İsmail Saymaz
Huzurevi müdürü yaşlıları dolandırdı
İlhan Dülkar geçirdiği trafik kazasından sonra felç ve yüzde 94 engelli kalınca ve evde bakımı zorlaşınca ailesi tarafından Ankara’daki Elmadağ Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yerleştirildi.
Dülkar, başlarda çok memnundu.
Eş Sultan’ı arayıp “Keşke daha önce gelseydim. Müdürle aram çok iyi. Banka kartım onda. Her şeyimi alıyorlar, odama yolluyorlar” diyerek mutluluğunu dile getirdi. Bir ara “Dört Ata altını biriktirdim, gelin alın” dedi eşine.
Ölümünden bir-iki gün önceydi.
Eve telefon açtı.
“Sultan, beni dolandırdılar. Telefon faturamı yatırabilir misin” dedi.
Dülkar, 2 Kasım 2024’te hayatını kaybetti.
Birkaç hafta sonra Sultan Dülkar, eşinin maaşını sormak üzere bankaya gittiğinde şoka uğradı. Yetkililer Dülkar’ın dört bankadan kredi çektiğini söyleyerek, “100 bin TL borcunuz var” diye ekledi.
Krediler elektronik bankacılık yöntemiyle çekilmişti.
Oysa İlhan Dülkar, tuşlu telefon kullanıyordu.
Dolandırıcılar Dülkar’ın parasıyla ilk önce akıllı telefon almış, ardından hesaplarını boşaltmıştı.
Sultan, borcu kapatmak için 5500 Euro ve 150 bin TL ödemek zorunda kaldı.

Eşi AK Parti’de belediye meclis üyesi
Dülkar, yaptığı incelemede eşinin hesabından Osman Kaya’nın hesabına 41.600 TL, yurt görevlisi A.Ö.’nün hesabına 4.000 TL aktarıldığını tespit etti. Ayrıca 76.000 TL’lik altın alındığını gördü.
Gel gör ki…
Eşinin ölümünden sonra huzurevinde kendisine hiçbir kıymetli eşya teslim edilmemişti. Hatta kızları Ata altınlarını sorduğunda “İlhan ağabey ölmeden önce bozdurdu” dediler.
Bu yanıtı veren, Osman Kaya idi.
Kaya, kim?
Elmadağ Huzurevinde sosyal çalışmacı olarak görev yaparken, iddiaya göre, AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi ve Kadın Kolları Başkanı olan eşi Gülizar Kaya’nın ‘torpili’ ile kuruma vekaleten müdür olarak atandı.
Atanmasından sonra bazı şayialar ortaya atıldı.
İddialara bakılırsa…
Yaşlılara mobbing yapılıyor.
Satın alma işleminde cebe para atılıyor.
Ölenlerin paraları, piyasadan fatura toplanarak, harcanmış gibi gösteriliyor.
Ailelerinin ilgilenmediği yaşlıların vasisi olup paraları alınıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu iddiaları ciddiye alarak, 13 Aralık 2024’te muhakkik atadı.
Araştırmada dekontlara ulaşıldı.
Dülkar’ın banka hesabından Kaya’ya para gönderildiğine dair kayıtlar ortaya çıktı.
En az altı yaşlı dolandırıldı
Sultan Dülkar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, şikayetçi oldu.
Dilekçesinde şöyle diyor:
“Vefatından sonra pek çok kişi beni arayarak, eşimin kandırılarak, parasının yurt görevlileri tarafından alındığını ve dolandırıldığını söyledi. Eşimin hesaplarında yüzeysel olarak yaptığım kontrollerde yurt görevlisi Osman Kaya’nın hesabına 41.600 TL, A.Ö.’nün hesabına 4.000 TL para aktarıldığını, eşimin kartı ile kuyumcudan 76.000 TL civarında altın alındığını tespit ettim. Huzurevinde eşim öldükten sonra bana kıymetli eşya teslimi yapılmadı. CİMER’e de eşimin ve huzurevindeki yaşlı ve bakıma muhtaç insanların dolandırıldığına dair çok sayıda müracaat olduğunu öğrendim. Eşimin yurt görevlilerine bu miktarda para vermesi için sebep bulunmamaktadır. Yaşlı ve bakıma muhtaç insanların görevliler tarafından kandırılarak hesaplarının boşaltıldığı kanaatindeyim. Görevlilerin hesapları incelendiğinde çok sayıda yaşlının dolandırıldığının tespit edileceğini düşünüyorum.”
