10 bin TL ödeyecekti 50 bin lira kazandı! Özgür Özel ve Fuat Oktay davasında AYM kararı çıktı
Özgür Özel'in dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a yönelik "Gün gelir onun da hesabı sorulur. Türk Telekom'da suç işlediniz. Hepimizin vergilerini Hariri ailesine peşkeş çektiniz. Gün gelir hesabı sorulur" sözleri ifade özgürlüğü sayıldı.
Anayasa Mahkemesi, Fuat Oktay’a 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verilen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Özel’e 50 bin lira tazminat ödenecek.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 14 ve 15 Ekim 2020’de TBMM’de düzenlediği basın toplantılarında dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın geçmişte görev yaptığı şirketlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Özel, Oktay’ın Türk Telekom’da yönetim kurulu üyeliği, YİMPAŞ Holding’e bağlı YİMPAŞ Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret AŞ’de ise üst düzey yöneticilik yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"YİMPAŞ'ta suç işlediniz. Şansınıza iktidar oldunuz örtbas oldu, kurtuldunuz. Ama gün gelir onun da hesabı sorulur. Türk Telekom'da suç işlediniz. Hepimizin vergilerini Hariri ailesine peşkeş çektiniz. Gün gelir hesabı sorulur"
OKTAY 150 BİN LİRALIK DAVA AÇTI
Bu sözlerin ardından Fuat Oktay, Özel hakkında 150 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Bölge Adliye Mahkemesi, Özel’in Oktay’a 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Özel, mahkeme kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
ÖZEL’E 50 BİN LİRA TAZMİNAT ÖDENECEK
Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, Özel’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, Özel’e 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Kararın bir örneği, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildi.
AYM SİYASETÇİLERİN ELEŞTİRİ SINIRINA DİKKAT ÇEKTİ
Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:
Kararın gerekçesinde, şunları kaydedildi:
"Başvurucu; alaycı, sert, abartılı hatta muhatabı açısından rahatsız edici olduğu kabul edilebilecek ifadeler eşliğinde kamu menfaatine ilişkin bir meselede bazı olgusal isnatlarda bulunmuştur. Buna ilişkin cevap dilekçesinde bazı deliller sunduğu da açıktır. Buna karşın ilk derece mahkemesi, bunları değerlendirmeye almamış, istinaf makamı ise iddiaların ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilemeyeceği kanaatine varmıştır. Oysa bir siyasetçi, siyasi arenaya çıkarak kamusal alandaki bütün eylemlerini, geçmiştekiler de dahil olmak üzere, kamunun gözlemine ve denetimine sunmayı göze almış kimsedir.
Nitekim davasının bir zamanlar yönetim kurulunda yer aldığı anlaşılan bir şirketin bazı yolsuzluklara karıştığı yönünde çeşitli iddiaların olduğu, buna yönelik çeşitli yayın organlarınca yapılan haberlerin bulunduğu yönündeki başvurucunun savunmalarının yargı mercilerince değerlendirilmediği de dikkate alındığında, başvurucunun açıklamalarının sebepsiz ve tümüyle keyfi ve kişisel bir saldırı oluşturduğunu kabul etmek mümkün görünmemektedir. Başvurucunun ifade özgürlüğü ile davacının şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurulduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26'ncı maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." (ANKA)
Kivi tarlasında bile "Butlancı istemeyiz" sözleri! Özgür Özel vereceği talimatı açıkladı