Barrack'tan "bir sonraki sefer" mesajı
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, PBS’den Nick Schifrin’e konuştu.
Barrack, NewsHour röportajında, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırısı ve Benjamin Netanyahu ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki sert söylemlerin ardından bölgede tansiyonun düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Büyükelçi, ayrıca İsrail’in bir sonraki sefer Türkiye’yi önceden uyarması gerektiğini belirtti:
“Bütün bunlara verilecek yanıt tansiyonu düşürmek, diyaloğu artırmak, söyleşiyi artırmak ve bu tür ani askeri eylemlerden kaçınmaktır.”
“İsrail, Suriye ile örtülü bir anlaşmaya vardığını ve Türkiye ile de bir görüşme yaptığını düşünmüştü.
‘Arkadaşlar, 7 Ekim’den sonra her şey değişti. Biz, İsrail olarak İran ile aramızda net bir görüş hattı istiyoruz ve aramıza savunma ya da saldırı amaçlı askeri teçhizat veya personel konuşlandırmamanız konusunda sizi gerçekten teşvik ediyoruz’ şeklinde bir yaklaşım vardı.”
***
“Buradaki sorun, Türkiye’nin bunun geleceğini bilmiyor olmasıydı.
Dolayısıyla asıl mesele, güçlü bir orduya ve güçlü bir hava kuvvetine sahip Türkiye gibi bir ülkeye önceden haber verilmeden hareket edilmesi.
İsrail ile Türkiye arasındaki bu zor siyasi söylem — bu arada benim görüşüme göre bunun büyük bölümü siyaset — ancak İsrail jetleri Türkiye sınırına 80 kilometre kadar yaklaşmış olmasına kadar ilerledi ve Türkiye’ye önceden haber verilmedi.”
“Bunu hepinizin oturup konuşabileceği bir masaya geri getirelim. Birbirinizle sorunlarınız varsa, tamam.
Ancak askeri eylemlerden ve sürprizlerden kaçınmak hedefimiz. Yapmaya çalıştığımız tek şey, herkesi yeniden masaya getirmek.”
Yani zaten hedef Türkiye'nin varlığı.
Suriye senin alanın değil" diyor.
Açıkça "gelme" demiş.
Dinlemeyince harekete geçiyor.
Neyini haber verecek?
Barrack, en azından Türkiye "bize gelmeyecekler, operasyon Suriye ile sınırlı" diye bilir ve cevap vermez demek istiyor.
***
“İsrail akıllı bir ülke. Dünyanın en iyi istihbarat teşkilatlarından birine sahip. Hepimizin onlara büyük saygısı var.
Aynı zamanda bir seçim sürecinde olduklarını da biliyoruz. Her yerde karşılarına çıkan ve talihsiz şekilde bu tür meselelerin, tüm bu konularda irrasyonel kararlar almalarına yol açabileceğinin de farkındayız.
Bununla başa çıkmanın yolu, bağımsız hareket etmek yerine Türkiye ile ister arka kanallardan ister açık diplomatik kanallardan görüşmek.”
ABD elçisi Tom Barrack saldırının "İsrail, Türkiye ve Suriye arasında doğrudan bir askeri çatışmaya hızla tırmanma riski" taşıdığını daha önce de belirtti.
Ve önceden uyarılmayan Türk kuvvetlerinin, saldırıya uğradıklarını düşünerek makul bir şekilde kendi jetlerini havalandırabileceğini söylemişti.
***
Hesap hatasını önlemek için 7/24 İbranice, Arapça, İngilizce,
Türkiye Suriye'de Suriye'nin talebi ile bulunuyor.
İsrail’in, Türkiye’nin Suriye’deki varlığından duyduğu rahatsızlık nedeniyle asker konuşlandırması veya eğitim ekibi göndermesi gibi adımlara tepki vermesi teamüllere aykırı.
İsrailli yetkililer Barrack'ın kendisine giderek daha düşmanca yaklaşıyor.
Birkaç yayın organı Kudüs'ün onu "Erdoğan'ın adamı" olarak gördüğünü belirtiyor.
Türkiye'yi bir tehdit değil, yükselen ve meşru bir bölgesel güç olarak ele alan bir dünya görüşüne sahip olduğunun altını çiziyor.
***
Barrack her fırsatta olabilecek felaketleri de tekrar ediyor.
"İsrail’in Suriye’ye düzenlediği saldırı, Türkiye ile neredeyse doğrudan bir askeri çatışmaya yol açıyordu.
İsrail, Türkiye’nin Suriye’deki bir hava üssüne askeri unsurlar konuşlandırıyor olabileceğine dair istihbarat aldı.
Bu bilgi ABD’ye iletildi. Washington iddiayı kontrol etti ve doğru olmadığını İsrail’e bildirdi.
Buna rağmen İsrail saldırıyı gerçekleştirmeye karar verdi ve ABD’ye önceden haber vermedi.
İsrail, ABD’nin Türkiye’yi önceden uyarabileceği endişesiyle operasyonu Washington’dan da gizledi."
Barrack Türkiye'nin değerlendirmelerine de yer verdi:
"Türkiye, İsrail savaş uçaklarının kendi sınırına doğru yaklaştığını fark etti.
Uçakların nereye ve ne amaçla gittiği bilinmediği için Türk ordusu ve hükûmeti, savaş uçaklarını havalandırıp havalandırmamayı değerlendirdi.
Türkiye sonunda savaş uçaklarını havalandırmamayı tercih etti ve olası bir çatışmanın önüne geçildi.
Tom Barrack, İsrail’in neden böyle bir risk aldığına ilişkin ihtimallerden birini, “Belki de İsrail, Türkiye’yi askeri karşılık vermeye kışkırtmaya çalışıyordu” sözleriyle anlattı.
İsrail ancak Trump'ın izin verdiği sınırlar içinde hareket eden bir ABD "uydusu" mu yoksa ABD mi İsrail tarafından yönetiliyor bilmiyoruz.
Şimdilik ABD'de Netanyahu Trump'ı "manipüle ettiği" için suçlanmakta.
İran savaşı da stratejik bir başarısızlık olarak algılandı.
Barrack'ın "bir dahaki sefere" İsrail'in Türkiyeyi uyarması gerektiğini söylemesi, Suriye'de meydanı Türkiye'ye bırakmayacaklarını gösteriyor.