Emeklinin maaşı aylık, promosyonu neden 3 yıllık?
Emekli maaş promosyonları artık yalnızca bankalar arasındaki kampanya yarışı olarak görülmemeli. Asıl tartışılması gereken, bu sistemin emekli açısından ne kadar adil ve sürdürülebilir olduğudur.
Bugün milyonlarca emeklinin maaşı her ay düzenli olarak bankalara yatırılıyor. Bu durum bankalar açısından yalnızca aylık bir ödeme trafiği anlamına gelmiyor; aynı zamanda mevduat hareketi, otomatik ödeme talimatları, kart kullanımı ve diğer bankacılık işlemleriyle sürekli bir ekonomik değer oluşturuyor.
O halde şu soruyu sormak gerekiyor:
Emeklinin maaşı her ay bankaya yatarken promosyon taahhüdü neden üç yıl?
Üç yıllık süre yeniden düşünülmeli
Mevcut sistemde emekliler promosyon karşılığında maaşlarını üç yıl boyunca aynı bankadan alma taahhüdünde bulunuyor. Süre dolmadan banka değiştirilebilse de kalan döneme karşılık gelen promosyon tutarının iade edilmesi gerekiyor.
Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üç yıl oldukça uzun bir süre.
Bugün alınan promosyon kısa süre içinde satın alma gücünü kaybedebiliyor. Emekli aylıkları, ekonomik şartlar ve bankaların kampanyaları değişirken, üç yıl önce belirlenen bir promosyon tutarının aynı ilişkiyi karşılamaya devam etmesi hakkaniyetli görünmüyor.
Üstelik bugün ödenen promosyon tutarları da emeklinin bankaya sağladığı ekonomik değerle karşılaştırıldığında oldukça düşük kalıyor.
Promosyon bir lütuf değildir
Bankalar promosyon verirken karşılıksız bir sosyal yardım yapmıyor. Emekli, banka açısından düzenli gelire sahip, uzun süreli ve istikrarlı bir müşteri anlamına geliyor.
Dolayısıyla promosyonun da bu ilişkinin ekonomik karşılığını daha gerçekçi biçimde yansıtması gerekir.
Mesele yalnızca promosyon miktarının artırılması değil; emeklinin yıllarca aynı şartlara bağlı kalmasının da önüne geçilmesidir.
Yıllık promosyon sistemine geçilmeli
Benim önerim net:
Üç yıllık promosyon taahhüdü kaldırılmalı, yıllık sisteme geçilmelidir.
Emekli maaşını bir bankaya taşıdığında 12 aylık bir promosyon sözleşmesi yapılmalı. Süre sonunda banka yeni teklifini sunmalı, emekli de şartları yeniden değerlendirebilmelidir.
İster aynı bankada kalır, ister daha iyi koşullar sunan başka bir bankaya geçer.
Böyle bir sistem, bankalar arasındaki rekabeti artıracağı gibi promosyon tutarlarının da ekonomik koşullara göre daha sık güncellenmesini sağlar. En önemlisi ise emeklinin tercih hakkını güçlendirir.
Kamu bankaları öncü olabilir
Bu konuda kamu bankalarına da önemli bir görev düşüyor.
Kamu bankaları yıllık promosyon modeline geçerek piyasada yeni bir standart oluşturabilir. Böyle bir adım, özel bankaları da daha yüksek promosyon ve daha iyi hizmet koşulları sunmaya zorlayacaktır.
Kamu bankalarının piyasadaki gücü, gerektiğinde vatandaş lehine rekabet oluşturmak için kullanılmalıdır.
Aynı zamanda promosyon tutarları da yeniden gözden geçirilmelidir. Bugünkü rakamlar, hem üç yıllık taahhüt süresi hem de yüksek enflasyon dikkate alındığında emekli açısından yeterli değildir.
Emeklinin tercih gücü artırılmalı
Emeklinin günlük yaşamındaki bütün giderleri güncel fiyatlarla değişirken, promosyon sisteminin üç yıllık sabit bir yapıya bağlanması artık günün ekonomik gerçekleriyle örtüşmüyor.
Bu nedenle hem sözleşme süresi hem de promosyon miktarları yeniden ele alınmalıdır.
Yıllık promosyon modeli, emekliye daha sık tercih yapma imkânı verir; bankalar arasındaki rekabeti canlı tutar ve promosyon tutarlarının ekonomik şartlara göre güncellenmesinin önünü açar.
Kamu bankaları bu dönüşüme öncülük etmeli, özel bankalar da rekabet içinde daha güçlü teklifler sunmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca birkaç bin liralık promosyon farkı değildir.
Asıl mesele, emeklinin kendi maaşı üzerindeki tercih hakkını güçlendirmek ve bankaların bu müşteri ilişkisinden sağladığı ekonomik değerin daha adil biçimde emekliye yansımasını sağlamaktır.
Üç yıllık şart artık değişmelidir.
Emeklinin maaşı aylık, bankanın kazancı sürekli ise promosyon neden üç yıllık olsun?