Marmara'nın altında neler yatıyor? İstanbul'un dibindeki sualtı cenneti görüntülendi
Marmara'nın derinliklerinde renk cümbüşü! Büyükada açıklarında yapılan dalışlarda mercan, vatoz, ıstakoz, yengeç ve anemonlardan oluşan sualtı dünyası objektiflere yansıdı. Bölge dalış tutkunları için eşsiz bir doğal sergi alanına dönüşüyor.
İstanbul Büyükada ve çevresindeki sualtı dünyası, Marmara Denizi'nin en zengin dalış noktalarından birini oluşturuyor.
Marmara Denizi, tüm kıyıları tek bir ülkenin egemenlik sınırları içinde kalan dünyadaki tek deniz.
Prens Adaları çevresindeki sular, İstanbul'un en zengin sualtı habitatına ev sahipliği yapıyor.
Marmara'nın kendine özgü çift katmanlı su yapısı, bu bölgedeki canlı çeşitliliğinin temel nedeni.
Üst katmanda İstanbul Boğazı'ndan gelen düşük tuzluluklu Karadeniz suyu, alt katmanda ise Çanakkale Boğazı'ndan giren sıcak ve tuzlu Akdeniz suyu yer alıyor.
Bu çift katmanlı yapı sayesinde dalgıçlar tek bir dalışta hem Karadeniz'e hem Akdeniz'e özgü canlıları gözlemleyebiliyor.
Büyükada'da dalışlar genellikle Sedef Adası'na bakan bölümden, Arap Burnu, Sargos Taşı, Kurşunburnu ve Güvercin Çatlağı noktalarından gerçekleştiriliyor.
Yassıada, İstanbul'un en değerli dalış noktalarından biri olarak biliniyor ve Kızıldeniz'i andıran eski oluşumlu mercanlarıyla öne çıkıyor.
Sivriada çevresindeki güçlü akıntılar zorlu bir dalış deneyimi sunarken, adanın sualtı bölgesinde eski amforalar ve denizatları gözlemlenebiliyor.
Dalışlarda karşılaşılan mercan kayalıkları, onlarca farklı deniz canlısına barınak ve üreme alanı sağlıyor.
Marmara Denizi'nde yapılan araştırmalara göre 235 balık türü yaşıyor.
Prens Adaları çevresinde 25-30 metre derinlikte Akdeniz endemiği sarı mercan (Eunicella cavolini) kolonileri bulunuyor.
Bu mercan türü dünyada yalnızca Akdeniz havzasında yaşıyor ve Marmara'daki varlığı bilim insanları tarafından eşsiz olarak nitelendiriliyor.
Bölgede ayrıca mor renkli Paramuricea cinsine ait derin su mercanları da var ve bu türler normalde 50 metreden derin sularda görülüyor.
Marmara'nın özel akıntı sistemi sayesinde bu derin su mercanları Adalar çevresinde 20 metreden itibaren ortaya çıkıyor.
Dalışlarda sıkça karşılaşılan anemonlar, deniz tabanını renkli bir bahçeye dönüştürüyor.
Anemonlar simbiyotik yaşamın önemli simgelerinden olup birçok küçük balık türüyle karşılıklı yarar ilişkisi içinde yaşıyor.
Büyükada çevresindeki kayalık zeminlerde vatozlara rastlamak mümkün; bu türler kumlu tabanda kamufle olarak avlarını bekliyor.
Marmara sularında en sık görülen vatoz türü olan Dasyatis pastinaca, özellikle sığ kumlu alanlarda dalgıçların karşısına çıkıyor.
Müsilaj sonrası yapılan araştırmalarda köpek balığı ve vatoz türlerinin sayısında belirgin bir artış tespit edildi.
Istakozlar adalardaki kayalık zeminlerin derinliklerinde yuva yapıyor ve geceleri aktif hale geçiyor.
Dikenli ıstakoz (Palinurus elephas), Marmara sularında 40 metreye kadar olan derinliklerde görülebilen koruma altındaki türlerden biri.
