Saray aklı ne kurguluyor?

Türkiye’nin ilk kadın yazarlarından Cahide hanım.. Osmanlı döneminde doğduğu için kitaplarını “Cahit Uçuk” adıyla bastırmıştı.
Osmanlı’nın son Cumhuriyet’in de ilk yıllarını anlattığı “Bir İmparatorluk çökerken” isimli biyografik yapıtını okurken rastlamıştım.
Hatırladığım kadarıyla Karadeniz bölgesinde bir kasabada yaşarken bir akşam havai fişekler patlar. Nedenini sorup öğrenir.. Meraklı kasabalılara da anlatır: “Cumhuriyet ilan edildi..”
Kasabalılar pek sevinip alkışlar: “Çok yaşa padişahım!”


Sevimsiz büyükelçileri Barrack’tan da anladığımız kadarıyla ABD’nin bizimle ilgili projesi tam da bu: Başımızda 21.yüzyıl padişahıyla bir islam cumhuriyeti. Barrack efendinin ifadesiyle,


“Orta Doğu'da işe yarayan güçlü liderlik ve merhametli monarşi..”


Saray.. Ve Bay Kemal’in en eski yol arkadaşlarından birinin tanımıyla DEVLET AKLI şimdi bunu kurguluyor. Yanında Atatürkçülerin ve Alevilerin itibar edip inanacağını düşündüğü Kılıçdaroğlu ile birlikte..


*. *. *


Tamam, kurgu bu da.. Kurgu hayata geçirilinceye kadar ortada hala bir Anayasa, yasalar ve işlevi yok edilmeye çalışılsa da Meclis yok mu!
Anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Kılıçdaroğlu’na nasıl CHP Genel Başkanı muamelesi yapılıyor!
YSK mazbata vermemiş.. Yani yasalarımıza göre Bay Kemal genel başkan değil. En azından “seçilmiş başkan” değil.

Bu nedenle CHP adına hiçbir karar veremez. Hatta önemli hukukçulara göre partinin kasasından tek kuruş harcayamaz, harcama talimatı veremez. Aksi takdirde ağır hapis talebiyle bile suçlanabilir.

Bu konudaki tutumunu şimdilik bilmiyoruz.
Ama bir başka ve belki daha vahim talimatını biliyoruz.
Çalışanları işten attırıyor.
Kod şu bu.. Bulmuşlar bir madde, ona dayanarak aralarında gazetecilerin de olduğu çalışanları kapı dışarı ettiriyor.

Maddenin o çalışanların durumuna uygun olup olmadığını bilmiyorum. Bilmek ihtiyacı da hissetmiyorum.

Zira iş yasalarının, grev hakkı meselesinin sermaye lehine hazırlanıp yorumlandığını elbette biliyoruz. Bunun sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir siyasetçi tarafından.. Üstelik yetkisi olmadan uygulamaya sokulduğunu ise ilk kez görüyoruz.

Sevgili gençler, umarım durumun farkında olan avukatlar yardımınıza koşmuştur. Ben de birkaç avukatla konuştum.. Aynı şeyi söylediler: “Derhal dava açsınlar ve tazminat talebinde bulunsunlar..”


Öyle arkalarına devlet gücünü, Saray efradını alarak bağcıyı dövüp bağa çökemezler..
Burası ne kabile devleti ne muz cumhuriyeti!
Dava açın. Hakkınızı alın.

*. *. *

Toplumun, bizlerin de elbette çok alacağı var: Hukukta.. Ekonomide.. Eğitimde.. Neşemizde..
Elimizde ne varsa aldılar. Yoksul, eğitimsiz, iş kaygısı ile geleceksiz bir toplum yarattılar.
Düğmeye kim bastı, yeni rejimi kim tasarladı biliyoruz.


2015 seçimlerinde AKP ciddi oy kaybı yaşayınca fiili durum yaratılarak, önce seçim yenilendi sonra da başımıza tek adam rejimi bela edildi.

Şimdi de malum tek adam için yine bir fiili durum yaratılıyor. Bu kez Kılıçdaroğlu sanki bu konuda yargı kararı varmış.. Sanki mazbata verilmiş gibi.. “DE FACTO” koltuğa oturtuluyor.
TBMM Başkanından, Anıtkabir görevlilerine “özel” Özgür Özel talimatı veren TSK kadrosuna kadar her kurum ve herkes suça ortak oluyor.

Sadece bu bahiste değil, hemen her başlıkta, “suç da, dolayısıyla kaybetme korkusu da” çok büyük.

Bugüne kadar olmaz denilen neleri yaptıklarını gördük. Neler yapabileceklerinin de farkındayız.

Bu yüzden mayınlı tarlada yürür gibi ilerlemek zorundayız.
Özellikle biz gazeteciler..

Mesela;

Gündemar diye bir araştırma şirketi 60 ilde anket yapmış. Buna göre Özgür Özel ve yoldaşları CHP’den ayrılıp yeni bir parti kurarsa Kılıçdaroğlu CHP’sini gömüyor.. Dahası AKP’yi de ezip geçiyormuş.

Ciddi ciddi haber yapmışlar.

Yeni bir parti nasıl, hangi parayla kurulur? Baskın bir seçime nasıl hazır olur?
Daha önemlisi seçmen -hele medyanın yüzde 95’i Saray’ın kontrolünde iken- yeni partiden ne ölçüde haberdar olur?

Devletin tüm kurumlarını elinde tutan Saray’ın seçmene vaatleriyle nasıl başa çıkar?
Şaka mısınız!

Özgür Özel ankete bakacak da “hadi arkadaşlar YENİ PARTİ’ye gidelim” diyecek.. Öyle mi!


*. *. *


t24’te deneyimli gazeteci Cansu Çamlıbel yapmış yine yapacağını.. Kılıçdaroğlu’nun SSK’dan siyasete 45 yıllık yol arkadaşı Bülent Kuşoğlu ile konuşmuş. Okumanızı öneririm ama buraya sadece bugünü anlatan önemli bir kısmını not düşeceğim:


“Tarihsel gelişime bakarsak; devlet aklı Osmanlı’dan bugüne Türkiye’de hep etkili oldu. Onun için Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda. (..) Çok hassas bir dönem. Devletin içinde mücadele var, AKP’nin içinde mücadele var, MHP’nin içinde mücadele var. Böyle bir ortamda CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı? Bunları da bilmemiz lazım..”


Söyleşi, internet sitesinde “DEVLET AKLI BİR ŞEYLER KURGULUYOR” başlığıyla sunulmuş. Elbette Devlet derken “kimin” kastedildiği belirtilmeden..

Gerek de yok aslında.. Herkes Erdoğan’ın tam yetkiyle devlet gücünü kullandığını biliyor.
Eminim Bay Kemal daha fazlasını da biliyor ve öğreniyor.

Mesele, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı için yola çıkarken, zihnini imkansızlıklara değil halkı nasıl ikna edeceğine odakladığını hatırlamak.

Sadece Özgür Özel ve partililerin değil bizlerin de gerekirse kapı kapı dolaşıp gerçekleri yüz yüze anlatmamızın Cumhuriyete karşı görevimiz olduğunu bilmek..
Tam yüzyıldır gittiğimiz sandığa tekme atılmasını engellemek..

Kemal Kılıçdaroğlu Mutlak butlan