Beşiktaş'ın kaderinde bu gece yenilmek vardı
Alanya gecesi futbol oynamak için değil, insanın gölgesine sığınması için yaratılmış gibiydi.
Akdeniz’den yükselen yüzde 75’lik nem, sahanın üzerine görünmez bir battaniye gibi çökmüş, formaları daha ilk düdükte futbolcuların sırtına yapıştırmıştı.
Böyle gecelerde rakip sadece karşı kalede bekleyen on bir kişi değildir.
Bir rakip de havadır.
Ve bazen onu yenmek, tabeladakini yenmekten daha zordur.
Hele karşınızdaki takım on bir futbolcusuyla kendi yarı alanına çekilip kalenin önüne etten bir duvar örmüşse...
Beşiktaş böyle bir gecede yenildi.
İtaliano yönetiminde ilk mağlubiyeti yaşadı.
Oysa siyah-beyazlılar yine futbolu ve golü daha fazla isteyen taraftı. Özellikle kanatlarda Trossard ve Cerny etkiliydi. Orkun da merkezden onlara katılınca oyun uzun süre Alanyaspor kalesinin önüne yığıldı.
Beşiktaş’ın hücumunda hemen her şey vardı.
Tempo vardı, baskı vardı, pozisyon vardı.
Bir tek futbolun bütün bunları anlamlı kılan son noktası yoktu: Gol.
Çünkü Oh, ayağına kadar gelen fırsatların kapısını açamadı.
Futbol öyle tuhaf bir oyun ki, sen rakibin kapısını defalarca çalıp açamazsan, rakip gelir seninkini tek vuruşta açar.
İlk yarıda hücum adına neredeyse hiçbir varlık gösteremeyen, bırakın Beşiktaş kalesine gitmeyi, tek şut dahi çekemeyen Alanyaspor, ikinci yarıya başka bir kimlikle çıktı.
İlk 45 dakikada savunarak Beşiktaş’ı koşturmuş, koşturdukça da Alanya’nın ağır havasında yormuştu. İkinci yarıda ise bu yorgunluğun üzerine hızlı çıkışlarla gitmeye başladı.
Ve futbolun o eski kanunu yine işledi.
Atamayana attılar.
Bir duran topta Lima yükseldi, kafayı vurdu ve Alanyaspor öne geçti.
Üstelik bu gol sadece tabeladaki sıfırı bozmadı.
İtaliano yönetimindeki Beşiktaş’ın resmi maçlarda kalesinde gördüğü ilk gol olarak da kayıtlara geçti.
Beşiktaş beraberliği yakalamak için çok çabaladı, yeni transfer Vhalovic'i de saha sürdü ama o son vuruş bir türlü yapılamadı.
Bu gece kaderinde yenilmek vardı.
Bu maç tabela ile istatistik arasındaki çelişkinin en iyi örneklerinden biri.
Beşiktaş topun yüzde 65’ine sahip olmuş, 512 pas yapmış, rakip ceza sahasına 62 kez girmiş, 14 şut çekmişti. Alanyaspor kalecisi beş kez gole izin vermemişti.
Sahaya bakarsanız oynayan Beşiktaş’tı.
Tabelaya bakarsanız kazanan Alanyaspor.
Çünkü futbol, topu ne kadar tuttuğunuzu değil, onu kalenin içine kaç kere bıraktığınızı yazar.
Beşiktaş gece boyunca oyunun sahibiydi ama skorun kiracısı bile olamadı.
Alanyaspor ise az geldi, doğru anı bekledi ve futbolun en acımasız hesabını kesti.
Top Beşiktaş’ta kaldı, gol Alanya’da.