Ne diploma ne mazbata

Vaktiyle Kılıçdaroğlu dokunulmazlıkların kaldırılması hamlesinde Erdoğan’ı desteklemişti. Hem de CHP’nin genel başkanına yakışmayacak bir ifadeyle: “Anayasa’ya aykırı ama EVET diyeceğiz.”

Sadece o adımla değil, mühürsüz pusulalardan kumpaslara Anayasa defalarca yok sayıldı.

Bay Kemal şimdi o günlerin karşılığını alıyor. YSK’nın görev alanına giren bir meselede hukuk mahkemesi eliyle, yani Anayasal çizgi çiğnenip aşılarak Özgür Özel koltuğundan indiriliyor.

Hafızamız çok kısa.. Hatırlayanlar da unutuyor.

Unutmayalım: KK henüz mazbatasını almadığı / alamadığı için CHP genel başkanı değil. Bu yüzden de işgalci konumunda.

Yine unutuyoruz.

2023 seçimleri öncesinde Erdoğan mitinglerinde, televizyon programlarında bir video kullanmıştı. Arkada PKK’nın Kandil ekibi, önde KK alkışlarla bir şarkıya eşlik ediyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, görüntülerin "montaj ve sahte" olduğunu belirterek tepki göstermişti.

Erdoğan ise katıldığı bir TRT yayınında görüntülerin montajlı olduğunu kabul etmiş, ancak görüntüleri “ama montaj ama şu ama bu” sözleriyle savunmuş.. Kılıçdaroğlu'nun Kandil'dekilerle video çekimleri olduğunu iddia etmeye devam etmişti..

O sırada eski bir TRT çalışanı olarak bir noktaya dikkatlerini çekmek için Kılıçdaroğlu’na yakın isimlere ulaşmaya çalışmıştım. Birinin yeni dardı, diğerini yeri..

Genel başkana ulaşacak durumda değillerdi.

Oysa tek bir cümle ileteceklerdi: Kılıçdaroğlu TRT’den söz hakkı isteyebilirdi ve istemeliydi..
Olmadı.

Siyasi tarihimizin en sakil, en müptezel kumpaslarından biri zaten iki günde unutulup gitti.

*. *. *
Erdoğan ve ekibi şimdi Kılıçdaroğlu’nu yere göğe sığdıramıyor.

Bay KeMAL oluverdi Kemal Bey!

Kemal Bey ise arkasına Saray’ı ve gücünü almanın rahatlığıyla atıyor.. Ama tutamıyor.
Halktv.com.tr başlığı “İKİ GÜNDE ÜÇ ISKA” diye attı:

1) KK Parti Meclisi’nin 1 Haziran’da toplanacağını açıklamıştı. Karar ertesi gün iptal edildi. Gerekçe “tebligat bazı isimlere ulaşamadı” olarak açıklandı. Oysa dijital iletişim çağında bunun pek mümkün olmadığını görenler, “KK ekibi azınlıkta kaldığı için ertelendi” diye yorumladı.”

“2) Genel Merkez binasının önünde ayıp bir şov gerçekleştirildi. İki Mercedes araba, üzerinde “haram para ile alınmıştır” yazısı asılarak teşhir edildi. Plakalarına da Aziz İhsan Aktaş ve tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın isimleri yazıldı.. Ama sadece birkaç saat sonra gerçek ortaya çıktı. Arabalardan biri, KK’nın hamsisi Erdoğan Toprak tarafından Aziz İhsan Aktaş’tan alınmış.. Ve KK tarafından kullanılmıştı..”

“3) Üçüncü ıskaya da grup toplantısı hakkında tanık olduk. KK milletvekillerine bir yazı gönderdi. “TBMM CHP Grup Genel Kurul toplantı tarihi henüz tarafımdan belirlenmemiştir. Bu konularda gerekli bilgilendirmeler talimatım gereği yapılmadığı sürece TBMM CHP Grup genel kurulu yapılmayacaktır.” dedi. Yanıt hemen Murat Emir’den geldi. “1 Haziran’da grup yönetim Kurulu toplanır ve toplantı kararı alır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısının yer ve saati ile ilgili herhangi bir tasarrufu, yetkisi ve onayı söz konusu değildir.”

“ÖNCE MAZBATANIZI GÖRELİM”

Yıllardır, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversite diplomasını göremedik.

Şimdi de KK’nın CHP Genel Başkanı olduğunu onaylayan YSK mazbatasını göremiyoruz.

Anlaşılan “al gülüm ver gülüm” politikası işe yarıyor.

Muasır medeniyetler liginde değilse de, AKP’nin memleketi sürdüğü Orta Doğu bozkırında karşılık buluyor.

Elbette, dün de yazımı bitirirken söylediğim gibi, “ŞİMDİLİK”..

Enseyi karartmayın.

Hayatı boyunca Atatürk Cumhuriyeti ve CHP’yi savunmuş olanlar Kılıçdaroğlu’nun..

Başörtülü genç kızlar ve kadınlar Erdoğan’ın yanında değil artık..

Hatta Rize bile sandığa tekme vurulmasına veryansın ediyor..

Her iki isim de vurdukça yara alıp irtifa kaybediyor!