SGK tahsil ettiği askerlik borçlanmasını yıllar sonra iptal ederek vatandaşın emekliliğini neden reddetti?

Merhaba kıymetli okuyucularım,

Bir vatandaş askerlik borçlanması yapmak istiyor. Başvurusunda yanlış bir kutucuğu işaretliyor. Kurum bu yanlışlığı fark ediyor, kendisini arıyor ve kuruma davet ediyor. Vatandaş ne yapmak istediğini anlatıyor, önüne konulan belgeleri imzalıyor. Ardından SGK askerlik borçlanmasını hesaplıyor, ödeme bildirimini gönderiyor, parasını tahsil ediyor ve askerlik sürelerini hizmetlerine işliyor.

Yıllar sonra vatandaş emeklilik aşamasına geldiğinde ise aynı müdürlük, ilk başvurudaki yanlış kutucuğu gerekçe göstererek işlemi iptal ediyor.

Peki, aradaki bütün işlemleri kim yaptı? Vatandaşı kim yönlendirdi, belgeleri kim hazırladı, ödemeyi kim istedi, parayı kim tahsil etti, hizmetleri kayıtlara kim işledi?

Bu soruların tamamının cevabı kurumun kendisi ise, ortaya çıkan mağduriyetin yükü neden yalnızca vatandaşın sırtına bırakılıyor?

Vekili bulunduğum Mesut Okçu’nun dosyası, bu sorunun ne kadar somut ve yakıcı olduğunu gösteriyor. Çünkü burada bir başvuru formundan çok daha fazlası, bir insanın yıllarca güvenerek beklediği emekliliği söz konusu.

Mesut Okçu, 18 Ağustos 2020 tarihinde e-Devlet üzerinden yaptığı başvuruda askerlik borçlanması yerine kısmi süreli çalışılan aylara ilişkin bölümü yanlışlıkla işaretliyor. Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bu yanlışlığı daha başlangıçta fark ederek kendisine kısmi süreli borçlanma hakkı bulunmadığını bildiriyor. Ardından kurum personeli tarafından aranıyor ve kuruma davet ediliyor.

Okçu, gerçek talebinin askerlik borçlanması olduğunu açıkça ifade ediyor. Kuruma gidiyor, kendisine sunulan belgeleri imzalıyor. Başvuru çıktısına asgari tutardan ödeme yapmak istediğine ilişkin açıklama düşülüyor. Böylece vatandaşın ne istediği de ilk başvurudaki yanlışlığın ne olduğu da müdürlük tarafından biliniyor.

Bundan sonraki süreç doğrudan müdürlüğün yaptığı işlemlerle ilerliyor. 9 Aralık 2020 tarihinde askerlik borçlanması tahakkuk ettiriliyor. 25 Ocak 2021 tarihinde tebliğ ediliyor. Vatandaş, kendisinden istenen bedeli yasal süresi içinde eksiksiz ödüyor ve askerlik süreleri hizmet kayıtlarına işleniyor.

Üstelik 22 Haziran 2021 tarihinde kıdem tazminatına esas yazı almak için yapılan başvuruda da bu hizmetler dikkate alınıyor. Yani işlem yalnızca bir kez yapılıp unutulmuyor; sonraki bir başvuruda da kurum kayıtları üzerinden esas alınıyor.

Vatandaşın elinde resmi işlem var, yaptığı ödeme var, hizmet kaydı var. Emeklilik planını da bunlara güvenerek yapıyor. Bir vatandaşın kamu kurumundan bekleyeceği en temel güvence budur: Kendisi hakkında yapılan işlemin doğruluğuna güvenebilmek.

Ancak emeklilik aşamasına gelindiğinde, yıllardır geçerli tutulan askerlik borçlanması ilk başvurudaki yanlış işaretleme gerekçesiyle iptal ediliyor. Müdürlüğün sonraki bütün işlemleri bir kenara bırakılıyor, vatandaşın ilk hatası dosyanın tamamının önüne geçiriliyor.

Oysa yanlışlığı başlangıçta fark eden de sonrasında askerlik borçlanmasını gerçekleştiren de aynı müdürlük. Vatandaştan, SGK’nın hazırladığı belgeleri, hesapladığı tutarı ve hizmetlerine işlediği süreleri ayrıca denetlemesi mi bekleniyor? Kendi hizmet dökümüne güvenemeyecekse neye güvenecek?

Bu sorulara cevap verilmesi gerekirken, Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 4 Haziran 2026 tarihli yazısında şu ifadeyle karşılaşıyoruz:

“Müdürlüğümüzce sehven askerlik borçlanması işleminin yapıldığı.”

İşte dosyanın düğümlendiği yer burasıdır. Müdürlük, işlemin kendi bünyesinde yanlışlıkla yapıldığını açıkça söylüyor. Fakat bu hatanın sonuçlarını gidermek yerine, vatandaşın emekliliğini engelleyen bir gerekçeye dönüştürüyor.

“Sehven” yazmakla sorumluluk ortadan kalkmaz. Resmi yazıya bir kelime ekleyerek, yıllarca geçerli kabul ettiğiniz işlemin bütün sonuçlarını vatandaşın üzerine bırakamazsınız.

Personel hatası varsa kurum hatası vardır. Çünkü personel bu işlemleri kendi adına değil, kurum adına ve kurumun yetkisiyle yapmıştır. Vatandaş karşısında tahakkuku yapan, parayı tahsil eden ve hizmet kaydını oluşturan SGK’dır. Dolayısıyla hatayı düzeltme sorumluluğu da kurumdadır.

