İsmail Saymaz
Kaza değil, cinayet: Polis, Efecan’ı ölüme itti
“Dur ihtarına uymayan motosikletli kazada öldü.”
Haber ajansları 3 Mayıs’ta Muğla Köyceğiz-Fethiye karayolunun Beyobası Mahallesi yakınlarında sabah saat 9’da meydana gelen kazayı bu şekilde duyurdu.
Habere bakılırsa…
Gökova Bölge Trafik Amirliği’nde görevli 41 yaşındaki trafik polisi E.S., kasksız ve ehliyetsiz olduğu belirtilen Efecan Bayram’a dur ihtarında bulundu. Efecan, denetleme noktasında durmayıp kaçınca E.S., motosikletiyle takibe başladı. İddiaya göre “takip sırasında iki motosiklet birbiriyle temas edip devrildi.”
E.S., hafif yaralanırken…
Efecan, can verdi.
Bu haberi okuyan hemen herkes, yaşananların kaza olduğunu düşünerek, içinden “Kader!” demiştir. Belki de çoğunluk, durmayıp kaçan Efecan’ı kabahatli bulmuştur.
Halbuki bu ‘kaza’ haberde anlatıldığı gibi yaşanmadı.
Hatta bir kaza bile değil aslında.
Cinayet mi?
Ben anlatayım…
Adına siz karar verin.
Yoksul köylü ailenin tek çocuğu
Efecan Bayram ve Umut Çeliksu, Dalyan’da düğün salonunda çalışıyorlardı.
İki kafadar da 16 yaşında…
Efecan, 11 yıllık bekleyişten sonra tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmiş.
Yoksul bir köylü ailenin biricik çocuğu.
Efecan ve arkadaşı Umut, 3 Mayıs’ta saat 8’de işten çıktılar.
Motosikletlerine binerek, Beyobası köyündeki evlerine gitmek üzere yola koyuldular.
Umut’un kaskı ve plakası var, fakat ehliyeti yoktu.
Efecan’ın ise kaskı ve ehliyeti bulunmuyordu.
Düşen plakayı koltuğunun altına koymuştu.
Kocabel rampasından indiklerinde seyir halindeki motosikletli trafik polisi E.S. ile karşılaştılar. E.S., çocuğun kasksız ve plakasız olduğunu görüp peşlerine takıldı.
Umut, sağa yanaşarak yavaşladı.
Efecan ise hızlanıp kaçtı.
Polis E.S., kaçan çocuğu takibe başladı.
Motora değdirerek düşürdü
Umut, anlatıyor:
“Kocabel rampasına kadar geldik. Seyir halindeyken motorlu polisle karşılaştık. Bana yaklaşınca sağ tarafa yanaşarak yavaşladım. Arkadaşım hızlanınca beni bırakıp onu takibe geçti. İkisi de hızlandı. Polisle arkadaşım arasında kovalamaca başladı. Hızımı biraz arttırıp arkalarından devam ettim. 300-400 metre kovalamaca sürdü. Polis sol şeritteki arkadaşımı bariyere yaklaştırarak durdurmaya çalıştı. Bariyere iyice yaklaşınca polis motorunu arkadaşımın motoruna kasıtlı değdirerek, onun bariyere çarpmasını sağladı. Arkadaşımda kask olmayınca kafasını hızlı şekilde bariyere vurdu. Bariyere çarpan motosiklet ikiye bölündü. Çarpmanın etkisiyle arkadaşım refüjün içine kötü bir şekilde düştü. Başından kanlar akıyordu. Polis, arkadaşıma çarptıktan 100 metre sonra bilerek kendisini motorlar düşürdü.”

Siren ve anons yok
Tek tanık, Efecan’ın arkadaşı Umut değil.
Ula’daki av köpeği yarışmasına katılmak için seyir halinde olan S.Ö. ve S.Y. de kovalamacaya şahit oldu.
İki motosikletli önlerinde ilerliyordu.
Motosikletli polis hızla yanlarından geçti.
Ne siren ne de anons duydular.
S.Ö., gördüklerini şöyle anlatıyor:
“Önümüzde iki motorlu seyir halindeydi. Motorun birinde plaka ve sürücüsünde kask vardı. Diğerinde ise kask olmadığını gördüm ancak plaka olup olmadığını hatırlamıyorum. Polis sol şeritte ilerleyen motorluya yaklaştı. Siren ya da anons duymadım. Polis, seyreden motorlunun sağ omzundan tutmaya çalıştı. Fiziksel olarak temas etti ancak tutup çekmedi. Sadece tutmak için dokunduğunu gördüm. Sol şeritte ilerleyen motosikletli çocuk dengesini kaybederek, refüje çarpmasıyla kaza meydana geldi. Polis yalpaladı ancak düşmedi. 300 metre sonra motoru durdurdu.”

Gerçek dışı kaza raporu tuttular
Kazadan sonra, Efecan’ın polis E.S.’nin sol ayağına çarptıktan sonra düşüp bariyere çarptığı yönünde gerçek dışı bir rapor hazırladılar.
Raporda polis E.S.’nin sirenler ve çakar lambalar eşliğinde dur ihtarında bulunduğu iddia edildi.
Sahte rapor şu şekilde:
“Efecan Bayram yönetimindeki 48 ALD 342 plakalı motosiklet seyir halindeyken 48 A 0274 plakalı motosikletli trafik polisi E.S.’nin sirenler ve çakar lambalar eşliğinde dur ihtarına uymayarak, E.S.’nin sol ayağına çarptıktan sonra kaçmaya çalıştığı esnada bariyerlere çarpması ile kaza meydana gelmiştir. Beyanlara göre dur ihtarına uymayan motosikletin plakasının takılı olmadığı, koltuğun altında olduğu tespit edilmiştir.”
Efecan’ı suçlu çıkardılar
Efecan’ın Karayolları Trafik Kanunu’na göre ‘Sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmak’ ile ‘Aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak’ kurallarını ihlal ettiği yazıldı.
Efecan’ın ‘çift taraflı yaralanmalı trafik kazası’ sonucu hayatını kaybettiği ileri sürüldü.
Bu nedene polis E.S. gözaltına alınmadı.
E.S.’nin ifadesine başvurulmadı.
Polis şüpheli bile değil
Bayram Ailesi’nin avukatı Paşa Büyükkayaer, polisin dur ihtarı veya sirenle durdurma ihtimali olan çocuğu uyarmak yerine bariyerlere sıkıştırdığını, omzundan tutmaya çalışarak dengesini bozup ölümüne yol açtığını ifade ediyor.
“Efecan kaçacak olsa bile kullandığı motor 100cc, polisinki ise 900cc. O motorla polisten kaçması mümkün değil” diyor.
Ölümün tek taraflı kaza şeklinde tutanağa geçirilmesi nedeniyle polisin şüpheli bile olmadığını anlatarak, “Ne şüpheli ne de bilgi sahibi sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Delilleri karartma şüphesi olmasına rağmen aynı yerinde görevine devam ediyor” diye konuşuyor.
Büyükkayaer, şu sözlerle bitiriyor:
“Basit trafik kazasında ölüm meydana gelmesi halinde, şüpheli tedbiren tutuklanır. Olayda Efecan’ın ölümüne olası kastla sebebiyet veren ve 25 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması gereken polis şüpheli değil. Ailesi ve köy halkı perişan. Dosyanın kapatılmaya çalışıldığını düşünüyorlar.”