Bölgede yengeçlerin en bilinen türü olan pavurya (Eriphia verrucosa), güçlü kıskaçlarıyla kayalık zeminlerin sürekli sakini.
Adalar denizlerinde derin sularda Liocarcinus depurator türü yengeçlere de sıklıkla rastlanıyor.
Sualtı fotoğrafçıları için mercan poliplerinin üzerindeki karidesler ayrı bir çekim konusu.
Yaklaşık 20-25 metre derinlikten sonra Akdeniz sularının etkisiyle görüş mesafesi belirgin biçimde artıyor.
Bu derinliklerde su sıcaklığı yıl boyunca ortalama 14-16 derece arasında sabit kalıyor ve Akdeniz'e özgü daha iri balık türleri beliriyor.
İlk 20-25 metrede ise Karadeniz suyunun etkisiyle yoğun plankton kütlesi, midye popülasyonları ve deniz marulları dikkat çekiyor.
İki su katmanının arasında dalgıçların "kristal tabaka" dediği, soğuk ve görüşün kısıtlı olduğu bir geçiş bölgesi var.
Büyükada açıklarındaki Tavşan Adası insana kapalı bir alan olmasıyla sualtı canlılığının korunduğu nadir bölgelerden biri.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Sivriada ve Yassıada'dan aldığı 400 parça mercan kolonisini mikro fragmantasyon yöntemiyle Tavşan Adası açıklarına taşıyarak Türkiye'nin ilk mercan transplantasyonunu gerçekleştirdi.
Yapılan ekimler büyük oranda başarılı oldu ve bölgedeki balık ile canlı türlerinde artış gözlemlendi.
Sivriada ve Büyükada'da 30 metre derinliğe kadar dalarak taşlı ve yumuşak mercan popülasyonlarındaki artışı kayıt altına aldı.
Marmara Denizi ve Adalar bölgesi 2021 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi, koruma alanı 2024'te yaklaşık 12 bin 246 kilometrekareye genişletildi.
Bu koruma kararının ardından bölgede yıllardır görülmeyen ahtapot, ıstakoz ve bazı kalamar türleri yeniden ortaya çıktı.
1960-1970'li yıllarda yaygın olan Akdeniz türleriAdalar çevresinde tekrar görülmeye başladı.
Bilim insanları bu bölgeyi Ege, Akdeniz ve Karadeniz'in kesişim noktası olarak tanımlayarak "son sığınak" ifadesini kullanıyor.
Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında Prens Adaları çevresinde deniz çayırları ve habitatlar haritalandırılıyor.
Proje kapsamında kış aylarında su sıcaklığının 8 dereceye düştüğü zorlu koşullarda 30 dalış gerçekleştirildi.
Marmara, Akdeniz fokları dahil 52 denizel tür ve 200'ü aşkın balık türüne ev sahipliği yapıyor.
Akdeniz genelinde toplu ölümlerle nesli kritik tehlike altına giren Pina midyesi için Marmara Denizi son sığınak haline geldi.
Saatte yaklaşık 6 litre deniz suyunu süzerek temizleyen Pina midyesi, birçok canlı için tutunma ve üreme alanı da oluşturuyor.
Prens Adaları'nın hemen güneyinde derinliği bin 238 metreyi bulan Çınarcık Çukuru, Marmara'nın en derin noktalarından biri.
Büyükada çevresindeki sığ derinliklerde arkeolojik batıklar ve tarihi kalıntılar da dalış deneyimine ayrı bir boyut katıyor.
Sedef Adası çevresinde bir Bizans batığının bulunması nedeniyle bu bölgede dalış faaliyetleri yasak
Dalış meraklılarının bölgeye gelmeden önce akıntı koşulları, derinlik ve sualtı yapısına uygun ekipman seçimi konusunda bilgi alması gerekiyor.
İstanbul'un hemen dibindeki bu sualtı cenneti, Marmara'nın "ölü deniz" algısını yıkan canlı bir ekosistem olarak dalış tutkunlarını kendine çekmeye devam ediyor. (AA)