'En kısa zamanda kurultay'

Gündem yine CHP’deki gelişmeler.

Kemal Kılıçdaroğlu, dün Parti Meclisi’ni toplayacaktı; olmadı. Toplantı belirsiz bir tarihe ötelendi. Çoğunluğun Özgür Özel’den yana olmasından ötürü iptal edildiği ileri sürülüyor. Kılıçdaroğlu cephesinde dün beklenen bir diğer gelişme, Merkez Yönetim Kurulu’nun açıklanmasıydı. Ancak Kılıçdaroğlu, a takımını açıklamayı ilerleyen günlere bıraktı.

Günün kazananı, Özgür Özel cephesi oldu.

Üç kazanım birden elde ettiler.

Bir…

TBMM, CHP’nin grup toplantısını gündeme aldı. Özel, bugün saat 13.30’da milletvekillerine ve partililere seslenecek. Kılıçdaroğlu’na TBMM kürsüsünden yanıt verecek. CHP’yi geri alacakları güne kadar Özel ve arkadaşlarının yeni merkezi, TBMM olacak.

Salıcı da kurultay istiyor

İki…

CHP’li 111 milletvekili ortak bildiri yayınlayarak, 12 Temmuz’da olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. İmza veren milletvekilleri arasında Gürsel Erol, Engin Altay, Ali Öztunç, Uğur Bayraktutan ve Tuncay Özkan gibi muhalifler var.

27 milletvekili ise imza atmadı.

Bu demek değil ki, 27 milletvekilinin tümü kurultaya olumsuz bakıyor. İçlerinde butlan kararı verildiği gün olağanüstü kurultay çağrısı yapan Oğuz Kaan Salıcı da var.

Neden bildiriyi imzalamadığını sordum.

Salıcı, şunları söyledi:

“Bildiri bana iletildiğinde arkadaşlar ‘Zaten 110 kişi imzaladı’ dedi. Yani en son arananlardan biriyim. O saatten sonra bildiride değişiklik yapma imkanı kalmamıştı.”

Hangi ifadeye karşı çıktığını sordum.

“25 Temmuz’a kadar kurultay yapılmaması halinde seçimlere girememe riskinin bulunduğu, bu yüzden 12 Temmuz’da olağanüstü kurultay yapılması gerektiği” ifadesine katılmadığını belirtiyor. “12 Temmuz’da kurultay yapmazsak hiç yapamayacakmışız gibi bir yoruma kapı aralanıyor. Diyelim, eylülde oldu, sahiplenmeyecek miyiz” diye soruyor.

111 milletvekilinin kurultay istemesi, Kılıçdaroğlu ile hizalanmayı reddettikleri anlamına gelir.

Özel, Kılıçdaroğlu tarafından belirlenen parlemento grubunun yüzde 80’ini arkasına alarak, gücünü katmerlemiş sayılır.

718 delege imza verdi, hedef 900

Üç…

Özel cephesi dün 718 delegenin imzasını topladı.

Özel’in Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, rakamı 880-900’e çıkaracaklarını söylüyor.

Tedbir kararı bulunan İstanbul delegasyonu ile disiplin kaynaklı delegelikleri düşen 18 kişiyi hariç tuttuklarını ifade ediyor. 1134 delegeden sadece 250’sinin imza vermeyebileceğini iddia ediyor.

Bu arada, akşam saatlerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin 38. kurultayında oy kullanan delegeler ve birinci derece yakınlarının MASAK raporlarını, banka hesap hareketlerini ve SGK kayıtlarını istedi.

Aytekin, savcılığın bu hamlesi için “Belli ki imza toplanmasını yavaşlatma ve durdurma amaçlı” iddiasında bulunuyor.

Kılıçdaroğlu’na tepki var

Kurultay için bugün imza verecek delegeler içinde Gürsel Erol, Engin Altay ve Ali Öztunç da var. Birlikte hareket eden üç milletvekili, Özel’in muhalifi olarak biliniyor.

Ancak Erol ve Öztunç, butlan çıktıktan sonra Kılıçdaroğlu’nun MYK’sına girmeyi reddetti.

Dün Erol ile CHP’deki süreci konuştuk.

Erol, neden 111 milletvekiliyle birlikte bildiriye imza atmadığını şöyle açıklıyor:

“Benim imza verme gerekçem, partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkma düşüncesidir. Partimiz kriz ve kaosta. Kriz ve kaostan çıkışı, bir an önce kurultayın toplanmasında görüyorum. Krizden çıkmanın yolu kurultaydır. En kısa sürede toplansın.”

