Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği neden bu kadar önemli?
“Eğitim sistemimizde ilk olarak ele alınması gereken konu, teknolojiyi çok iyi kullanan ve kullandırma becerisi de kazanmış üretime ve ülke kalkınmasına da katkı da bulunacak nitelikli öğretmen yetiştirecek okulların açılmasıdır.”
Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Şahin ile Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği üzerine konuştuk.

Avukat olmanıza rağmen Öğretmen okullular derneğine neden başkan oldunuz?
Bilindiği üzere ülkemizde 21 köy Enstitüsü kuruldu, Köy Enstitüleri kapanınca bu okullarda Öğretmen Okulu adı altında eğitime devam edildi. Sonra Öğretmen Okulları 1976 yılında son mezunlarını verdi ve bu kez Öğretmen Lisesi olarak eğitim ve öğretime devam edildi.
Bu okullar sonra Anadolu Öğretmen Liseleri adı altında devam etti ve nihayet bu okullar 2014 yılında tamamen kapatılma kararı alındı.
Ben de Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde orta okul ve lise olarak 6 yıl okudum. Öğretmen olamadığım için üniversite sınavına girdim ve Ankara Hukuk Fakültesi mezunu olarak Avukatlık mesleğini yapıyorum.
Başkan olmama sebep Öğretmen Lisesi mezunu olmamdır.
Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği Nasıl Kuruldu ?
Köy enstitülerinden sonra gelen Öğretmen Okulları ve sonra gelen Öğretmen Liseleri mezunları öğretmenlik mesleğinin eskisi gibi önemsenip benimsenmediğini görünce örgütlenmeye karar verir.
"Var olmanın önceliği örgütsel birlikteliktir."
Düşüncesinden hareketle 52 Öğretmen Okulu ve Öğretmen Lisesi mezunları aralarından seçtikleri birkaç temsilci ile bir whatsapp grubu oluşturuldu.
Ülkemizde son zamanlarda yaşanan depremler, sel felaketleri vs olumsuzluklar orman alanlarının arttırılması gerektiği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple irtibat kurulan okullar arasında toplanan fidan bağışları ile Ankara’da Akyurt Şeyhler köyünde Başöğretmen Atatürk Anı Ormanı, Yenimahalle Belediyesinin yer göstermesi ile Başöğretmen Atatürk Hatıra Ormanı kuruldu.
Fidan dikimi için 11.11.2021 günü saat 11.00 de Anıtkabir’de Ata’mızın huzurundaki buluşmada yakalanan sinerji ile dernek olarak kurumsal bir çatı altında çalışmalarına devam etme kararı alındı.
ilk Genel Kurulumuz Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıl Dönümü olarak kutlanan 16.Mart.2022 günü yapılmıştır.
Dernek kuruluş amaçlarından başlıcaları;
- Eğitim ve öğretim alanında nitelikli öğretmenlerin yetişmesini sağlayan öğretmen okullarının Türkiye genelinde yeniden konuşulmasını sağlamak,
- Öğretmen okullarının öğretmen yetiştirmedeki başarılı eğitim modelinin günümüze aktarma çalışmaları yapmaktır.
Dernek Tüzüğümüzün 2. Maddesinde derneğimizin amaçları belirlenmiştir. Bunlar,
. Türkiye cumhuriyetini, cumhuriyet devrim ve kazanımlarını, ulus ve ülke bütünlüğünü korumak ve yaşatmak üzere, tüm vatandaşların bilimsel, laik, Başöğretmen M. Kemal Atatürk ilkelerine uygun nitelikli eşit, ücretsiz, demokratik eğitim alması için programlar hazırlamak, önerilerde bulunmak ve uygulanmasını takip etmek,
. Köy Enstitülerinin devamı olan Öğretmen okulları ve Öğretmen Liseleri sistemini incelemek, belgelemek, raporlar hazırlayarak yeniden açılmaları konusunda ilgili merciler nezdinde girişimlerde bulunmak, bu okulların yerleşkelerinin sadece eğitim amaçlı değerlendirilmeleri için çalışmalar yapmak,
. İhtiyaç olan yerlerde Köy ilkokullarının açılmasını sağlamak,
Dernek olarak bu amaçlarla kurulma nedenimiz ülkemizde son 10 yılda belirlenen eğitim istatistikleri, üniversite sınavlarındaki başarı oranları, eğitim sistemindeki aksaklıklardır.
Atatürk öğretmenlere çok önem veriyor ve Türkiye’nin geleceğinin öğretmenlerin kuracağını biliyordu.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk‘ün izinden gidecek ve her zaman bilimin ve aklın ışığını tercih edip onu takip edecek bireyler yetiştirme görevi öğretmenlere verilmiştir. Öğretmenlik insan yetiştirme sanatıdır.
ÖĞRETMEN OKULLULAR VE EĞİTİMCİLER olarak Cumhuriyete Borcumuz var sloganı ile çıktığımız yolda, Köy Enstitüleri’nde yakılan aydınlanma ateşinin Öğretmen Okulları mezunları tarafından ileriye taşınacağını, bu ateşin her türlü Cumhuriyet düşmanlığını, eninde sonunda, yakacak güçte olduğuna inanıyoruz.
Öğretmen Okullarının Açılmasını Neden İstiyorsunuz?
Derneğimizin amacının demokratik, çağdaş, laik bir eğitim sisteminin kurulması, öğretmen mesleğinin saygınlığının korunması, Öğretmen okullarının vermiş olduğu eğitim düzeyinde öğretmen yetişmesi ve çocuklarımızın iyi bir eğitim alması amaçları ile yola çıktığımızı belirttik.
