Merkel'in Erdoğan tespitleri
Uğur ERGAN
Bir süredir, Almanya’da 16 yıl şansölyelik yapmış ve görev yaptığı sürece Avrupa’nın en güçlü lideri olarak görülen Angela Merkel’in, Deniz Weber’in çevirisiyle Kadim Yayınları’ndan çıkan anılarını okuyorum.
“Bir süredir” diyorum, çünkü Merkel’in doğduğu 1954 yılından şansölyeliği bıraktığı Aralık 2021’e kadar geçen 67 yıllık anılarını anlattığı kitap tabiri caizse tuğla gibi.
Bugün 72 yaşında olan Merkel’in “Özgürlük” adını verdiği 650 sayfalık kitap, İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden günümüze kadar Almanya’da ve Avrupa kıtasında yaşananları anlamak, yakın tarihi yeniden hatırlamak açısından önemli.
Son üç haftada yapılan eyalet seçimlerinden çıkan sonuçların Alman siyasetini ciddi şekilde sarstığını da dikkate alırsanız, kitap zamanın ruhunu da uygun.
Merkel anılarında sona doğru iki sayfada Türkiye ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan bahsediyor.
Merkel, Suriye’deki iç savaş nedeniyle Avrupa’ya doğru başlayan göçü önlemek için 18 Ekim 2015’te Erdoğan’la Yıldız Sarayı’ndaki Mabeyn Köşkü’nde yaptığı görüşmeye yer vermiş.
İKİ ALTIN TAHT
Hatırlarsanız bu görüşme göçü önlemek için varılan uzlaşıdan daha çok, iki liderin oturduğu “hilal motifli, altın varaklı koltuklarla” gündeme gelmişti.
Merkel “İki altın taht” diye tanımladığı bu koltuklar nedeniyle İstanbul ziyaretinin sert eleştirilere hedef olduğunu, sadece basına görüntü vermek için değil tüm müzakere boyunca bu koltuklarda oturduklarını anlatıyor.
Koltukları görünce içinden, “Doğrusu epey görkemli şeylermiş” diye geçirdiğini söyleyen Merkel, kendisine yapılan eleştirileri haksız bulduğunu şöyle dile getiriyor:
“Ancak ‘Bir fotoğraf bin sözden fazlasını anlatır’ anlayışıyla sonrasında şahsıma ağır eleştiriler yöneltildi. Erdoğan’ın önünde, sarayındaki bir hükümdarın huzurundaymışım gibi boyun eğdiğim, hatta Türkiye ile Avrupa’ya yönelen mülteci akınını azaltacak bir anlaşma yapabilmek uğruna gerekirse önünde yere kapanmaya bile hazır olduğum ileri sürüldü. Üstelik ziyaret, Türkiye’deki parlamento seçimlerinden (1 Kasım 2015’teki erken seçimi kastediyor) yalnızca iki hafta önce gerçekleştiği için, Erdoğan’ın partisi AKP’ye seçim desteği vermekle de suçlandım. Bu eleştirileri samimiyetsiz, hatta yer yer dürüstlükten uzak buluyordum.”
Merkel, göç konusunu görüşürken, gelişmelere göre karşısında iki farklı Erdoğan gördüğünü söylüyor.
En iyisi doğrudan Merkel’in ağzından anlatmak:
“Erdoğan’ı bu süreçte yalnızca mülteci politikası konusunda değil, siyasetin bütün tuşlarına basabilen bir siyasetçi olarak tanıdım. Aramızda uzlaşma olduğunda son derece nazik davranan, bana ‘değerli dostum’ diye hitap ederdi. Ancak görüş ayrılığı yaşadığımızda en küçük itirazı bile uzun ve bitmek tükenmek bilmeyen konuşmalarla karşılamayı ihmal etmezdi. O zaman işler belirgin biçimde yavaşladı. Bu arada benim gözlemime göre, bu durum otoriter eğilimler taşıyan siyasetçilerin tipik özelliklerinden biridir. Gerektiğinde sonsuz zamana sahipmiş gibi davranırlar.”
DAVUTOĞLU’NUN ALMANCASI YETERSİZ
Göç konusunu daha sonraları dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu ile ele aldıklarını anlatan Merkel, Almanca eğitim veren İstanbul Erkek Lisesi mezunu Davutoğlu’nun Almancasını yeterli bulmamış.
Merkel, Davutoğlu’dan, “Dünyayı tanıyan, bilgili, tarih birikimi güçlü bir insandı; İngilizceyi kusursuz, Almancayı ise bir miktar konuşabiliyordu” diye bahsediyor.
BERLİN SALDIRISINI TÜRK BAKAN’DAN ÖĞRENMİŞ
Merkel’in anılarında dikkat çekici bir bölümde, 19 Aralık 2016’de Berlin’de Noel pazarına IŞİD teröristi Anis Amri’nin kamyonla yaptığı saldırı.
13 kişinin yaşamını yitirdiği bu saldırıyı Merkel, Şansölyelik Binası’nda “Göç Toplumunda Gençlik” isimli etkinliğe birlikte katıldığı o dönemin Federal Hükümeti’nde Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Aydan Özoğuz’dan öğrenmiş.
Merkel bu korkunç saldırıyı nasıl öğrendiğini şöyle anlatıyor:
“Etkinlik sırasında şansölyeliğin güney merdivenlerine doğru yürürken Aydan Özoğuz bana sessizce şöyle dedi: ‘Az önce bir kısa mesaj aldım. Breitscheidplatz’daki Noel pazarında korkunç bir şey olmuş.’ Bir anda alarma geçtim.”