TGRT aklıyla yürümek
Memleketin ve elbette çocuklarımızın geleceği söz konusu olmasa güleceğiz..
Zira çok komikler.
Kılıçdaroğlu’nun mazbata alamamasına rağmen kendisini genel başkan zannetmesi mesela..
Hukukçuların neredeyse tamamının, YSK’nın mutlak butlan kararını hukuk mahkemesine “hiçbir işlem yapmadan iadesini” görmezden gelmesi..
Hepsi çok komik.
Ama asıl, Bay Kemal’in etrafını çevirmiş TGRT kadrosunun hali ağır komik. Bir bakıma trajikomik!
Malum, bir elemanları KK’nın basın sözcüsü.. TGRT’de program yapan Gürkan Hacır ile Barış Yarkadaş da en büyük destekçisi.
Ankara temsilcisi olarak, özellikle Hande Fırat’ın programıyla “parlayan” Fatih Atik ise bambaşka bir boyutta. Şu sözleri de kanıtı:
“Çok ciddi bir halk desteği var Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun. Gerçekten var yani, bunu görmek lazım. Oyları aylardan beri yapılan anketlerde yüzde 30’un altına düşmüyor..”
EEEEE?
Ne güzel doğruyu görüp yazmış, değil mi?
Ama durun, fıkraya şimdi geliyoruz. Fatih Bey, iktidar ve KK açısından sorunu tespit etmiş.. Ve hakikaten akla ziyan bir öneride bulunmuş:
“Oyları yüzde 30’un altına düşmüyor. Yani Kemal Kılıçdaroğlu bu kadar, onların iddia ettiğine göre başarılı olmayan bir siyasetçiyse, neden ayrılıp gitmiyorsunuz? Kurun partinizi, milyonlarca insan destekliyor sizi.”
Fatih Atik kusura bakmasın ama bir zamanlar yönettiğim ana akım medyadaki haber merkezlerinde yolumuz kesişse bir aydan fazla dayanamazdı.
1) Kılıçdaroğlu’nun başarısızlığını Özgür Özel ve İmamoğlu’ndan önce halk görüyor. Anketler de zaten bunu gösteriyor.
2) Asırlık CHP, Kemal Bey ve destekçilerinin oyun havuzu mu da “bırakalım azıcık oynayıp heveslerini alsınlar.. Abileri de rahat rahat sandığa gitsin” diyecekler!
3) Sadece merakımdan soruyorum: Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu!
*. *. *
TGRT bir ailenin din adına anlatılan masallarla var ettiği sistemin en önemli aparatı.
Işıkçılar Cemaatinin başındaki Enver Ören, İhlas Holding ile çıktığı yolda TGRT ve Türkiye Gazetesi’ni kurdu.. Ve veliahtı ABD vatandaşlığına geçen oğlu Mücahit Ören’e miras bıraktı.
Mücahit Bey ABD vatandaşlığına geçti.
Babasının yarım asır boyunca ABD’nin çıkarlarına uygun hizmetinin de. Mirasçısı olmadı mı?
Zaten bunun için yemin etmedi mi?
Şimdi, sayısız mağdurun paralarıyla temeli atılan TGRT’de bağcıyı bağdan kovmaya çalışıyorlar.
“SEDA SAYANLI GÜNLER”
TGRT’de uzun yıllar çalışan bir gazeteciden dinlemiştim. Bir öğle yemeği sırasında Enver Ören çıkıp geliyor. Tabii herkes el pençe divan! Asıl şaşırtıcı olansa gidişi sırasında yaşanıyor. Bazıları onu yolcu ederken birileri de oturmuş olduğu masaya hücum ediyor: “Mübarek dudaklarını değdirdiği bardağı alabilmek için.”
Televizyondan çok bir tarikat yurduna benzeyen TGRT için daha neler anlattı neler.
Kadınların çalıştırılmadığından koridorlarda kılınan toplu vakit namazlarına.. Enver Ören islamcı yürüyüşün önemli aktörlerinden biriydi.
Ama anladığım kadarıyla holdingin çıkarları.. Yani kazanç daha ağır basıyordu.
Nitekim, 28 Şubat sonrası bambaşka bir yola girmişti.
İsmail Fatih Ceylan’ın “içerden” anlattıkları Ören ailesinin nasıl her devrin hizmetkarı olduğunu öyle çarpıcı bir tablo ile anlatıyor ki..
28 Şubat sürecinde, askere güvence vermek için TGRT’nin aniden RTÜK Başkanı Ali Baransel’in yönetme getirilmesiyle nasıl SHOW TV modeline döndüğünü.. Seda Sayan’lı, Hülya Avşar’lı kadrolarla vur patlasın çal oynasın programlar yapıldığını.. Ve o dönemde İslamcı/ muhafazakar Işıkçılar camiasının nasıl ikna edilmeye çalışıldığını medya tarihine not düşüyor:
“Enver abinin o sanatçılarla şen şakrak göründüğüne bakmayın, bütün bunlara İslâm’ın en büyük kalesini, İhlas çalışanlarını muhafaza etmek için katlanarak ne büyük fedakârlık yapıyor bilemezsiniz. O gündüz gülen, her gece sabahlara kadar hüngür hüngür günahlarına ağlayan adam.”
Enver Ören hayatta değil. Veliahtı ABD vatandaşı Mücahit Ören arada bir Türkiye’ye resmi ziyarette bulunduğunda Saray’a koşup bağlılıklarını teyit ediyor. Mücahit Bey arada Trump ile
Erdoğan arasında mesaj da getirip götürüyor mu, bilemeyiz elbette.
Mesela Trump, aralarında Erdoğan’ın da olduğu pek çok ülkenin liderini arayıp “İbrahim Koalisyonuna katılma baskısı” yapınca bunu destekliyor mu? Trump’ın bu vesileyle “İsrail’le ilişkiyi normalleştirin, yoksa fena bozuşuruz” mesajına ne diyor?
Medyamız Trump efendinin son zorbalamasına kör ve sağır..
TGRT’nin farklı davranmasını bekleyecek de değiliz.
Zaten onlar, Mücahit Bey ABD’den ne talimat verirse ya da burada Saray’dan nasıl notlar iletilirse onu yerine getirmeyecek mi sanki!
Kılıçdaroğlu, çevresine topladığı TGRT yöneticileriyle nasıl bir yol haritası izleyecek bakalım.
Işıkçılar ile o da malum aydınlanmaya ulaşabilecek mi!!
Ne kadar hazin bir finale tanık oluyoruz değil mi!