Trump bölgeyi ve bizi neyle tehdit etti?
Duyduk duymadık demeyin! İran savaşı bitiyormuş.
Ama Trump’ın bir şartı varmış: Arap ülkeleri ve Türkiye eş zamanlı olarak “İbrahim Koalisyonuna” katılacak.. İsrail’le ilişkileri normalleştirecek!
Meğer Erdoğan Trump ile telefonda konuştuğunu medyaya sızdırıp, bundan siyasi rant beklerken, tabir caizse görev emri almış. Üstelik dünyanın baş efendisinin “aksi halde savaş sona ermez ve bir felaket yaşanır” tehdidiyle.
Trump’ın gizli sözcüsü sayılan Axion medya ağı, Trump’ın hamlelerini, planlarını dosta düşmana duyuruyor. Bu son duyuru, başta bölgemiz ve Türkiye, dünyanın başına gelecekleri anlatıyor.
ABD’nin dünyayı yakıp yıkmaması için İsrail’e boyun eğilecek. İlişkiler normalleşecek.. Yani Gazze’deki çocukların ölümleri görmezden gelinecek.. Mesela onun yerine Afrikalı çocuklar görülüp konuşulacak.
*. *. *
Axios’tan anladığımız kadarıyla İran’ın direncini kıramayan Trump, savaş konusunda
Netanyahu ile karşı karşıya gelmiş. Trump ara seçime giderken anlaşmanın yolunu bulmak.. Netanyahu ise ne pahasına olursa olsun İran’ı haritadan silmek istiyormuş.
Anlaşılan, Trump İsrail’e başka bir formül sunmuş: Arap ülkeleri, Türkiye, Azerbaycan, Pakistan ile bir tür koruma duvarı örmek…
Dinlerarası Diyalog sloganıyla 2000’li yıllarda piyasaya sürülen İbrahim Koalisyonunu hayata geçirmek..
Bu konuda epey yazdım. Fethullah Gülen’in gönüllü olarak kabullendiği ve hatta sözcülüğüne soyunduğu projeye AKP içinde önce sessiz, daha sonra açıktan tepki geldiğini de anlattım.
Tepki gösterenler “İslam son din olduğu için önceki dinlerin ortadan kalkmış sayılacağını” savunuyordu. Yani bir Müslüman, Yahudi ya da Hıristiyan ile dinsel alanda eşit değildi.. Muhatap olmaz, diyaloğa girmezdi.
*. *. *
Geçmişte söylenenler (yine) unutulacak mı?
Bugüne kadar her fırsatta İsrail’e saydıran Reis, Trump’a ne yanıt verdi?. Durumu içerde nasıl anlatıp pazarlayacak kim bilir..
Kanıtlayamam ama yemin edebilirim; Saray’daki mesai şimdi bu meseleye kilitlenmiştir. Başta MİT Başkanı İbrahim Kalın, bir yandan Trump’ın talebine karşı yapılabilecekleri tartışıyor, bir yandan da şimdiden medyaya özel açıklama notları hazırlanıyordur.
Acizane önerim, bu konuda Kılıçdaroğlu’ndan tavsiye almaları. Zira Bay Kemal kendini de aştı.
Saray’ın en sevdiği medya organları ve özenle seçilmiş gazetecileriyle yürüyor.
Gerçi söyledikleriyle onları bile ikna edemiyor.. Ama olsun! En azından duruşuyla örnek olabilir.
AKP ve CHP beraberliğini görenler belki “İsrail’le de neden anlaşılmasın ki” diye düşünebilirler.
ABD ve İsrail’in bölgedeki beklentileri büyük. Bakalım medya ve toplum ne zaman görüp anlayacak. Erdoğan -Trump “kankalığı” bizi nereye götürecek!
*. *. *
“MERAKLISINA NOTLAR”
İbrahim Anlaşmasının geleceği noktayı ve memlekette yaratacağı etkiyi merakla bekliyorum.
Merak ettiğim başka konuları da en azından şuraya not düşmek istiyorum:
“•Özgür Özel’e İzmir’de miting izni vermeyenler direnişi büyüttüklerinin farkında mı acaba? Umarım değillerdir! Nitekim ekonomist Mustafa Sönmez şu tespiti yapmış: Miting yaptırılmayan yerde durmaz yürürsün. Sen yürüdükçe kitle arkanda yürür, kalabalıklaşır. Yürümeyi yasaklayamazsınız. Bu liderlik, bu halkın gücüyle başedemezsiniz.”
“• Devlet adına söz verildiği halde maaşları ödenmeyen maden işçileri de yürüyor. Her adımlarıyla zengin dostu iktidarın maskesi biraz daha düşüyor. Merak bu ya, patrondan söz etmiyorum ama devletin kasası küçücük maaşlar, borçlar ödenemeyecek kadar boşaldı mı?”
“• Bilgi Üniversitesi niye kapatıldı niye açıldı? Erdoğan neye imza attığını okumuyor, kontrol etmiyor mu acaba? Yoksa meselenin aslı gizlenince başlayan dedikodular.. Yani, üniversitenin muazzam arazisine birilerinin göz koyduğu ve bu yüzden anlaşmazlık yaşandığı doğru olabilir mi?”