Kadıköy’e abluka ve ardındaki gerçek
MAK Danışmanlık şirketi öyle bir gençlik araştırması yapmış ki.. İktidarın herhangi bir köşeciğinde oturanların bile kendi payına düşen sorumluluk yüzünden utanç duyması lazım.
Birazdan birkaç sonuç paylaşacağım ama başlarken tüylerimi ürperten bir maddeyi aktarmak isterim.
Soru şu: SİZE GEÇİCİ SÜRELİ (EĞİTİM / İŞ vb.) DEĞİL, KALICI OLARAK BİR BAŞKA ÜLKE VATANDAŞLIĞI VERİLSE TÜRKİYE’Yİ TERK EDİP O ÜLKEYE YERLEŞMEYİ DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ?
Ankete katılanların % 22’si “KARARSIZ”.. Böyle bir konuda bu sonuç bile düşündürücü.. Ama asıl alarm veren sonuç şu: gençlerin % 62’si “EVET TERK EDER GİDERİM” diyor.
Araştırmanın bütünü, (18-29 yaş aralığındaki) gençlerin neden bu noktaya geldiğini, umutsuzluklarını, öfkelerini anlatan verilerle dolu.
Bir parantez açmalıyım; MAK Danışmanlık, şirkete adının baş harflerini veren Mehmet Ali Kulat’ın.. Kendisi Erdoğan’a yakın isimlerden biri olarak bilinir. Hatta geçmişte AKP’den milletvekili aday adaylığı bile söz konusuydu.
Onun imzasını attığı gençlik araştırmasında tahmin ettiğimiz.. Hatta ötesini ortaya koyan sonuçlar almak, bu yüzden ilginç ve önemli.
Belli ki kamuoyunun, bu araştırma vesilesiyle de gençliğin fotoğrafını çekebilmiş. Erdoğan’ı, genel olarak iktidarı ve seçmenini uyandırmak istemiş.
*. *. *
Haftalar önce bir yazımda şöyle demiştim:
“Bir iktidar ki, ne ekonomide başarılı.. Ne diplomaside.. Adaletin notu ise karnesinin en düşüğü.. Yine de seçmeni var. Ama o seçmen, oyunun gerekçesini anlatırken tek bir şey söyleyebiliyor: “Adamın alnı secdeye değiyor..”
İktidar / Erdoğan da elbette farkında bunun.
Kadıköy’e devasa cami projesi de kanıtı.
İş, köprülerin ve otoyolların özelleştirilmesinden mesela İstanbul’daki hastanelerin arazilerinin satışına geldiğine göre cepten çıkacak olanın mucize yaratmayacağı ortada.
Ne yapmak lazım o zaman!
"Karaköy gibi, gençler için yeni çekim merkezi haline gelen bir yere camiyi dikmek!”
Saray’ın projesinin camiyle sınırlı olmadığını, sevgili Bahadır Özgür’ün halktv.com.tr’de dünkü yazısıyla dehşete düşerek okudum.
Meğer Kadıköy’de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında onlarca işyeri ve eğlence mekanına baskın düzenlenmiş.. 107 kişi gözaltına alınmış.. Baskın gecesi yüzlerce polis, zırhlı araçlar, köpekler ve dronlarla kasırga estirilmiş.. Yoldan geçenler aranıp sokakta sorguya çekilmiş..
Erdoğan mı artık önünü göremiyor.. Yoksa bakan, danışman falan sıfatıyla çevresini saranlar mı, kim bilir.
Ama onların dışında artık herkes farkında. “Dindar nesil” projesi tutmadı, tutmuyor.
İşte MAK Danışmanlık anketinden bir sonuç. Kendisini Atatürkçü olarak nitelendirenlerle “birden fazla kimlik” yanıtını verenlerin yanında “dindar” kümesi ne kadar zayıf kalıyor, değil mi!
Zira gençler özgürce konuşabilmek, eğlenebilmek.. Ve hepsinden daha önemlisi, mülakat engellerine takılmadan iş bulup bir hayat inşa edebilmek istiyor.

Ardı arkası kesilmeyen İBB operasyonlarıyla gerçek sorunları gizlemek.. Erdoğan’ın ve oğlu Bilal Bey’in hayalindeki islamcı düzeni getirebilmek için gençlerin karşısına hep din kartını koymak.. Belli ki öncelikle gençlerin reddettiği ve “kaçmak istediği” bir distopyaya dönüşmüş.
Ey iktidar koltuğuna yapışanlar.. Görün, iyi okuyun..
“ARKADAŞ TERCİHİNİZDE ARKADAŞINIZ OLACAK KİŞİNİN FARKLI BİR
DİN, MEZHEP YA DA SİYASİ GÖRÜŞTEN OLMASI TERCİHİNİZDE ÖNEMLİ
MİDİR?”
Sorusuna gençlerin % 88,7 oranında “HAYIR” yanıtını vermesi size hiçbir şey ifade etmiyor mu?
İşine gelince “Ali de bizimdir” deyip Cem evlerini ibadethaneden, Alevileri müslümandan saymayanlar..
Kürt kimliğini “ümmet kümesine sıkıştırıp” Öcalan’dan medet umanlar..
İzmir’e “gavur” yakıştırması yapanlar..
Haberiniz olsun, gençler aralarındaki duvarları yıkmış. İktidarın kendilerini “biçimlendirme ve tanımlama” projelerini reddetmiş.
Dip dalga budur işte.
Sandığın yeni seçmenleri onlar!
Ve geliyorlar!!