Yılgınlık umutsuzluk tuzağına dikkat

Uğur ERGAN

İktidar partisi, 31 Mart yerel seçimlerinde ana muhalafet karşısında uğradığı yenilgiyi, seçmenin kendisine verdiği “Siyasi mesaj” olarak okuma yerine, “Benim kitabımda seçim kaybetmek olamaz” anlayışıyla hareket ediyor.

İktidar neden kaybettiğini ince eleyip sık dokumak yerine, adeta “Benim yaptığım yanlış değil, seçmenin tercihi yanlış. Seçmenin tercihi umurumda değil” görüşünde ısrarcı.

Seçmenin kendisine geçersiz not verdiğini kabullenip, yeniden gönlünü kazanmak için neler yapmayalım, neleri eksik yaptım ki halk benden koptuyu araştırmak yerine, “Bu ülkede muhalefet asla başarılı olamaz. Benden başka bu ülkeyi kimse yönetemez. Kim ki buna cüret eder, sonu iyi olmaz” tutumundan geri adım atmamak için, gereği neyse onu yapıyor.

Seçimi kaybettiği muhalefetle siyasi rekabet içine girip, bir sonraki seçimi kazanmak için mücadele etmek yerine, muhalefeti akıl almaz yöntemlerle cezalandırmaktan geri durmuyor.

Demokratik anlayışa uygun siyasi ahlak, “Seçmeni yeniden kazanıp, oyunu almak için ikna etmeye çalışmak” olması gerekirken, seçmenin tercihi bir kenara bırakılıp, muhalefet düşmanlaştırılarak adeta yok edilmeye çalışılıyor.

Son örnek Üsküdar.

Üsküdar’da ne olup bittiğini tekrar, tekrar anlatmayacağım.

Demokratik bir ülkede olmaması gereken ne varsa Üsküdar’da hepsi oldu.

Ülke adına, demokrasi adına son derece üzücü ve düşündürücü gelişmeler.

Hele sonrasında futbol karşılaşmasındaymış gibi atılan tezahüratlar, elbette günümüz Türk siyaseti tarih sayfalarına yazılırken, bir şekilde kendisine yer bulacaktır.

İktidarın Üsküdar’da yaptıkları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni de aynı yöntemlerle ele geçirmenin provası olarak seslendirilmeye başlandı.

YENi Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in de Üsküdar’da yaşananlarla ilgili sözleri dikkat çekici:

“Bu işin gidişatına bakıldığında, çünkü sürekli İstanbul’da belediye meclisini oluşturan arkadaşlarımıza operasyonlar yapılıyor, böyle bir işin seyrinin adım adım oraya gittiğinin bir erken tespitidir. Üsküdar’a yaptığını diğer belediyelere de yapmasının önünde ne engel var? Yaklaşmakta olan tehlikeyi görüyoruz ve buna karşı ciddi tedbirler almak gerekiyor.”

Seçim takvimi yaklaştıkça, iktidarın muhalefete yönelik benzer girişimlerini artırması şaşırtıcı olmayacaktır.

Bunu sadece seçimde kaybettiğini, demokratik olmayan yöntemlerle geri almak olarak görmemek gerekir.

Amaçlardan birisi de topluma yılgınlık, umutsuzluk empoze edilmek istenmesi.

Seçmenin kafasına, “Gidip oyumu kullanıyorum. Ama benim irademe saygı gösterilmiyor, oyum gasp ediliyor. Bundan dolayı sandığa gitsem ne olur, gitmesem ne olur. İktidar kaybetse bile koltuğu bırakmaz” anlayışı sürekli enjekte edilmeye çalışılıyor.

Tam da bundan dolayı tüm muhalefetin iktidarın bezdirme yöntemlerine karşı dik durarak, demokrasiden asla taviz verilmeyeceğini, sandığın milletini önüne geleceğini ve her zamankinden çok daha iyi korunacağını ısrarla, sabırla anlatması gerekiyor.

İktidarın yılgınlık, bıkkınlık yaratma tuzağına asla düşmemek gerekiyor.

Sahi bu arada aklıma geldi birden.

“Açılım gerçekleşince, Öcalan serbest kalınca, Türkiye’nin her yerinde demokrasi rüzgarları esecek, çiçek böcek açacak” diye tutturan, kendine demokrat DEM Parti’den Üsküdar’da yaşananlarla ilgili bir açıklama duydunuz mu?

Seçim Üsküdar AKP İktidar