Tek adam rejiminden AKP’liler de rahatsız!

Rejim değişikliğinin ilk yıllarında acayip destek veriyorlardı. ‘Türkiye uçacak’ diyorlardı dudaklarından başka cümle dökülmüyordu…

Onlara göre tek parti yönetimi bile yetersizdi. Ülkeyi tek kişi şirket gibi yönetmeliydi…

10 yıl önceyi hatırlayın. MHP Genel Başkanı’nın Cumhurbaşkanı Anayasa’ya uymuyor biz Anayasa’yı Cumhurbaşkanı’na uyduralım dediği günler kulaklarınızda çınladı mı?

Yeni rejimi Erdoğan/Bahçeli ikilisi kurguladı… Öyle oldu böyle oldu, tartışmalı da olsa referandumla kabul edildi…

Yeni rejimin sloganı neydi?

Türkiye koalisyonlardan çok çekti, artık yüzde 50+1 oyu alan kişi ülkeyi yönetmeli… 2017 yılında bu kampanyayı yapan iktidar partisi ülkeyi 15 yıldır tek başına yönetiyordu ama olsun. Bu mevzu hiç konuşulmadı…

Tek partiden tek adama geçmek zamanıydı!

Uzatmayayım…

Tek adam rejiminin sekizinci yılındayız. Şikayetler başladı…

Eskiden alkış tutanlar, bir süre sonra karnından konuşmaya başladı, şimdilerde açık açık söylüyor, yazıyor…

Yeni rejim Türk siyasetinin DNA’sını bozmuş!..

Yüzde 50 oy alacak partileri bile yüzde 1’lik partilere mahkum etmiş!..

Seçim yaklaştıkça acayip pazarlıklar görecek, hayretle izleyecekmişiz!..

Eeee…

Böyle yürümez diye söylenmeye başladılar. 2017 yılında rejim değiştirirken güvenceleri şuydu: AKP+MHP ortaklığı yüzde 51 bulur. Birinci turda bulamasa bile ikinci turda mutlaka bulur. Bu ortaklık uzun yıllar ülkeyi yönetir…

Evdeki hesap veya Saray’da yapılan hesap çarşıya uymadı…

Tek adamın verdiği kararlar nedeniyle ülke tarihinin en büyük ekonomik krizine girdi…

İktidar cephesinin oyları hızla eriğince kurdukları ittifakı genişletmek zorunda kaldılar. Son seçimde yüzde bir oyu dahi olmayan partilerle ortaklık kurdular. ( DSP/Hüdapar)

İttifakın (Cumhur) ve muhalefetin (Millet) kurduğu ittifaklar aşureye döndü. İçlerinde ne ararsan var. Parti programı, parti söylemi, partilerin fikri, partilerin tavrı diye bir kavram kalmadı…

Partililik, parti aidiyeti rafa kalktı…

Ve sonuçta… Siyaset curcuna ittifaklarının savaşına döndü. Kim kimi kafalarsa, kim kimi tavlarsa… Yüzde 1 değil yüzde 0,1 oy bile değerli oldu…

Hal böyle olunca milletvekili transferi, belediye başkanı transferi, belediye meclis üyesi transferi sistemin olmazsa olmazı haline geldi…

Florya’daki Güneş Oteli’ni dillerine dolayanlar transfer piyasasını veya birbirleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan partilerin kurduğu ittifakı rejimin temel koşulu yaptılar…

Şimdi şikayet ediyorlar…Bu rejim böyle yürümez demeye getiriyorlar…

Seçim yasasını değiştirmenin yollarını arıyorlar.

AKP MHP