Gürsel Tekin’in yeni delegeyle kurultaya gitmek gerektiğine ve sürecin yedi ayı bulabileceğine dair yorumunu hatırlattım.

Erol, şu yanıtı veriyor:

“Mahkeme kurultay takvimini iptal etmedi. Kurultayı iptal etti. Kurultay tarihinden bir gün öncesine götürdüğü için seçilmiş delegelerle kurultay yapabilirsiniz. Yeni bir delege seçemezsiniz.”

Erol, tabanda Kılıçdaroğlu’na yönelik, kurultay tarihini açıklamamasından kaynaklı bir tepkinin olduğunu ifade ediyor.

Tepkinin CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesiyle yoğunlaştığını anlatıyor. “Polis zoruyla genel merkez boşaltıldı algısı yaratılmayabilirdi. Bu, parti kültürümüze ve tarihimize uygun değil. Doğal olarak biz de tepki verdik” diyor.

Bir grup milletvekili ve yüzlerce kişinin CHP’ye yürümesinden, olaydan önce bilgi sahibi olmadığını anlatıyor. “Bilgim olsaydı engellemek için elimden gelen her şeyi yapardım” diyor.

Erol, üzerine “Satılık haram araç” yazılı iki aracın CHP Genel Merkezi önünde sergilenmesini doğru bulmuyor.

Erol, şöyle konuşuyor:

“Şaibe varsa sessiz sedasız satar, o parayı Hazine'ye yatırırsın. Kamu zararı varsa aktarılacak yer Hazine’dir. Bunlar arkadaşların ayaküstü aldığı kararlar.”

Biraraya getirme önerisi

Kılıçdaroğlu ile genel başkanlığa atandığı günden bu yana yüz yüze görüşmediğini, ancak telefonla konuştuğunu, görüşmelerde “Bu sürecin daha makul ve karşılıklı diyalog içerisinde gitmesini gerekir” dediğini anlatıyor.

Özel cephesine de bu tavsiyede bulunduğunu vurgulayan Erol, “Sonuç itibariyle uzlaşma ortamı yakalayamadık. Süreç kötü gidiyor. Belli noktaya geldikten sonra kimin haklı veya haksız olup olmadığının değerlendirmesi yapılmayacak. Toplum hepimizi ayıplayacak” diyor.

Erol, gerekirse arabuluculuk rolü üstlenebileceklerini anlatıyor. Özel ve Kılıçdaroğlu’nun bir aracıya ihtiyaç duymaksızın görüşebilecek müktesebatlarının olduğunu anlatıyor.

Erol, şöyle diyor:

“Tarafları biraraya getirme mücadelesini vermeliyiz. Karşılıklı hatalar yapılıyor. İyi niyet çerçevesinde iş çözülmeli. Özgür Bey, Kemal Beyin grup başkanvekiliydi. Kemal Bey de Özgür Beyin genel başkanıydı. Aslında bize ihtiyaç yok. İkisi birbirini arayabilmeli. Süreç birlikte planlanmamalı. Örneğin, kurultayla ilgili imza vereceğiz. Ama mahkeme “Karar kesinleşinceye kadar kurultayı toplayamazsanız’ derse ne yapacağız? Kaos mu yaşayacağız? Özgür Bey ve Kemal Beyin ortak iradeyi ortaya koymaları lazım. Mesele, genel merkezi kimin yönettiği değil, CHP’nin kamuoyunda yıpranmış olması.”

Özgürcü-Kemalci ayrımı

Erol, tabanın Özgürcü-Kemalci diye bölündüğünü öne sürüyor. Anlamsız bir kutuplaşmanın baş gösterdiğini belirtiyor.

Özel’in seçmenlerde ilgi ve destek gördüğünü kabul ediyor.

Ancak yeni partiye bütün kapıları kapatıyor.

Erol:

“CHP’nin çatısı altında yeni partiyi tartışmak partinin tarihini ve kültürünü bilmemektir. Haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayabiliriz. Ne olursa olsun, CHP bölünmemeli. Bu partide genel başkanlar gelip geçicidir. Kalıcı olan, partimizin kurumsal kimliğidir. Mücadele verilecekse parti içi muhalefet de olur. CHP kültüründe bu var. Bu demek değildir ki, parti kuralım, başka yere gidelim. Ne başka partiye geçmeyi düşünürüm ne başka partiden aday olurum.”

CHP Kurultay Mutlak butlan Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu