Trump’ın belki de tek başarısı: Grönland artık “Amerikan Adası” oldu

Bu kez başardı. Kendi kendine “hiç kazanılmamış zaferler” uydurmasıyla ünlü ABD Başkanı Donald Trump sahiplenme niyetini açıkladığı andan başlayarak kimi şaka kılığında kimi ise son derece ciddi tehditlerle ele geçirmeyi kafasına koyduğu Danimarka’ya bağlı özerk Grönland Adası konusunda muradına erdi.

Hatırlayalım; Trump defalarca ABD’nin ihtiyacı olduğunu iddia ederek önce Danimarka’dan adayı satın almak istediğini, ardından gerekirse askeri güç kullanacağını açıklamıştı. Tehditlerin ciddiliği karşısında Danimarka ordusu olası bir ABD saldırısına hazırlık amacıyla adaya kan stoklamış, patlayıcılar yollamıştı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin Grönland’ı işgal etmesinin “NATO için her şeyin sonu olacağını” anımsatmak ihtiyacını duymuştu. O zamandan beri kimi açık kimi dolaylı yapılan görüşmeler, müzakereler sonucu taraflar (ABD, Danimarka, Grönland) uzlaşarak bir anlaşmaya vardılar nihayet.

Aslında ABD ile Danimarka arasında Soğuk Savaş döneminde imzalanan eski bir anlaşmayı temel alan bu yeni anlaşma ABD’ye herhangi bir toprak devri içermemekle beraber ABD ordusuna genişletilmiş erişim imkânı sağlıyor. Taraflar arasında çoktaraflı işbirliğini de öngördüğü gibi ABD’nin adada yaklaşık 80 yıldır sürdürülmesine katkıda bulunduğu güvenlik yapısını koruma garantisi de veriyor. Eski anlaşma bu bölgede askeri operasyonlar yürütmek için ABD’ye zaten geniş bir hareket alanı tanıyordu. Halen ABD Uzay Kuvvetleri’nin adanın kuzeybatı kıyısında bulunan üssü o anlaşma çerçevesinde kurulmuştu.

Üç tarafın, önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda imzalayacakları anlaşma, gerekli parlamento prosedürlerinin ardından yürürlüğe girecek. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, anlaşmanın “Grönland’ın çıkarlarını tanıdığını, uluslararası işbirliği içindeki yerini belirlediğini” söylerken, Danimarka Başbakanı Frederiksen de anlaşmanın NATO ile Avrupa için bir nimet olduğunu ifade etti. Grönland Başbakanı’nın ifadeleri doğal çünkü ABD’ye hayran bir figür, çoğu Grönlandlının olduğu gibi. Ancak Frederiksen’in sözleri yenilgiyi kabul etmekten başka çaresi olmayan birinin tonuna sahip.

Bakın bu gelişme, Grönlandlıların hoşuna gitse de dünya için iyi değil. Trump’ın bir paylaşımında dediği gibi “ABD, güvenliğini sağlamak/savunmak için adada gerekli olan her şeyi yapma konusunda sonsuz tam yetkiye sahip” oldu. Anlaşma sayesinde ABD, “düşmanlarının” nadir toprak elementi bakımından zengin olan adada üs kurmalarını ya da yatırımlar yapmalarını da engelleyecek.

ABD’nin adaya ilişkin en büyük endişesi ABD ile Danimarka arasındaki 1951 tarihli o eski anlaşmaya taraf olmayan Grönland’ın bağımsızlığını ilan etmesi ya da bir başka eksene bağlanması durumunda, ABD’nin erişimine kısıtlamalar getireceğiydi. Şimdi bu endişe Grönland’ı da kapsayan bu son anlaşmayla ortadan tamamen kalkmış oldu. Anlaşma Grönland’ı üç tarafı da adada daha kalıcılaşan ABD’ye bağlamış olacak.

Anlaşma ABD’nin çok işine yarayacak tabii ki. Üslerinin sayısını arttırabileceği gibi, adanın hava sahasını da kullanabilecek. Zamanla adanın hemen her yerinde askeri tesisler kurabilecek. Anlaşmanın NATO üyesi olmayan ülkelerin adada üs kurmalarını yasakladığını, Çin ile Rusya’nın yatırımlarını engellemeye yönelik düzenlemelerin yapılmasını da içerdiğini ekleyelim.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio anlaşmadan çok memnun olduğunu açıkladı hemen. Bir ABD’li yetkili herhangi bir şeyden ötürü memnuniyet duyuyorsa orada tüm dünya için tatsız gelişmeler var demektir. Grönland’da tatsız gelişmeler var.

Grönland, artık Danimarka’ya bağlı bir özerk ABD adasıdır adeta, artık bu net.
Trump, kedi olalı ilk kez bir fare yakalayabildi yani.