S-400 olmasaydı 30-40 arası F-35'imiz vardı

Uğur ERGAN

Kasım 2015’te Suriye sınır hattında düşürülen Rus savaş uçağı için adeta kan parası öder gibi, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alarak kendi ayağımıza kurşun sıktık.

Herkesin bildiği sonuç ortada:

Birinci Trump döneminde F-35 programından çıkarılıp, 1.4 milyar dolarımıza el konulduğu yetmezmiş gibi, CAATSA yaptırımlarına maruz kalarak İran, Rusya, Kuzey Kore gibi ABD’nin hasmı ülkeler sınıfına girdik.

S-400’lerin başımıza bela olduğunu 7 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra ancak anladık.

Türkiye’nin yeniden F-35 üretim programına dönmesi neredeyse imkansız.

En azından parasını ödediğimiz F-35’leri alalım derdindeyiz ancak bunun için de S-400’lerden kurtulmak şart.

Ortalıkta kelepir fiyatına satılık S-400 var ama almak için Rusya’nın satışa onay vermesi gerekiyor.

Hatırlayın, ABD Başkanı Trump NATO Zirvesi için geldiği Ankara’da “Türkiye’yi CAATSA’dan çıkaracağız, F-35’leri vereceğiz” diye atıp, tutunca, birileri de gaza gelmişti.

Biz “Evet gizlice bazı görüşmeler yapılmış ancak henüz S-400’lerin satışında bir gelişme yok” dediğimiz gün, iktidarın yarı resmi yayın organında, S-400’ler Körfez ülkelerinden birine sattırılmış, anlaşmanın da 10 Temmuz’da açıklanacağı yazılmıştı.

O günden beri Türk milleti anlaşma metnini bekliyor.

Bu arada laf aramızda, böyle salladıkları için Saray’dan bayağı bir fırça yediklerini de duydum.

29 Temmuz’da bu köşede çıkan yazımızda, Türkiye’nin S-400’lerden kurtulmak istediğinin son derece açık olduğunu, ancak düğümün Washington’dan daha çok Moskova’da çözüleceğini ifade etmiştik.

Ancak düğümün çözülmesi şu sıralar biraz zor gibi görünüyor.

İktidar medyasında karşınıza çıkmaz ama, Rusya-Ukrayna savaşında Ankara’nın Kiev’den yana belirgin bir tavır takınması, ABD’nin Ukrayna’ya silah sevkiyatını Türkiye üzerinden yapma planları, Türkiye’nin de Ukrayna’ya ağır silahlar satma girişimleri Ankara ile Moskova arasında soğuk rüzgarların esmesine neden oluyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, söz konusu planlar için Ankara ve Washington’dan resmi açıklama istediklerini açıkladı.

Rusya medyasında da hemen her gün, Türkiye karşıtı yorumlardan geçilmiyor.

Böyle bir ortamda Rusya, Türkiye’nin elindeki S-400’lerin satışına onay verir mi, ciddi bir soru işareti.

İsrail, İbrahim Anlaşmaları’na katılmış ve Türkiye karşıtı ittifak içinde tuttuğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin S-400’leri satın almasına izin verir mi, bu da bir başka soru.

Yazının sonuna doğru aklıma geldi.

Eğer Türkiye S-400 macerasına girmesiydi ve 21 Haziran 2018’de bizzat şahit olduğum Fort Worth’da Lockheed Martin tesislerinde ilk teslimat töreni yapılan F-35’lerden şimdi kaç tanesine sahip olurdu?

Bildiğiniz tüm yapay zeka sistemlerine sordum.

Hepsinden gelen cevap aşağı yukarı benzer:

“Türkiye programda kalmış olsa ve herşey planlandığı gibi gitseydi, Ağustos 2026 itibariyle 30-40 arası F-35A savaş uçağına sahip olurdu.”

O zaman geçen hafta sorduğumuz soruyu bir daha hatırlatalım:

“Türkiye’ye karşı dikleşmesinde en çok İsrail Hava Kuvvetleri’nin gücüne güvenen soykırımcı Netenyahu, F-35’lere sahip Türkiye’ye karşı böyle davranabilir miydi?”

Türkiye F-35