Amasra’da kız çocuğunu 36 erkek istismar etti

Düşünün…

Amasra’da 13 yaşındaki kız çocuğu 26’sı yetişkin, 10’u 18’den küçük olmak üzere en az 36 erkeğin istismarına uğruyor.

Kız çocuğunun ilişki kurduğu, birine “Sevgilim” dediği iki erkek, çevrelerini de bu istismara dahil ediyor.

İstismarcılar birbirini tanıyor.

Hatta ikili-üçlü istismarlar yaşanıyor.

Bir keresinde araç içinde jandarmaya yakalanıyorlar.

Nasıl oluyorsa…

Bartın’ın Karadeniz kıyısında 13.705 yurttaşın yaşadığı ilçede aylarca süren çocuk istismarını hiçbir yetkili fark etmiyor!

18 Nisan’da gelen ihbar

Bu skandal 18 Nisan’da Emniyet’e gönderilmiş isimsiz ihbarla gün yüzüne çıktı.

İhbara göre G.Ö. adlı kız çocuğu farklı isimlerle sosyal medyada hesaplar açıyor ve bu yolla tanıştığı kişiler tarafından istismara uğruyordu.

Savcılık derhal soruşturma başlattı.

G.Ö. bulundu.

Daha 13 yaşında…

Sekizinci sınıfta okuyor.

Annesi başka erkekle evlenince ablası ve ağabeyiyle yaşamaya başlamış.

Annesi T.Ö., kızının başına buyruk olduğunu, geceleri bir yerlere gittiğini, ancak nereye gittiğini söylemediğini, yaşından büyük erkeklerle görüştüğünü anlattı. U.Y. adlı erkeğin kızına yolladığı cinsel içerikli mesajı savcılığa sunarak, şikayetçi oldu.

‘Yanında kim varsa getiriyordu’

G.Ö.’nün 2 Mayıs’ta Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) ve 7 Mayıs’ta Adli Görüşme Odası’nda (AGO) ifadesi alındı. G.Ö., istismara uğradığını söyledi.

Bazıları ile birden çok kez…

Bazıları ile ikili ve üçlü şekilde…

Bazıları ile para karşılığı…

“Sevgilim” dediği A.R.Ç. ve B.E.T.’nin istismar etmeleri yetmezmiş gibi, çevrelerini de G.Ö. ile tanıştırmışlar!

Bir şüpheli, A.R.Ç. hakkında şöyle diyor:

“G.’ye cinsel ilişkiye girmesi için o an yanında kim varsa onu götürüyordu.”

G.Ö., ÇİM'deki ifadesinde, "Bu ilişkilerin hepsi rızam dahilinde oldu. Kimse bana para vermedi" dedi.

İfade sürerken sorulara daha fazla cevap vermek istemedi.

"Eve gitmek istiyorum" dedi.

Bağırdı ve ağladı.

5 gün sonra AGO'daki ifadesinde ise şunları söyledi:

"Beni zorla istismar etmek isteyen kimse olmadı. Yurtta kalmak istemiyorum. Kızlarla anlaşamıyorum, kavga ediyoruz. Bu davranışlarımdan rahatsız değilim. Şikayetçi değilim."

Bu görüşmeye ilişkin AGO raporunda G.Ö.'nün ihmal, istismar ve yeniden sömürü açısından yüksek risk grubunda olduğu vurgulandı.

En az 36 erkek

Adli Tıp’ta yapılan muayenesinde G.Ö.’nün istismara uğradığı ancak kızlık zarının yırtılmadığı, “bu durumun istismar edilmediğini göstermeyeceği” ifade edildi.

G.Ö.’nün ifadeleri ve sosyal medya yazışmaları doğrultusunda 26’sı yetişkin, yedisi 18 yaşından küçük, en az 36 erkek tarafından istismara maruz kaldığı tespit edildi.

Şüpheliler G.Ö. ile görüştüklerini ancak ilişkiye girmediklerini ileri sürdü. Bazıları G.Ö.’nün 13 yaşında göstermediğini savundu.

Şüpheliler cezaevine gönderildiler.

13 yaşında olduğunu biliyorlardı

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheliler G.Ö. ile sohbet ettiklerini söyleseler de yazışmalarda istismarın açık olduğu vurgulanıyor. Bütün şüphelilerin birbirlerini tanıdığı, A.R.Ç. ile B.E.T.’nin çevresinden oluştuğu belirtiliyor.

G.Ö.’nün sosyal medyada yaşından büyük paylaşımlar yapmış olsa da iletişime geçildiğinde küçük olduğunun anlaşıldığı belirtiliyor.

Bazı şüphelilerin G.Ö.’nün 13 yaşında olduğunu öğrenmelerine rağmen eylemlerini sürdürdükleri vurgulanarak,“Mağduru en az bir kez istismar ettikleri” anlatılıyor. Aynı kişilerin “Yakın çevresiyle birden fazla kişi olacak şekilde çocuğu istismar etmeye devam ettikleri” belirtiliyor.

