Acımasızlık gaddarlık bu: Milli takımı paramparça ettiler
Önce eğri oturalım, doğru konuşalım.
Ne demiş büyükler; balık baştan kokar!
Ben milli takımı eleştirirken ata sözünde dendiği gibi en baştan başlanması gerektiğini savundum hep.
TFF Başkanı kim; İbrahim Hacıosmanoğlu!
Milli takımın başında kim var; Vincenzo Montella!
İşte onlardan başlamalı işe.
Sorarım size;
- Hacıosmanoğlu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yapabilecek bir isim midir?
- Vincenzo Montella A Milli Takım Teknik Direktörü olabilecek kapasitede midir?
Bu sorulara cevap verin; ondan sonra futbolculara gelin.
Yukarıdaki soruların cevabını sizlere bırakıyorum; sadede geliyorum!
Milli takım 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katıldı. Ve ilk maçında Avustralya'ya 2-0 yenildi.
Maçtan sonra bir saldırı başladı ki; aman Allahım!
Paramparça ettiler. Acımasızca, gaddarca futbolculara saldırdılar.
Eski hakemler, eski futbolcular, yorumcular, yazanlar, çizenler.
Ne futbolcuların saç traşı şekli kaldı, ne hareketleri!
İşi hakarete vardıranlar oldu. Hem de öyle böyle değil!
Mesela Kerem! Kerem'in 1.90'lık savunma adamları arasında santrfor olarak oynaması kendi suçu mu?
Mesela Barış Alper! Kenardan topu götürüp de çizgiye inmeye çalışması ve karşısında kademeli defans olmasına rağmen orta yapmaya çalışması kendi isteği mi?
Arda'yı, Orkun'u, İsmail'i, Hakan'ı bir arada orta bölgede oynatmak kimin talebi?
Uğurcan Çakır bile yerden yere vurulur mu kardeşim; var mı ki daha iyisi?
Tamam; beklediğimiz bu değildi!
Tamam; istediklerimizi yapamadılar!
Elbette eleştireceksin!
Ama hakaret nedir kardeşim? Sana ne adamın saçından şeklinden!
Bir gün önce aslanım, kaplanım!
Bir maçtan sonra hemen reziller, kepazeler!
Göğsünde ay yıldızı taşıyan, bu ülkeyi temsil eden o çocuklar... Onlara bu sözleri etmeye ne hakkınız var?
Ben biliyorum ki kazanmayı en çok isteyen de onlar!
Ne yani oynayamamaktan zevk mi aldılar!
MİLLİ TAKIMA TÜRK HOCA
Şimdi gelelim benim görüşüme...
Milli takım bu gruptan çıkar... Bu yenilgiye rağmen çıkar.
Ama turnuvadan önce, hatta Dünya Kupası grup maçlarındanz da önce belirttiğim bu fikir değişmez; milli takıma Türk hoca olmalı.
Bakın... Eğer takımın başında Mustafa Denizli, Şenol Güneş veya Fatih Terim gibi hocalarımızdan biri olsaydı... Milli takım da Avustralya karşısında ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatsaydı... İkinci yarıya bambaşka bir ruh haliyle çıkardı o çocuklar; topu ısırırlardı!
Milli takım kulüp takımı değil.
Kulüp takımında yabancı hoca elbette olur. Ama milli takımda olmuyor, olmaz!
Bir de TFF Başkanı... Daha önce söyledim, yine tekrarlıyorum.
Artık şu iş adamı, müteahhit, ayakkabıcılardan vazgeçelim. Futbolu futboldan gelen adamlarımıza verelim.
Yine aynı isimleri sayacağım; Mustafa Denizli mesela... Fatih Terim... Şenol Güneş... Ya da Feyyaz Uçar, Cüneyt Tanman gibi daha gençler.
Ne işi var futbolla ilgili olmayan adamların futbolun başında?