Dülkar Ailesi tek örnek değil.
Örneğin, İki yıl önce vefat eden 78 yaşındaki Ömer Şengül’ün de dört altını kayboldu!
En az altı aile yurttan şikayette bulundu.
Müdürlükten alındı fakat hala kurumda
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan aldığım bilgiye göre Elmadağ Huzurevi’ne 13 Aralık 2024’te muhakkik görevlendirildi.
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından inceleme başlatılarak, disiplin soruşturması yapıldı. Bu rapor sonucunda Kaya, Kasım 2025’te görevinden alındı.
Ancak ihraç edilmedi.
Halen Ankara Pursaklar’daki Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne sosyal çalışmacı olarak görev yapıyor.
Kaya’ya henüz dava açılmadı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki dosya yeni şikayetlerle şiştikçe şişiyor.
Hint baron ve oğlu vatandaşlık için iki ev almış
Interpol tarafından iki yıldır kırmızı bültenle aranan Hint baron Salım Ismaılbhaı Dola, İstanbul’da yakalandı.
Operasyon birkaç gün geç yapılsaydı, Dola büyük bir ihtimalle yurt dışına kaçacaktı.
Dola, ifadesinde, Türkiye’ye akın eden tüm baronlar gibi, Türk vatandaşlığı kazanabilmek için kendisi ve oğlu adına iki ev satın aldıklarını ancak haklarında kırmızı bülten çıkarılmasından ötürü gayrimenkulleri sattıklarını söyledi.
Mephedrone Baronu
Dola, Hindistan’ın en çok aranan ‘Mephedrone Baronu’ olarak biliniyor.
Mephedrone, bir tür sentetik uyuşturucu.
‘Miyav miyav’ ve ‘M-Cat’ gibi isimlerle anılıyor.
Dola’nın Hindistan’ın dört bir yanında gizli laboratuarlar kurduğu, bu ağı Güney Afrika ve Meksika’ya kadar genişlettiği, Türkiye üzerinden Avrupa’ya açılmayı hedeflediği öne sürülüyor.
Oğlu Taher, geçen yıl Dubai’de yakalandı.
Halen Hindistan’da tutuklu.
Dubai’de lüks uyuşturucu partileri düzenlediklerini ve partilere Bollywood yıldızlarının katıldığını itiraf ettiği söyleniyor.
İki sahte pasaportla yakalandı
Baba Dola, Hindistan makamları tarafından 24 Kasım 2024’te kırmızı bülten çıkarılmasından bu yana aranıyordu. 62 yaşındaki Dola, 24 Nisan’da MİT ve Emniyet’in gerçekleştirdiği ortak operasyonla Beylikdüzü’nde yakalandı.
Evde Bulgaristan ve Kuveyt’e ait iki sahte pasaport, 9845 Euro, 12.700 TL ve 200 dolar bulundu.
Türkiye’de de aranıyor
Dola, ifadesinde, kendisini işadamı olarak tanıtıyor.
Evli ve iki çocuklu.
Aylık kazancı 15 bin dolarmış, öyle diyor.
İfade tutanağına göre Türkiye’de ‘M’ (Kimlik ve yer tespiti) ve ‘G’ (Yurda giriş yasağı) kodlu tahdileri bulunuyor.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin bu yıl, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025’te çıkardığı iki ayrı yakalama emriyle uyuşturucu madde ticareti iddiasıyla aranıyor.
