Alışacaksınız!
Türkiye terörle 1984 yılında PKK saldırısıyla tanıştı. Daha önce anarşi vardı. Daha doğrusu anarşi deniliyordu. 1990’lı yıllarda PKK dallandı budaklandı. Çatışmalar öyle boyuta ulaştı ki Güneydoğu yaşanmaz hale geldi.
Terör 1990’lı yılların ilk çeyreğinden sonra büyük kentlere indi. Hatırlayın teröristler el yapımı bomba koyuyor diye İstanbul’daki çöp bidonları kaldırılmıştı…
O günlerde ülkeyi yönetenlerden biri çıktı noktayı koydu:
Terörle yaşamaya alışacaksınız!..
O gün bugün alışmak kelimesi hayatımıza girdi. Girmek ne demek hayatımızı alt üst etti…
1999 Marmara depremiyle Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun farkına vardık. Gerçi 30 bin kişinin öldüğü Erzincan depremi vardı ama çok eski tarihteydi (1939). 1999’depremi Türkiye’nin kalbini vurdu,74 bin kişi hayatını kaybetti. Zatı muhteremler aynı türküyü söylemeye başladı:
Depremle yaşamaya alışacaksınız!..
Enflasyon ülkenin belası oldu. Gazeteler enflasyon canavarının seyir defterini yazmaya başladı, enflasyon manşetlere çıktı aynı nakaratı duyar olduk:
Enflasyonla yaşamaya alışacaksınız!..
Enflasyonu anladık ama son yıllarda yaşamımıza hayat pahalılığı kavramı da girdi. Meğer enflasyon başka hayat pahalılığı başkaymış. Uzmanlar enflasyon istenilen seviyeye inse bile hayat pahalılığı sürecek diyorlar…
Eee, ne olacak?
Hayat pahalılığıyla yaşamaya alışacaksınız!..
‘Cumhurbaşkanı Anayasa’ya uymuyorsa Anayasayı cumhurbaşkanına uyduralım’ mantığıyla rejim değiştirildi. Tek adam sistemi getirildi. Demokrasiden otokrasiye geçildi. Parti devleti anlayışı benimsendi. İtiraz edenlere aynı yanıt verildi…
Yeni Türkiye böyle alışacaksınız!..
Kuvvetlerin uyumu adı altında kuvvetler ayrımı yok edildi. Yasama etkisizleştirildi. Yargı araçsallaştırıldı. Muhalif belediyeler iktidar tarafından silkelenerek çalışamaz hale getirildi. Bazı belediye başkanları çeşitli suçlamalarla hapse atıldı. Bazılarına kayyum atandı. Bazıları transfer edildi. O ses yine yükseldi.
Bu düzene alışacaksınız!..
Tek imza ile 20 bin gencinin okuduğu üniversite gece yarısı kapatıldı. Sınava hazırlanan öğrencilerin tepkisine polis müdahalesiyle karşılık verildi. Rektör öğrencilerini koruyacağına öğrencilere girmesin diye kapılara zincir vurdurdu. Gerçi üç gün sonra yine tek imza ile üniversite açıldı ama verilen mesaj önemliydi…
Bir gecede hayatınız değişebilir alışacaksınız!..
Şimdiler de iktidar yargı eliyle muhalefeti parçalamaya çalışıyor. İç cepheyi güçlendirme adına sivil toplumsuz, medyasız, sendikasız Türkiye’ye muhalefetsiz Türkiye’yi eklemeye çalışıyor. Direnenlerin başına olmadık işler geliyor. Olmadık işler geleceği açık açık söyleniyor.
Ne oluyor ne bitiyor diye sokağa dökülenlere şöyle deniliyor:
Türkiye’nin ikinci yüzyılı böyle alışacaksınız!..
Alışacaksınız!.. Alışacaksınız!..
Dillerden düşmeyen söz bu…
Ben de diyorum ki:
Alışmayacağız…