Charlie Kirk ve 11 Eylül
Serra Karaçam
Charlie Kirk'ün ölümünün üzerinden bir yıl geçti.
Resmi adli bulgular bazı soruları netleştirdi.
Ama bazı noktalar hâlâ tam olarak açıklığa kavuşmadı.
Utah eyalet adli tabibi ölüm nedenini boyuna isabet eden bir kurşun yarası olarak açıkladı.
Olay resmi olarak cinayet sayıldı.Kirk'ün vücudundan bir kurşun parçası çıkarıldı.
Bu parça üzerinde patlayıcı izine rastlanmadı. Şarapnel izi de yoktu.
Bu bulgu aylardır dolaşan "patlayan mikrofon" iddiasını çürütüyor.
***
Kirk o gün bir mikrofon takıyordu. Ama bu sıradan bir yaka mikrofonuydu.
Aynı mikrofonu önceki etkinliklerde de takmıştı. Eski görüntülerde de görülebiliyor.
Gömleğindeki hareket bu mikrofondan kaynaklanıyor denildi.
Silahla ilgili gerçek bir soru işareti var.
Olay yerine yakın bir ağaçlık alanda bir tüfek bulundu.
Mauser tipi, .30-06 kalibreli, Almanya yapımı, on yıllardır kullanımda olan bir model.
ATF balistik testi yaptı. Ama test, kurşun parçasını bu tüfekle kesin olarak eşleştiremedi...
Bu detay, internette spekülasyonlara yol açtı.
***
Kirk'ün güvenlik şefi otopside çıkış yarası olmadığı detayını paylaştı.
Kurşun omurgaya çarparak parçalanmıştı.
Bu, yüksek hızlı bir tüfek mermisi için kimilerine göre sıra dışı bir durum olarak niteleniyor.
Bazı uzmanlarsa bu durumun "çok yaygın" olduğunu söyledi.
Tüfek mermileri kemiğe çarptığında ciddi şekilde parçalanabiliyor.
Bu, mikroskobik izleri yok edebiliyor.
Utah Savcılığı sözcüsü de aynı şeyi doğruladı.
"Tüfeğin bu kurşunu ateşlemediği anlamına gelmiyor."
Tam otopsi raporu yayınlanmadı.
Çünkü Utah'da otopsi raporları, 7 Mayıs 2025'te yürürlüğe giren eyalet yasası gereği kamuya açık belge değil.
Raporlar yalnızca yakın aile, kolluk kuvvetleri, ve yasal temsilciye verilebiliyor.
Hiçbir adli patolog henüz mahkemede ifade vermedi.
Ani ölüm nedeni mahkeme kaydına girdi, ama bunu bizzat yapan adli patolog çapraz sorguya tabi tutulmadı.
Bu, doğrulama kuruluşlarının bile kabul ettiği gerçek bir boşluk.
***
Videoda Şüpheli Tyler Robinson'ın çatıya çıktığı, sürünerek kenara gittiği, yüzükoyun uzandığı görüntüsü var.
Tüm suçlamalara suçsuz olduğu yanıtını verdi.
Savcılık idam cezası istiyor.
Bir sonraki duruşma 23 Ekim'de.
Savcılığa göre Robinson'ın trans bir partneriyle romantik ilişkisi vardı.
İddiaya göre bu ilişki, Kirk'e yönelik saldırının motivasyonuydu.
Ama Robinson'ın avukatı buna itiraz etti.
Avukat, Robinson'ın zihninde ne olduğuna dair kanıt olmadığını söyledi.
Bunun yerine Kirk'ün bu gruplar hakkında "nefretle konuştuğunu" öne sürdü.
Mahkeme salonununda dahi bir etiketleme yarışı yaşanıyor.
Savcılık, saldırganı ideolojik motivasyonla gösteriyor.
Avukat ise Kirk'ü kışkırtıcı biri olarak göstermeye çalışıyor.
Mahkemede tarafsızlık kaygısı yok ve her iki taraf da kendi anlatısını kurmaya çalışıyor.
Robinson'ın, Kirk'e yönelik örgütlü bir düşman grubuyla bağlantılı olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok.
Robinson'ın partneri, davadaki kilit tanık, hiçbir suçla itham edilmiyor.
***
Bu yıl dönümünde medya olayı farklı şekillerde ele aldı.
The Hill, Kirk'le tartışan kişinin ölüm tehditleri aldığını aktaran bir haber yaptı.
NYT ise kampüslerdeki bölünmüşlüğü aktarırken, aynı zamanda Kirk'ü onurlandırdıklarını da belirtti.
USA Today ise tamamen farklı, siyasi olmayan bir açıdan yaklaştı.
Gen Z'nin "Kirkiversary" adını verdiği viral mizah dalgasını, gençlerin siyasi şiddetle başa çıkma biçimi olarak ele aldı.
***
11 Eylül'ün 25. yıl dönümü, bu hikayeye başka bir açıdan da bağlanıyor.
Geçen yıl, tam da 11 Eylül'ün 24. yıl dönümünde, Başkan Yardımcısı JD Vance New York'a gitmeye hazırlanıyordu.
Resmi anma törenine katılacaktı. Ama Charlie Kirk'ün suikastı haberi geldiğinde planını değiştirdi ve Utah'a uçtu.
Yani Kirk'ün ölümü, geçen yılki 11 Eylül anmalarının kendisini bile doğrudan etkilemişti.
Bu yıl ise, tam 25. yıl dönümünde, CIA yeni bir açıklama yaptı.
71 gizli istihbarat belgesi kamuoyuna açıklandı.
Belgeler gösteriyor ki istihbarat gerçekten uyarılar almıştı.
1998 tarihli bir notta, bir uçağın Amerikan şehrine yönlendirilebileceği yazıyordu.
Ama aynı belgeler o dönemde bu bilginin kesin olmadığını parça parça ve belirsiz olduğunu belirtiyor
.***
11 Eylül saldırılarının hemen ardından, bazı İsrail vatandaşları da soruşturmaya alınmıştı.
Saldırıyı gerçekleştirenleri takip ettikleri ya da olayı önceden biliyormuş gibi davrandıkları gerekçesiyle gözaltına alınmışlardı.
Bu gözaltılar gerçekten yaşandı ve dönemin basınına yansıdı.
Ancak yıllar süren resmi soruşturmalar, bu kişilerin saldırıyla ilgili herhangi bir suç bağlantısını doğrulayamadı.
Sonunda vize ihlalleri nedeniyle sınır dışı edildiler.
11 Eylül, ABD'ye yeni güvenlik ve izleme politikalarını getirdi.
Hâlâ yeni izleme yasaları ve teknolojileri tartışılıyor.
Ancak bu 25. yılda, ABD siyasetinde El-Sayed'leri ve Mamdani'leri de konuşuyoruz.
Kurban yakınları, Suudi Arabistan büyükelçiliğinde çalışanların olayla ilgisi nedeniyle davalarında ısrarcı.
Bazı kurban yakınları ise 11 Eylül'ün İslamofobi için kullanılmamasına dair çağrı yaptı konuşmalarında.