Şişli’de rezidansta evi var
Dola, ifadesinde, Beylikdüzü’nde yakalandığı evde beş gündür oturduğunu söylüyor. Aslında Şişli’de kendisine ait rezidanstaki evinde yaşadığını kaydediyor.
Türkiye’ye ilk olarak Ocak 2024’te geldiğini belirtiyor. Tarihini açıklamadığı ikinci gelişinde, hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını öğrenince Türkiye’de kalmış.
Dola, şöyle diyor:
“Aranma kararım Hindistan televizyonlarında haber yapıldı ve ailemden herkes beni arayarak, haber verdi. Ülkeme dönmekten korktum, Türkiye’de kaldım. Türkiye’ye giriş yasağım olduğundan haberim yoktu. Ülkenizde suça karışmadım. Uyuşturucu suçuyla ilgili faaliyetim olmadı. Bu dosyalardan bilgim yok.”
Hindistan’da da uyuşturucuyla ilgisinin olmadığını savunuyor. Hindistan hükümetiyle husumet yaşadığı için oğlu için de kırmızı bülten çıkarıldığını, onun bir yıldır ülkesinde cezaevinde olduğunu belirtiyor.
İki ev satın aldı
Dola, Türk vatandaşlığı kazanabilmek için oğlu ile Türkiye’de iki daire satın aldıklarını anlatarak, şunları söylüyor:
“Türkiye’deki gayrimenkulümü Dubai’de arkadaşım olan Arap asıllı Abdullah adlı bir kişinin aracılığı ile Türkiye’de vatandaşlık alabilmek için oğlum Taher ile 500.000 dolardan iki daire satın aldık. Ancak benim ve oğlumun kırmızı bültenle arandığı haberini aldıktan sonra daireleri elden çıkardık. Dairelerin parasını Türkiye’ye getirmedim, Dubai’de Abdullah’a ödedim. Polislerin beni yakaladığı adresi Dubai’de Hasan Sahil isimli arkadaşım vasıtasıyla buldum. Çünkü Türkiye’de kimseyi tanımıyorum. Saklanmak için herhangi bir kişiye ödeme yapmadım. Arkadaşım olduğu için yardım etti.”
Dola, evde bulunan pasaportların sahte olduğunu ve Hindistanlı Krishna Shetty adlı arkadaşının yaptırıp getirdiğini iddia ediyor.
Sahte pasaportlar için 4000 dolar ödemiş.
Kaçacaktı
Son beş gündeki ev değişikliği ve iki sahte pasaport yurt dışına çıkış hazırlığında olduğunu gösteriyor.
Dola, şöyle diyor:
“Krishna Shetty yurt dışına çıkışım için bir ayarlama yapacaktı ancak yapamadı. Bu kimlikleri resmi olarak ibraz etmedim. Hiçbir kimlik kontrolüne girmedim.”
Dola, ülkesinde arandığı ve iki yıldır vizesi bittiği için evinden dahi çıkmadığını iddia ediyor. Ancak sahte pasaportla diş tedavisine gittiğini belirterek, kendisiyle çelişiyor.
Dola:
“Sahte pasaportu Şişli’de bulunan özel bir dişçi muayenesinde dişlerimi yaptırırken pasaporta sahip olmam gerektiği için kullandım.”
Türkiye’de kalmak istiyor
2018’de Hindistan’dan ayrıldığını…
Ailesinin Dubai’de yaşadığını söylüyor.
Aile üyelerinden Türkiye’ye gelen olduğunda getirdiği parayla geçimini sağladığını ileri sürüyor.
Ailesinin Dubai’de otomobil servis işiyle uğraştığını…
Oğlunun tutuklanmadan önce emlakçılık yaptığını savunuyor.
Türkiye’de kalmak ve yargılamak istiyor.
“Kırmızı bültenle arandığım suçla ilgili Türkiye’de yargılanmak istiyorum. Ülkemde hakkımda adil bir yargılama olmayacaktır. Türkiye’de suç işlemedim. Sadece vize ihlalim bulunmaktadır” diyor.
Dola, şu an Maltepe Cezaevi’nde yatıyor.