Uğur Ergan
Sanki tek derdimiz Mehmet Bey'in vizesi
Sanki burnumuzun dibinde barış rüzgarları esiyor..
Sanki ülkede ekonomik kriz yok, herkes refah içinde…
Sanki okullarda şiddet yok, çocuklarımız güven ve huzur içinde okullarına gidip geliyorlar…
Sanki bu ülkede insanlar, her sabah nasıl bir güne başlayacağının endişesini taşımıyor…
Sanki analar, babalar, “Ne mutlu ki, eğitimin başında Yusuf Tekin gibi Atatürkçü düşünceden asla taviz vermeyen bir bakan var. Şükürler olsun çocuklarımız devletin okullarında Atatürk ilkeleri doğrultusunda eğitim alıyorlar” huzuruyla yaşıyorlar…
Sanki bu ülkenin gençleri hiç bir endişe duymadan, orta öğrenimde aldıkları kaliteli eğitimle istedikleri üniversiteye girebiliyorlar…
Sanki gençler üniversiteyi bitirdikten sonra hemen iş bulacak olmanın rahatlığı içindeler…
Sanki gençler “Maksat macera olsun” diyerek, kendi aralarında “Amerika’ya mı gitsem, Avrupa’ya mı?” geyiği çeviriyorlar….
Sanki bu ülkenin emeklileri, yaşamlarını nasıl sürdüreceklerine dair hiç endişe duymuyorlar…
Sanki emekli bunca yıl çalıştıktan sonra, ömrü oldukça bir eli yağda, bir eli balda yaşayacak….
Sanki bu ülkede emekli “Acaba bu yaz hangi ülkeye gitsem?” diye, her yıl bahar aylarında planlar yapıyor…
Sanki ülkede üzeri kapatılmış hiç faili meçhul dosya yok…
Sanki bu devletin bir valisi ile oğlu, üniversite öğrencisi bir kızın ortadan kaldırılmasında başrolde değiller…
Sanki bu ülkenin madencileri döktükleri alın terinin karşılığını almışlar da, piknik için yollara dökülmüşler…
Sanki bu ülkede halkın sandığa yansıttığı iradeye saygı duyuluyor…
Sanki halkın tercih ettiği CHP’li belediye başkanları gerektiğinde Beştepe’de kabul edilip, taleplerini birinci ağızdan Cumhurbaşkanı’na iletebiliyorlar…
Sanki bu ülkenin CHP’li belediye başkanları “Yahu bir deneyimleyelim bakalım, tutsaklık nasıl bir şeymiş” diye, özellikle de Silivri’de konaklamayı tercih ediyorlar.
Sanki bu ülkenin ana muhalefet lideri sportif faaliyetleri aksatmamak, sağlıklı yaşamı sürdürmek ve desteklemek için her hafta bir yerde miting yapıp, oradan oraya koşturuyor...
Sanki bu ülkenin ana muhalefet partisinin başında demoklasin kılıcı gibi “Mutlak butlan” sallandırılmıyor…
“Sanki”leri bu ülkede öylesine çoğaltabilirsiniz ki, sayfalar yetmez.
Sanki başka hiç bir derdimiz yokmuş gibi, bu ülke geçen hafta AKP’li eski vekil Mehmet Metiner’in diplomatik pasaportuna ABD vizesi verilsin diye Dışişleri Bakanlığı’nın ABD Büyükelçeliği'ne gönderdiği “Diplomatik nota”daki ifadeleri tartışıp durdu.
Sanki bu ülkenin vatandaşları umuma mahsus pasaportla Kapıkule’den, İpsala’dan öteye ellerini kollarını sallayarak gidebiliyorlar da…
Derdimiz Mehmet beyin reddedilen vize talebi ile notadaki ifadeler oldu.
Önce vatandaşın vize derdini çöz, bak göreceksin Mehmet Metiner gibilerin vize derdi zaten önüne gelmez.
Tabii bu derdi çözebilmen için, önce adalete, hukuka ve halkın iradesine saygı gösterme gibi bir derdin olması gerektiğini de unutma!