Demokrasinin yolu İmralı’dan geçmez!

Ruşen Çakır yazdı. Öcalan ‘Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer’ demiş…

Ülkenin gündemine bomba gibi düştü. Öcalan’ın söylediklerinin tercümesi şu:

Demokrasinin anahtarı bende!... Türkiye gerçek anlamda demokrasiyle buluşmak istiyorsa özgürlüğümü verin, özgürlük de yetmez statü verin!

Bu sözlerini okuyunca bu ne ego demekten kendimi alamadım!..

Geçenlerde yazdım (19 Ağustos tarihli yazım) Adalet için Kandil’i mi bekleyeceğiz diye sordum…

Niye sordum?

Çünkü, MHP Genel Başkanı çerçevece yasa yürürlüğe girdikten sonra AİHM kararlarının uygulanabileceğini söyledi…

Çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi Kandil’in silahları tamamen bırakmasına bağlı değil mi?

Evet…

Anayasa’da yazılı olduğu halde AHİM ve AYM kararları uygulanmıyor. Adalet tecelli etmiyor. Adalet için Kandil’e mi muhtacız demem yanlış değil… Kandil’in atacağı adımı mı bekliyoruz demem normal değil mi?

Demokrasi için İmralı’ya muhtaç olmamamız gerekir!.. İmralı’dan medet ummamamız gerekir…

Altını çiziyorum…

Adalet için Kandil’deki terör baronlarının, demokrasi için de İmralı’dakinin gözünün içine mi bakacağız?

Öcalan’ın demokrasi benden geçer anlamına gelen sözünü iktidar yalanlamadı. Ruşen Çakır şubat ayında yapılan görüşmenin tutanağından çıkarmış. DEM dün açıklama yaptı…

Öcalan’ın böyle bir sözü var demedi, yok da demedi…

Pek ne dedi?

Bu tür açıklamalara itibar etmeyin, görüşme notu adıyla paylaşılan metinlere bazı eklemeler yapıldığını belirtti…

Açıklığa kavuşturmamız gereken soru şu: Öcalan; demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer dedi mi demedi mi?

Niye bu kadar önemli diyeceksiniz?

Öcalan bu ifadeyi sarf etmişse; muhalefetin diğer katmanları, muhalif olduğu için acı çekenler, cezaevine düşenler beni ilgilendirmiyor, iktidar bana özgürlüğümü versinler, kimsenin yüzene bakmam demiş oluyor…

İktidarla, AKP ile MHP ile aynı frekansta buluşmuş oluyor!..

Ben de diyorum ki…

Ne adalet için ne yüksek mahkeme kararlarının uygulanması için Kandil’e… Ne de demokrasinin sınırlarının genişletilmesi için İmralı’ya muhtaç olalım…

Benim tavrım açık ve net… Öcalan’a statü verilir, verilmez. Barış koordinatörü, silahsızlandırma koordinatörü, siyasallaşma koordinatörü yapılır mı yapılmaz mı bilemem…

Gerçi, bana biraz zor geliyor…

Ama bildiğim şu: Demokrasi İmralı’dan geçmez!..

AİHM