Kan gölüne çevirdi, binlerce sivili öldürdü: ABD Irak’tan askerini çekiyor

Irak'ı 2003'te işgal eden ABD 30 Eylül itibarıyla bu ülkedeki askeri varlığını sona erdireceğini açıkladı. Yani tam 23 yıl sonra geride insan hakları ihlalleri, savaş suçları bırakarak kana buladığı toprakları terkediyor ABD.

Bugün unutulmuşluğa terk edilmiş büyük insanlık suçları işledi Irak’ta ABD. Mart 2003-Aralık 2011 tarihleri arasında hem işgal sırasında hem de sonrasında belgelenmiş, askeri ya da sivil mahkemelerde ele alınmış çok ciddi ihlaller sözkonusu. Bazılarının failleri mahkum edilse de bazılarının cezaları düşürüldü. Açılan kimi soruşturmalar da yetersiz kaldı.

Belgelenmiş vakalardan en bilineni Bağdat yakınlarındaki Ebu Gureyb hapishanesinde ABD askerleri ile ABD’li istihbarat mensuplarınca tutuklulara yönelik insanlık dışı uygulamalardı. Mahkumları üst üste çırılçıplak yığma, cinsel taciz, dayak, elektrik verme gibi işkenceler sonucu Manadel el Cemadi adlı bir mahkum ölmüş, on bir asker mahkûm edilmiş ancak üst düzey yetkililer yargılanmamıştı.

10 Kasım 2005’te meydana gelen Haditha Katliamı da unutulmazlar arasındadır. ABD askerleri Haditha’da 24 sivili (kadınlar, çocuklar, yaşlılar dahil) öldürmüş, beş üniversite öğrencisini araçlarından indirip vurmuş, daha sonra da evlerine gidip ailelerini katletmişti. ABD’li yetkililer ölümleri atılan bir bombaya bağlasa da gerçek ortaya çıkınca sekiz asker yargılanmış(!) ama hepsi beraat etmişlerdi.

ABD askerlerinin vahşetlerinin en korkunçlarından biri de Mahmudiya’da Abeer Kasım el Cenabi adlı 14 yaşındaki kız çocuğuna 101. Hava İndirme Tümeni askerlerince tecavüz edilmesi, onunla birlikte annesi, babası ile kız kardeşinin de öldürülmesiydi. Katiller cesetleri yakmaya da çalışmıştı.

ABD adına çalışan Blackwater adlı özel güvenlik şirketinin mensupları da Bağdat’ta 14 silahsız sivili öldürmüş, onlarca sivili yaralamıştı. Nisour Meydanı katliamı olarak bilinen olayın faili olan dört kişi ABD federal mahkemesinde mahkûm edilmiş, sonradan cezaları indirilmişti.

Bunlar belgelenen, kanıtlanabilen insan hakları ihlalleri ya da savaş suçları. Belgelenemeyen onlarca vahşeti var ABD’li asker ya da sivil personelin.

Ünlü Amerikan dergisi New Yorker’in ulaştığı sonuçlara göre Irak’ta (Afganistan’da da) 781 savaş suçu iddiası vardı. Bunların en az yüzde 65’i “suç oluşmadığı” gerekçesiyle kapatıldı. Suç sayılan 151 vakada 572 failden yalnızca 127’si mahkûm edildi; cezalar çoğu zaman kısa hapislik veya idari (rütbe düşürme, görev) düzeyde kaldı. Vakaların büyük kısmı Irak’taydı.

Iraq Body Count analizlerine göre 2003 sonrası belgelenmiş sivil ölümler 200 bini aşmıştı. Kimi verilere göre sayı daha yüksekti. 2003-2008 döneminde doğrudan şiddet ölümlerinin yaklaşık yüzde 12’si koalisyon güçlerine aitti, yüzde 74’ü ise faili belirsiz olarak kabul edildi. Felluce’de 2004’de de ABD ordusunun “beyaz fosfor” kullandığı iddiası uzun zaman ABD yetkililerince reddedilmesine ragmen, Pentagon tarafından kabul edilmiş, beyaz fosfor kullanımı “düşman savaşçılara karşı yanıcı silah” olarak savunulmuştu. ABD’ye göre beyaz fosfor kullanımı uluslararası sözleşmelerce yasaklanmamıştı. Aynı ABD Suriye’de Beşar Esad yönetiminin Beyaz Fosfor kullandığı için uluslararası mahkemelerde yargılnamasını savunacaktı sonradan.

Bütün bunlar bir yana ABD’nin Irak işgali aslında BM Güvenlik Konseyi onayı olmadan gerçekleştirildiği için “yasadışı”ydı. Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan durumu uluslararası hukuka aykırı olarak nitelemişti.

Şimdi, kana, acıya, ölümlere boğduğu Irak’tan çekiliyor ABD.

Bari bunları unutmayalım, unutturmayalım.

Irak ABD