Gezi'den bugüne.. Ne değişti?

1 Haziran 2013.. Daha dün gibi değil mi! Oysa milyonlarca insanın hafızasına kazınan Gezi Günleri’nin üzerinden 13 yıl geçmiş. Geçmiş ama hiç unutulmamış.
En başta da Gezi’yi hükümete darbe diye yorumlayan ya da sahiden “birileri tarafından öyle olduğuna” inandırılan Erdoğan unutamamış.
Daha önce yazmıştım.


MİT Müsteşarı Emre Taner, Gülen Cemaati’nin Erdoğan’ı “size suikast düzenleyecekler” diye korkuttuğunu.. Kendisinin aksine ikna edemediğini anlatmıştı.

Cemaat mensubu zabıtaların yaptıkları, aslında kimden korkulması gerektiğini, bir avuç gencin parkı korumak için kurduğu çadırları yakarak göstermişti.
Erdoğan belli ki yine aynı kaynakların yönlendirmesiyle işleri çığırından çıkardı. Gençlerin, çocukların üzerine kurşun yağdırıldı.


İşte o günlerde ansızın bir duyum kitleleri heyecanlandırdı. CHP teşkilatı, Kılıçdaroğlu başkanlığında Anadolu yakasından gelerek Gezi’ye gidecekti.
Heyecan kısa sürdü. CHP “bu meseleye karışmama” kararı almıştı.

Gezi'den bugüne.. Ne değişti? - Resim : 1


Benim gibi “kimse çağırmadan” bayrağını kapıp Gezi’ye koşan binlerce kişi hayal kırıklığına uğramış.. Ve daha sonra kendisini bir anda kaosun ortasında bulmuştu.
Sonrası malum.

*. *. *
Neden mi anlattım bunları! Hafızanızda hala çok taze, biliyorum. Ama hem yıldönümünde yitirdiğimiz, sakat kalan evlatlarımızı anmak.. Hem de o günlerde çok tartışılan bir konuya “BUGÜNDEN” bakmak için.
Şunu konuşup tartışmıştık.

Türkiye’nin bir il hariç her ili ve köşesinde binlerce kişiyi “özgürlük” sloganı ile sokağa söken o muazzam dalga ne olmuştu da sönüvermişti?

Bugünlerde AKP’li isimlerin bile toplumda dipten gelen dalgayı konuştuğunu biliyoruz.
Peki tarih tekerrür mü edecek?

Yoksa Erdoğan yine dalgalarda sörf yapıp koltuğuna yeniden mi oturacak?

13 yıl öncesinin analizi, günümüzde çok daha kritik.. Çok daha yakıcı..

Ben 13 yıl önce şunu savunuyordum: Toplumsal olaylar elbette belirleyici öneme sahiptir.
Ne var ki, o durumu yönlendiren, yöneten bir siyasi hareket yoksa, tıpkı Gezi’de olduğu gibi dağılıp gidecektir.

Ne de olsa kitleleri bir arada tutan ideoloji, sınıfsal hareket, hatta dinsel motivasyon yoksa sonuç budur!

Herkesin, her grubun, kendi dünya görüşü çerçevesinde talep ettiği “ÖZGÜRLÜK” ve kitlesel heyecan işte ancak o kadar sürebilirdi. O kadar sürdü..

*. *. *
Oysa bugün, kitleleri harekete geçiren bir siyasi hareket ve o hareketin sunduğu bir hedef, bir paradigma var.

Günümüzdeki kalabalıkları 13 yıl öncesinden farklı kılan, işte bu.

Erdoğan belki bu kez korkmakta haklı. Çünkü bu bir iktidar yürüyüşü. O nedenle tüm düğmelere aynı anda basıyor. Kılıçdaroğlu’nun etrafına “FEDAİLERİ” ile bir duvar örerek, düştüğü çukurdan çıkmasını engelliyor.

Habire Saray medyasından söz etmek istemiyorum ama, iktidar cephesi adına oyunun / kumpasın çapını göstermesi adına not düşeceğim.

Malum, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tam bir kıskaçta. “Ya yanımıza geleceksin ya da Silivri’ye” mesajı verilip duruyor. Her cümlesi büyüteç altına alınıyor, yorumlanıyor.

Mansur Yavaş, AKP ile el sıkışacak diyenlerin hevesini kursağında bıraktı.. Ankara’daki -Kılıçdaroğlu buluşmasını ezip geçen- Güven Park’ta yoruma gerek bırakmayan bir konuşma yaptı:

“İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP’yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye’nin birikimini ve Cumhuriyet’in değerlerini hedef almaktadır.”

Daha bu sesin yankısı dinmeden, Saray’’ın fedailerinden Fuat Uğur, sosyal medyadan yanıt verdi:

“Mansur Yavaş safını belli etti. Ona geçmiş olsun.”

Bu üstü kapalı falan da değil, apaçık tehdit değilse nedir acaba? “GEÇMİŞ OLSUN” derken ne kastediyor, gazeteci rolündeki Fuat Uğur?

Ben de ona “BİLMUKABELE” desem mesela.. Uygun kaçmaz mı!

Geçmiş olsun Saray mensupları ve yandaşları.. Özgür Özel yola çıktı.. Sayenizde söyledikleri daha bir duyulur oldu. Hele Ankara’daki muazzam buluşmadan sonraki durak, Anıtkabir’in görüntüleri, görmeyenlerin de gözünü açtı. Paniğinizi artık fark etmeyen kalmadı.

GEÇMİŞ OLSUN!

Mutlak butlan Kemal Kılıçdaroğlu Özgür Özel Recep Tayyip Erdoğan