ROK'un şifreleri - Resim : 1


2) Saray medyası sürprizi duyurdu: Meğer bizim bir enerji filomuz varmış. Enerji filosunun son üyesi olan Yıldırım Derin Deniz Sondaj Gemisi, Karadeniz’deki ilk görevi için Filyos Limanı’ndan demir almış. İlk olarak Türkali-16 kuyusunda görev yapacak olan geminin katılımıyla birlikte Karadeniz'deki sondaj gemisi sayısı da 5'e yükselmiş..

3) İstanbul’da yolu düşenler görmüştür. Muazzam bir beton mezarlığa benzeyen Yeni Fikirtepe’de nihayet hak sahiplerine konutları teslim edilmeye başlandı. Erdoğan’ın gözde bakanı Murat Kurum müjdeyi verirken beton yığınının özelliğini de anlattı:

“Proje alanı içerisine vatandaşların sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla 11 cami, 8 eğitim tesisi, 1 sağlık tesisi ile 1 spor kompleksi inşa edildi. Altyapısı tamamen yenilenen bölgeye ayrıca, yaklaşık 120 bin metrekare büyüklüğünde bir Millet Bahçesi kazandırılarak yeşil alan entegrasyonu sağlandı.”

*. *. *

Herhalde, özellikle İmamoğlu’nun yorumuyla tahmin etmişsinizdir. Erken seçim için alarm verilmiş gibi!

Ama Erdoğan’ın bayram harçlığı olarak hala 200 lira dağıtması.. Zaten liranın ne kadar değer kaybettiği açıktan itiraf edilmiş olmasın diye gerçekçi büyüklükte bir banknotun basılmaması, durumu özetliyor. Seçim için elde avuçta dağıtılacak pek bir şey kalmadı. O yüzden bir vakitler yandaşların gaza gelip “açın pencereleri” diye coştuğu petrol / doğalgaz müjdeleri yeniden gündemde. Aradaki fark şu: O zamanlar belli bir kesimi inandırdıkları o “müjde” bugün fıkra niyetine dinleniyor.

Galiba Saray’ın ve medyasının elinde kala kala tek şey kaldı: Akın Gürlek.

Nitekim Sabah’ın internet sitesinde 10 yıl önceki bir cinayetin çözüldüğü haberi manşetlerin ilk sırasında ve Akın Gürlek fotoğrafıyla verilmiş. Müge Anlı’nın haftada birkaç cinayet çözdüğüne tanık memleket ahalisi bu haberden etkilenir mi, bilmem.
Beyefendiden söz etmişken yazmamak olmaz. Büyük destekçisi ROK malum tutuklandı, cezaevinde.

Savcılıkta tam 244 sayfa ifade vermiş.

“Para trafiğindeki isimleri tanımıyormuş..”
“Telefonunun şifresini veremezmiş..”
“Etkin pişmanlık için başvurmayacakmış..”

Bu son ifadesi medyada pek öne çıkartılmadı. Ama bence çok çok önemli bir mesaj.
ROK bir yerlere “KORKMAYIN KONUŞMAYACAĞIM” diyor. Mesajı kime / kimlere.. Konuşursa kimleri yakar.. Gelin de merak etmeyin.

*. *. *

Rasim Ozan Kütahyalı’nın tutuklanması, batan gemiden safraların atılmaya başlanması diye de yorumlandı malum!

Ama İmamoğlu’nun adaylığı engellense de toplumdaki dip dalganın engellenemeyeceğini görenler artık konuşmaya başlamış gibiler.

Mesela iktidara yakınlıkta başa güreşen TGRT’nin yazarlarından Hasan Bardakçı’nın, bilmeseniz muhalif bir kaynaktan alıntı zannedeceğiniz yazısı:

“Bugün vatandaşın hissettiği en büyük sorun yalnızca pahalılık değildir; belirsizliktir. İnsanlar geleceğini planlayamıyor. Orta sınıf giderek eriyor. Gençler uzun vadeli hayal kurmakta zorlanıyor. Bu nedenle ekonomi artık sadece rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi, toplumun umut seviyesidir.
İşte bu yüzden önümüzdeki süreçte açıklanacak her enflasyon verisi, her faiz kararı ve her ekonomik reform yalnızca piyasaları değil, toplum psikolojisini de doğrudan etkileyecektir.

Türkiye şu anda tarihî bir ekonomik eşikte duruyor.

Ya yüksek enflasyonu yönetmeye çalışan kırılgan bir ekonomi olarak yoluna devam edecek…

Ya da üretim, hukuk güvenliği, kurumsal reform ve teknolojik dönüşüm ekseninde yeni bir ekonomik hikâye yazacak.

Asıl mesele artık rakamlar değil, güven meselesidir. Çünkü ekonomiler bazen parayla değil, güven kaybıyla çöker.”

Hadi mesajı tercüme edelim:

“Bu ekonomi ve hukukla umut da kalmadı.. Güven de..”

Rasim Ozan Kütahyalı