CHP’ye oy veriyoruz AKP kazanıyor!
Siyasetle ilgilenen, bu işleri yakından takip eden arkadaşım aradı…
Dedi ki, CHP’ye oy veriyoruz AKP kazanıyor; bu iş nasıl oluyor?
Dedim ki, sandıkta olmuyor…
‘Peki nasıl oluyor, anlat’ dedi…
Üsküdar’da yapılanı gör anlarsın dedim. Atı alan Üsküdar’ı geçti sözü var ya önce at nasıl alınıyor ona bak dedim…
Hangi birini sayayım ki… insanlar CHP’ye oy veriyor, kentimi, ilçemi, beldemi CHP’nin adayı yönetsin diyor. Bir süre sonra bakıyor ki AKP yönetmeye başlamış…
Kimse ben oyumu CHP’li adaya verdim, Refah partili adaya verdim beni neden AKP’li siyasetçi yönetiyor diye soramıyor…
Çünkü soracakları merci yok!..
Kime soracaklar? İçişleri Bakanı’na mı? Adalet Bakanı’na mı?
Yüksek Seçim Kurulu’na sorsunlar!..
Orası çoktan havlu attı. Mazbata verdiği kişilerin mazbatası yerel mahkeme tarafından yok hükmünde sayılınca doğal olarak havlu atmış oldu. Zaten beni karıştırmayın imalı açıklama yaptı.
Üsküdar öyle veya böyle AKP’ye geçti. AKP İstanbul il Başkanı’nın başı göğe ermiştir. Kendisine sorum şu: Sinem Dedetaş’a verilen 157 bin 605 bin oy da AKP’ye geçti mi?
157 bin oy nedir ki deyip küçümsemeyin, Üsküdar’daki seçmenin yüzde 49,9’u…
İki seçmenden biri…
Bu operasyonlar seçmen iradesinin hiçe sayıldığını, gücü elinde tutanın karşısında bir hükmü olmadığının göstergesi değil mi?
Tehlikeli bir durum…
Ama daha da tehlikeli olanı da var…
Siyaset yapmaya niyet edenleri caydırıcı etken… Siyasetten soğutan, korkutan faktör!..
Böyle olacak demiyorum, olmayacaktır kuşkusuz ama siyasete soyunanların, aday olanların başıma bir iş gelir mi korkusuna kapılması demokrasiyi zedeler diyeceğim ama hafif kalır…
Sivil siyaseti bitirir…
İcazetli siyaseti ikame ettirir…
Bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket de budur…