CHP’ye karşı CHP
Artık iki CHP var.
Programları, tüzükleri, amblemleri aynı.
Fakat genel başkanları farklı.
Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 yılında kaybettiği genel başkanlığını ‘butlan’ kararı ile geri aldı. Kılıçdaroğlu ve partide azınlığı temsil eden taraftarları, CHP Genel Merkezi’ni ellerinde tutuyor.
Devlet otoritesi Kılıçdaroğlu’ndan yana.
Yanında 22 milletvekili ile Balıkesir Büyükşehir, Erzurum Çat ve Tekirdağ Marmaraereğlisi belediyeleri konum alıyor.
Henüz parti örgütünden Kılıçdaroğlu lehine hareket eden il ve ilçe başkanı yok.
Fakat bu olmayacağı anlamına gelmiyor.
Kimi belediye başkanları, yolsuzluk operasyonundan yakasını kurtaracaklarını umarak, ‘Bay Kemal’in safına geçebilir.
Özel ve arkadaşları ise TBMM’yi merkeze çevirdi.
Kendisini grup başkanı seçtiren Özel ve arkadaşları CHP’deki ezici çoğunluğu temsil ediyor. Bugün itibariyle en az 115 milletvekili, belediye başkanlarının ve parti örgütünün tamamına yakını Özel’in yanında duruyor.
Fakat kasa Kılıçdaroğlu’nun eline geçtiği için Özel’in bundan böyle parti faaliyetlerini, gezilerini ve mitinglerini cepten finanse etmesi gerek. Bu da oldukça zor görünüyor.
İki CHP’nin müttefikleri de farklı.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’si AK Parti ve MHP tarafından tanındı ve muhatap alınıyor. Cumhur’un iki büyük ortağı Kurban Bayramı’nda CHP’yi ziyaret listesine aldı.
İyi Parti, Altılı Masa bileşenleri, DEM Parti, sol muhalefet ile Zafer, Özel’i kabul ediyor.
Kılıçdaroğlu, başta TGRT olmak üzere iktidar yanlısı kanallar aracılığıyla sesini duyururken, muhalif medya Özel’i destekliyor.
İki CHP’nin cumhurbaşkanı adayları da farklı.
Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ni kapatan Kılıçdaroğlu’nun aklından İlhan Kesici’nin adaylığının geçtiği söyleniyor.
Özel’in cumhurbaşkanı adayı ya İmamoğlu veya Yavaş olacak. Özel’in kendisi adaylaşabilir mi? Bu ihtimal için “Hiç yok” denilemez.
İki CHP bir süre daha çekişecek ve belki karşı karşıya gelecek.
Özel’in CHP’si Kılıçdaroğlu’nun 45 gün içinde kurultaya zorlamak için bütün imkanlarını kullanacak, yargıya başvuracak.
Gerekirse delegelerden ve üyelerden imza toplayacaklar. Parti Meclisi toplantılarında ağırlıklarını koyarak, bazı kararları geçirmeye, bazılarını engellemeye çabalayacaklar.
Kılıçdaroğlu’nu grupta konuşturmayacaklar.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’si disiplin sürecini işleterek, giyotinler kuracak. Başta İmamoğlu olmak üzere yolsuzluk soruşturmalarından tutuklananlar disipline sevk edilecek. Özel’in yakın çevresinden bazı milletvekilleri ihraç edilecek. Dokunulmazlıklarının kaldırılması şaşırtıcı olmaz.
Bu bir siyasi kan davası…
İki CHP arasındaki ayrılık zamanla iki partiyle sonuçlanabilir.
Faslı baron gayrimenkul zengini
Asıl adı, Mohamed Boulakhrıf.
Faslı.
34 yaşında.
Interpol tarafından difüzyon mesajıyla aranan Boulakhrıf, çoğu yabancı baron gibi Türkiye’de yakalandı. 10 gün önce İstanbul’da gözaltına alınan Boulakhrıf’ın gayrimenkul satın alarak, Türk vatandaşlığına geçtiği ve Murad Arslan adını aldığı anlaşıldı. Boulakhrıf’ın üzerine 14 ev kayıtlı.
14 evi var
Boulakhrıf, Almanya’da doğup büyümüş.
Üniversite eğitimini tamamlayıp Fas’a taşınmış.
2021’de Türkiye’ye yerleşmiş.
Gayrimenkul işi yaptığını iddia ediyor.
2022’de dört daire satın alarak, Türk vatandaşlığı kazanmış.
Gerekli 250 bin doları ailesinden aldığını iddia ederek, şunları söylüyor:
“Fas ve Almanya’daki aile üyelerimden 250 bin dolar alarak Türk vatandaşlığına başvurmak için para aldım. Bu parayı aileme ödemedim. Ailem de benden talep etmedi. Daireleri kiraya vererek gelir sağlamaktayım” diyor.
2025’te 10 daire daha satın almış.
Boulakhrıf, şöyle konuşuyor:
“10 taşınmaza henüz ödeme yapmadım. Ailem varlıklı, onlardan aldığım teminatlarla daireleri aldım. Ön ödeme yaptım fakat ne kadar yaptığımı hatırlamıyorum. Daireler inşaat halinde. Bu sebepten tam bir ödeme yapmadım.”
Savcılık, dairelerin uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirle alınıp alınmadığı üzerinde duruyor.
Boulakhrıf, reddediyor.
Türkiye’de vatandaşlık satın alma amacı, Almanya’da kendisine yöneltilen uyuştucu ticareti suçlaması olabilir mi?
Boulakhrif, şu yanıtı veriyor:
“Koronavirüs sebebiyle Almanya’dan Fas’a geçtim, oradan da Türkiye’ye gelerek vatandaşlık aldım. Kız arkadaşımla beş yıldır beraberiz, evleneceğiz, bu sebepten geldim. Evlendikten sonra bu ülkede gelecek kurmak dışında vatandaşlık alma sebebim yoktur.”
Eylül 2025’ten beri aranıyor
Boulakhrif, Almanya’da yürütülen uyuşturucu soruşturmasını geçen yıl kasım ayında öğrendiğini söylüyor. “Uyuşturucu madde ticareti kapsamında kimse ile irtibatım yoktur” şeklinde konuşuyor.
Almanya’da çıkarılan 24 Eylül 2025 tarihli difüzyon bülteninde 3 Nisan 2020 ve 28 Mayıs 2020 arasında Encrochat adlı uygulama üzerinden iletişim kurarak, uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik tespitler var.
Boulakhrif, ‘Encrochat’i kullanmadığını savunuyor.
“Almanya’da uygulamayı kullandığıma dair soruşturma vardı fakat bir şey bulunmadı, şu an akıbetini bilmiyorum” diyor.
Evinde 3,98 gram kokain ele geçirilmiş.
“Maddenin kime ait olduğunu, kimden aldığımı bilmiyorum” diyor.
Ancak kokain kullandığını kabul ediyor.
Maddeyi Telegram üzerinden tanımadığı kişilerden 3500 TL’ye bir kullanımlık aldığını belirtiyor. En son kokaini ne zaman kullandığını ise hatırlamıyor! Geçmişte uyuşturucu veya başka bir suçla kapsamında yakalanmadığını ve suç kaydının olmadığını öne sürüyor.
Boulakhrif, Almanya’da iade edilmek üzere geri gönderme merkezinde tutuluyor.