Bu okulların eğitim biçimin düzenleyen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun
"Öğretmenlik" başlıklı 43. Maddesinde,
"Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır..." hükmü ile nitelikli öğretmenden bahsedilirken,
Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda;
Öğretmenlik Mesleği
MADDE 3 – (1) Öğretmenlik, eğitim ve öğretim ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini, Türk Millî Eğitiminin amaçları ve temel ilkeleri ile öğretmenlik mesleği etik ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür." şeklinde ifade edilmiş ve öğretmenin hangi niteliklere sahip olması gerektiğinden söz edilmemiştir.
ILO ve UNESCO tarafından hazırlanmış ve altında devletimizin de imzasının bulunduğu Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nda “Öğretmenlerin çalışma koşulları, eğitimin en yüksek derecede etkililiğini sağlayacak nitelikte olmalı ve öğretmenlere kendilerini tümüyle mesleksel uğraşlarına adama olanağı vermelidir.” deniyor.
Öğretmen Okullarında Köy Enstitülerinde alınan eğitimin devamı olarak aşağı yukarı aynı disiplin ile öğretmen yetiştirilmeye devam edilmiştir. Öğretmen Okulu mezunu bir öğretmen bu okula geldiğinde öğretmen olarak mezun olacağı bilinci ile okumakta ve öğretmenlik nosyonu öğrencilikte kazandırılmaktadır.
ILO ve UNESCO tarfından hazırlanan bildirilere uygun nitelikleri taşıyan öğretmen yetiştiren bu okulların kapatılmasının Öğretmen yetiştirmede boşluk yaratacağı sebebiyle Ortaklar Öğretmen Okulu Derneği vekili olarak Danıştay'da kapatma kararının iptali davası açılmış ise de dava ret ile sonuçlanmıştır. Dava dosyamızda idare vekili savunmasında "...bu okullarda öğrenciler öğretmenlik mesleği ile ilgili eğitim almakta, öğretmenlik nosyonu ile yetiştirilmekte ise de.." şeklinde savunması ile dahi bu okulların nitelikli öğretmen yetiştirme görevini üstlendiğini kabul etmektedir. Bunlara rağmen maalesef Öğretmen Okulları kapatılmıştır.
Ne yazık ki bugün, öğretmen yetiştirme, tarihsel temellerinden, toplumsal gerçeklerden ve eğitim biliminden uzaklaşmış, “öğretmen/eğitimci” değil teknisyen yetiştirmeye dönüşmüştür.
Kamusal Eğitim ve Fırsat Eşitliği Var mı?
Anayasamıza baktığımızda;
- Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE 42. — Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Eğitim ve öğretim, Devletin başında gelen ödevlerindendir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Anayasamızda yer aldığı gibi "kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz " hükmüne uygun olarak herkese eğitimde fırsat eşitliği tanınıyor mu?
Yapılan çalışmalar sonucunda zorunlu eğitim çağındaki üçbuçuk milyon çocuğumuzun "okullu olmaması" çocukların okullarına devam edip etmediklerinin kontrol edilmemesi bir eşitsizliktir. MEB nın ortaöğretim okullarının %10 "nitelikli" okul var şeklindeki tarifi ile %90 okulun "niteliksiz" olması eşitsizliktir. Köy okullarının kapatılması yanında taşımalı eğitim uygulamalarının azaltılması eşitsizliktir. Eğitim yapılarının kullanım tercihleri nedeniyle ikili eğitim eşitsizliktir. Bir çok eşitsizlik örneği verilebilir.
Bundan Sonra Eğitim ve Öğretim için Neler Yapılabilir?
Dünyada eğitim sistemi kötü olup ta gelişmiş ülke, ya da eğitim sistemi iyi olup ta geri kalmış bir ülke yoktur.
Her ne kadar Öğretmen Okulları açılsın desek de günümüz gençlerini eski yöntemlerle eğitemeyeceğimiz açıktır. Arzulanan eğitim sistemi günümüz teknolojisine uygun, yeni çağın olanaklarından yararlanarak daha iyi bir eğitim ve daha iyi yaşam koşulları vermeyi amaçlamalıyız.
OECD'nin Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas SCHLEICHER'in söylediği gibi "Dünyanın hiç bir yerinde okul sisteminin niteliği, öğretmen niteliğinin önüne geçemez. İçinde iyi yetişmiş üretken öğretmen yoksa okul binaları ne kadar görkemli olursa olsun hatta isterse doğanın içinde olsun, bunlar eğitimin niteliğinde artış sağlayamaz.
-Eğitim sistemimizde ilk olarak ele alınması gereken konu, teknolojiyi çok iyi kullanan ve kullandırma becerisi de kazanmış üretime ve ülke kalkınmasına da katkı da bulunacak nitelikli öğretmen yetiştirecek okulların açılmasıdır.
-Kişilerin eğitim hakkı ile devletin eğitim ödevinin Türkiye'nin her yerinde eşit ve etkin kullanılmasının sağlanması gerekmektedir.
-Köy Enstitüleri ve Öğretmen Okullarında olduğu gibi, öğrenciler uygulamalı eğitime tabi tutulmalı ve becerileri gelişirken üretime de katkıda bulunmalıdır.
-Üretim için eğitim alanlarının açılması ve teknolojiyi üretimde kullanabilen öğretmenlerin yetiştirilmesi zorunludur.
Hayatlarını adadıkları bu mesleğin hakkını gerçekten vermeye çalışan tüm öğretmenlerin önünde saygıyla eğiliyor, yüreklerine dokunuyorum.
Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...