Elbette mevzuat uygulanacaktır. Ancak dosya değerlendirilirken vatandaşın gerçek talebi, kurumun yönlendirmesi, imzalatılan belgeler, tahakkuk, tahsilat ve yıllarca geçerli tutulan hizmet kayıtları birlikte ele alınmalıdır. İlk başvurudaki yanlış kutucuğu gösterip sonraki bütün işlemleri yok saymak, bu dosyayı açıklamaya yetmez.

Bu nedenle talebim açıktır: Kurum hatasının bedeli sigortalının emeklilik hakkıyla ödetilmemeli, askerlik borçlanmasının geçerliliği korunmalı ve dosya vatandaşın mağduriyeti giderilerek lehine sonuçlandırılmalıdır.

Tam da bunun için 1 Haziran 2026 tarihinde SGK Başkanlık makamına başvurdum. Dosyanın merkezde incelenmesini, uzman birimlerden görüş alınmasını ve komisyon tarafından değerlendirilmesini istedim. Buna karşılık 4 Haziran tarihinde yine Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden cevap geldi.

Burada özellikle belirtmek gerekir: SGK Başkanlığının, Ankara’daki merkez teşkilatının konuya gösterdiği ve vatandaşın mağduriyetinin giderilmesine yönelik hassasiyeti, Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü göstermemiştir. Başkanlığın çözüm yönündeki yaklaşımı, yerelde aynı sorumlulukla karşılık bulmamıştır.

Müdürlüğün görevi, bu hassasiyeti somut bir incelemeye ve gerekçeli bir çözüme dönüştürmekti. Oysa özellikle talep ettiğimiz komisyon kurulmadı, dosya hakkında komisyon kararı alınmadı. Uzman birimlerden görüş alındığını ve bütün işlem sürecinin birlikte değerlendirildiğini ortaya koyan bir açıklama da tarafımıza sunulmadı.

Bunun yerine dilekçelere hızla cevap verilerek önceki yaklaşım tekrarlandı. Hız, vatandaşın mağduriyetini gidermeye değil, dosyaya cevap yazmaya yansıdı. Nitekim 28 Eylül 2026 tarihli son dilekçemize de bu yazının kaleme alındığı tarihe kadar cevap verilmiş değildir.

SGK’nın vatandaş odaklı hizmet anlayışı, adil ve kolay erişilebilir sosyal güvenlik hizmeti sunma misyonu böyle bir tutumla nasıl bağdaştırılabilir? Kurumun kendi hatasının sonuçlarını sigortalıya yüklemek, çözüm taleplerini karşılamamak ve başvuruların esasını cevapsız bırakmak, bu misyona açıkça aykırıdır. Mevzuata bağlılık da dosyanın bütününü incelemeyi ve yapılan işlemleri somut gerekçelerle açıklamayı gerektirir.

Üstelik dosya denetmen incelemesine de intikal etti. 25 Haziran tarihinde denetmene ayrıntılı bir dilekçe sundum. Ancak incelemenin sonuç ve kanaati tarafımıza açıklanmadı. Böylece çözüm için başvurduğumuz süreç, yeni bir belirsizliğe dönüştü.

Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürü, telefon görüşmemizde personel hatası bulunduğunu ve ilgili personel hakkında işlem yapıldığını söyledi. Bunun resmi süreçteki karşılığı nedir? Hangi tespit yapılmıştır? Yapılan işlem vatandaşın mağduriyetinin giderilmesine neden yansımamıştır?

İşlem yapıldıysa açıklansın. Yapılmadıysa neden yapıldığı söylendiği araştırılsın. Vatandaşın dosyası sözlü açıklamalarla, cevapsız sorularla ve sonucu bildirilmeyen incelemelerle bekletilemez.

Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, kendi bünyesinde yapılan işlemlerden ve bu işlemlerin yol açtığı mağduriyetin giderilmemesinden sorumludur. Kurum hatasını gidermek için gerekli adımları atmamak, esaslı talepleri karşılamamak ve sigortalının mağduriyetini sürdürmek görevin ihmalidir. İl müdürü ve süreçte sorumluluğu bulunan yönetici ve personel, görevlerinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemiş, görevlerini ihmal etmiştir.

Bu nedenle il müdürü dâhil, işlemlerin hazırlanmasında, onaylanmasında ve mağduriyetin sürmesinde sorumluluğu bulunan bütün yönetici ve personel hakkında idari inceleme ve disiplin soruşturması açılmalıdır. Sorumluluğu tespit edilenler, ilgili mevzuat uyarınca cezalandırılmalıdır. Soruşturma, sorumluluğun yalnızca işlemi yapan personele bırakılmadığı, yönetim sürecinin de incelendiği kapsamda yürütülmelidir.

SGK Başkanlığının konuya gösterdiği hassasiyetin somut sonuca ulaşması için dosya doğrudan merkez teşkilatınca ele alınmalıdır. İnceleme, uyuşmazlığa konu işlemleri yapan müdürlüğün dışındaki yetkili birimlerce yürütülmeli; denetim sonucu açıklanmalı ve taleplerimize somut, gerekçeli cevap verilmelidir.

Mesut Okçu’nun askerlik borçlanması yeniden hizmetlerine işlenmeli, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları bütün dosya üzerinden değerlendirilerek aylığı ilk hak kazanma tarihinden itibaren bağlanmalıdır.

Çünkü burada bekleyen yalnızca bir dosya değildir. Geçimini, geleceğini ve emekliliğini kurumun kayıtlarına güvenerek planlamış bir vatandaş vardır. Kamu yönetiminin sorumluluğu, bu güveni boşa çıkarmamaktır.

SGK’nın yazısındaki “sehven” bir kelimedir. Vatandaşın kaybettiği zaman ise ömründen gitmektedir.

Kurum kendi hatasını kabul ediyorsa, o hatanın bedelini de vatandaşa ödetmemelidir.

SGK Sigorta Asker Emeklilik