İddianameden:

“Çocuğun birçok kez buluştuğu ve istismara uğradığı şahıslarla iki üç kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, kim tarafından kaç kez istismar edildiği hususlarını dahi artık hatırlamadığı…”

Yaptığı paylaşımların çocuğu istismara açık hale getirmeyeceği ifade ediliyor. Amasra’da 13.705 kişinin yaşadığı, çok az bir araştırmayla mağdurun çocuk olduğunun kolaylıkla anlaşılacağı vurgulanıyor.

Şüphelilerin çevirmeden kaçmaya çalıştıkları, çocukla buluşmalarını kimsenin görmesini ve bilmesini istemedikleri anlatılıyor. Çocuğun yaşının verdiği bilgisizlik, tedbirsizlik ve yaşadığı otorite boşluğundan yararlandıkları, eylemlerinin suç olduğunu bildikleri halde devam ettikleri kaydediliyor.

26 yetişkin hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamasıyla hazırlanan iddianame Bartın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. 10 suça sürüklenen çocuk hakkında açılacak ikinci dava da ilk yargılamayla birleştirilecek.

Soruşturmanın daha da genişlemesi bekleniyor.

G.Ö.’nün üvey babası ve ağabeyi tarafından kasten yaralandığına ilişkin bir soruşturma da sürüyor.

Efecan’ı ölüme iten polise soruşturma izni istendi

Geçen hafta “Dur ihtarına uymayan motosikletli kazada öldü” başlıklı haberin iç yüzünü anlatmıştım.

Olay 3 Mayıs’ta Muğla Köyceğiz-Fethiye karayolunda sabah 9 sularında meydana geliyor.

Haber ajanslarından gelen bilgiye göre:

41 yaşındaki trafik polisi E.S., kasksız, ehliyetsiz ve plakasız olduğu belirtilen Efecan Bayram’a dur ihtarında bulundu. Efecan, denetleme noktasında durmayıp kaçınca E.S., motosikletiyle takibe başladı. İddiaya göre “takip sırasında iki motosiklet birbiriyle temas edip devrildi.”

E.S., hafif yaralanırken…

Efecan can verdi.

Haberde böyle yazıyor.

Fakat kaza değil, bir cinayetti yaşananlar.

Umut Çeliksu’ya göre polis, yakın arkadaşı Efecan’ı takip edip bariyere sıkıştırmıştı. Polis, motorunu Efecan’ın motoruna kasıtlı değdirerek, çocuğun bariyerlere çarpmasına yol açmıştı.

S.Ö. ise polisin tutmak için Efecan’ın omzuna dokunduğunu, dengesini kaybeden çocuğun düşüp bariyere çarptığını kaydetti.

Gerçek böyle olduğu halde…

Kazadan sonra, Efecan’ın polis E.S.’nin sol ayağına çarptıktan sonra düşüp bariyere çarptığı yönünde gerçek dışı bir rapor düzenlendi. Rapor uyarınca Efecan kabahatli çıkarıldı.

Polis ne gözaltına alındı…

Ne de ifade verdi.

Köylü bir ailenin 11 yıl sonra tüp bebekle dünyaya getirdikleri biricik çocukları Efecan’ın hikayesini 8 Mayıs’ta kaleme alınca soruşturmanın seyri değişti.

Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığı, polis E.S. hakkında dün ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ iddiasıyla soruşturma açtı ve izin için Muğla Valiliği’ne başvurdu.

İzin yazısında olayı anı şu şekilde anlatılıyor:

“E.S.’nin ikazlara uymayarak kaçan motosikleti takip ve durdurmaya çalıştığı esnada manevra kurallarına uymayarak, yüksek hızda ilerleyen motosiklet sürücüsüne eli ile temas edip takibi güvenli mesafede bırakmayarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerde bulunduğu ve motosiklet sürücüsüne temas etmesi halinde dengesini kaybederek kaza yapabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği…”

Bayram Ailesi’nin avukatı Paşa Büyükkayaer, yargılamanın olası kastla öldürme suçundan yapılması gerektiğini savunuyor. Büyükkayaer, motosikletli polislerde kask ve yaka kamerasının bulunduğunu, bu görüntüleri isteyeceklerini belirtiyor.

Efecan’ı ölüme iten polise soruşturma izni istendi

Geçen hafta “Dur ihtarına uymayan motosikletli kazada öldü” başlıklı haberin iç yüzünü anlatmıştım.

Olay 3 Mayıs’ta Muğla Köyceğiz-Fethiye karayolunda sabah 9 sularında meydana geliyor.

Haber ajanslarından gelen bilgiye göre:

41 yaşındaki trafik polisi E.S., kasksız, ehliyetsiz ve plakasız olduğu belirtilen Efecan Bayram’a dur ihtarında bulundu. Efecan, denetleme noktasında durmayıp kaçınca E.S., motosikletiyle takibe başladı. İddiaya göre “takip sırasında iki motosiklet birbiriyle temas edip devrildi.”

E.S., hafif yaralanırken…

Efecan can verdi.

Haberde böyle yazıyor.

Fakat kaza değil, bir cinayetti yaşananlar.

Umut Çeliksu’ya göre polis, yakın arkadaşı Efecan’ı takip edip bariyere sıkıştırmıştı. Polis, motorunu Efecan’ın motoruna kasıtlı değdirerek, çocuğun bariyerlere çarpmasına yol açmıştı.

S.Ö. ise polisin tutmak için Efecan’ın omzuna dokunduğunu, dengesini kaybeden çocuğun düşüp bariyere çarptığını kaydetti.

Gerçek böyle olduğu halde…

Kazadan sonra, Efecan’ın polis E.S.’nin sol ayağına çarptıktan sonra düşüp bariyere çarptığı yönünde gerçek dışı bir rapor düzenlendi. Rapor uyarınca Efecan kabahatli çıkarıldı.

Polis ne gözaltına alındı…

Ne de ifade verdi.

Köylü bir ailenin 11 yıl sonra tüp bebekle dünyaya getirdikleri biricik çocukları Efecan’ın hikayesini 8 Mayıs’ta kaleme alınca soruşturmanın seyri değişti.

Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığı, polis E.S. hakkında dün ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ iddiasıyla soruşturma açtı ve izin için Muğla Valiliği’ne başvurdu.

İzin yazısında olayı anı şu şekilde anlatılıyor:

“E.S.’nin ikazlara uymayarak kaçan motosikleti takip ve durdurmaya çalıştığı esnada manevra kurallarına uymayarak, yüksek hızda ilerleyen motosiklet sürücüsüne eli ile temas edip takibi güvenli mesafede bırakmayarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerde bulunduğu ve motosiklet sürücüsüne temas etmesi halinde dengesini kaybederek kaza yapabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği…”

Bayram Ailesi’nin avukatı Paşa Büyükkayaer, yargılamanın olası kastla öldürme suçundan yapılması gerektiğini savunuyor. Büyükkayaer, motosikletli polislerde kask ve yaka kamerasının bulunduğunu, bu görüntüleri isteyeceklerini belirtiyor.

Efecan’ı ölüme iten polise soruşturma izni istendi

Geçen hafta “Dur ihtarına uymayan motosikletli kazada öldü” başlıklı haberin iç yüzünü anlatmıştım.

Olay 3 Mayıs’ta Muğla Köyceğiz-Fethiye karayolunda sabah 9 sularında meydana geliyor.

Haber ajanslarından gelen bilgiye göre:

41 yaşındaki trafik polisi E.S., kasksız, ehliyetsiz ve plakasız olduğu belirtilen Efecan Bayram’a dur ihtarında bulundu. Efecan, denetleme noktasında durmayıp kaçınca E.S., motosikletiyle takibe başladı. İddiaya göre “takip sırasında iki motosiklet birbiriyle temas edip devrildi.”

E.S., hafif yaralanırken…

Efecan can verdi.

Haberde böyle yazıyor.

Fakat kaza değil, bir cinayetti yaşananlar.

Umut Çeliksu’ya göre polis, yakın arkadaşı Efecan’ı takip edip bariyere sıkıştırmıştı. Polis, motorunu Efecan’ın motoruna kasıtlı değdirerek, çocuğun bariyerlere çarpmasına yol açmıştı.

S.Ö. ise polisin tutmak için Efecan’ın omzuna dokunduğunu, dengesini kaybeden çocuğun düşüp bariyere çarptığını kaydetti.

Gerçek böyle olduğu halde…

Kazadan sonra, Efecan’ın polis E.S.’nin sol ayağına çarptıktan sonra düşüp bariyere çarptığı yönünde gerçek dışı bir rapor düzenlendi. Rapor uyarınca Efecan kabahatli çıkarıldı.

Polis ne gözaltına alındı…

Ne de ifade verdi.

Köylü bir ailenin 11 yıl sonra tüp bebekle dünyaya getirdikleri biricik çocukları Efecan’ın hikayesini 8 Mayıs’ta kaleme alınca soruşturmanın seyri değişti.

Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığı, polis E.S. hakkında dün ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ iddiasıyla soruşturma açtı ve izin için Muğla Valiliği’ne başvurdu.

İzin yazısında olayı anı şu şekilde anlatılıyor:

“E.S.’nin ikazlara uymayarak kaçan motosikleti takip ve durdurmaya çalıştığı esnada manevra kurallarına uymayarak, yüksek hızda ilerleyen motosiklet sürücüsüne eli ile temas edip takibi güvenli mesafede bırakmayarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerde bulunduğu ve motosiklet sürücüsüne temas etmesi halinde dengesini kaybederek kaza yapabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği…”

Bayram Ailesi’nin avukatı Paşa Büyükkayaer, yargılamanın olası kastla öldürme suçundan yapılması gerektiğini savunuyor. Büyükkayaer, motosikletli polislerde kask ve yaka kamerasının bulunduğunu, bu görüntüleri isteyeceklerini belirtiyor.