Expermed 2026 kongresi ile bilimin yıldızları İstanbul’da buluştu

İktidar olmak çok kudretli bir hal. Neyin ne kadar ne zaman ve nasıl tartışılacağına kadar karar verici. Aslında hiçbir şeyin halk istediği için değil de olması gerektiği için olduğunu tarih okumaları yaptığımızda anlasak da belki bu sefer bizim dediğimiz olur umudu, fakirin ekmeği gibi bir his. Çoğumuzun günlük siyaset nedeniyle kapıldığı yılgınlık hissini de düşünerek bugün size umutlu şeylerden bahsetmek istiyorum. Sanat da değil bugün bilim okur yazarlığı yapalım.

Size en iyi bildiğim yerden, üreme sağlığının içinde önemli bir alanı kaplayan tüp bebek tedavileriyle ilgili, İstanbul’da 5.si gerçekleştirilen Expermed Kongresinden bahsedeceğim. Şimdi bir kısım okurun konu beni ilgilendirmiyor deyip okumayı bırakmasını engellemek için diyorum ki kimin ne zaman neye ihtiyacı olacağı belli olmaz, belki bir yarışma sorusunda sizi öne geçiren bir bilgi öğrenirsiniz, belki eşe dosta hava atar ya da akıl veririsiniz, belki bir gün bu tedavi size de lazım olur ya da ne bileyim sadece öğrenme merakınıza hitap eder, okuyun bence, havanız değişsin.

Ülkemizde pırıl pırıl bilim insanlarının, doktorların, embriyologların, hemşirelerin varlığını hissedin. Bilerek ve istenerek birbirine yabancılaştırılan, hatta düşmanlaştırılan hasta ile doktor ilişkisini tamir edelim. İstanbul’da geride bıraktığımız 2 gün, 19 farklı ülkeden konuşmacı ve 300 katılımcıyla sabahın erken saatlerinden akşamın karanlığına kadar toplantılarla sürdü. ‘‘Hastalarım için daha iyisini nasıl yaparım?’’ diye soran hekimlerle, yeni yayınları ve tecrübelerini aktaran meslektaşlar arasında çok verimli bilgi paylaşımı ve sosyalleşme sağlandı.

Expermed 2026 kongresi ile bilimin yıldızları İstanbul’da buluştu - Resim : 1

Tüp bebek tedavileri, genetik bilimini de yanına katarak olağan dışı bir ivme ile gelişiyor. Şimdi işin içine yapay zekâ da girdi ve bizi ileride neler bekliyor hayal etmesi bile çok heyecanlı. Kongrenin belirleyici cümlesi de tam olarak bu ‘‘üreme tıbbının geleceği’’ (The Future of ART). İstanbul’da, Türk ve yabancı tıp insanlarını buluşturan, bilimsel düzeyi oldukça yüksek bu umut dolu kongrenin düzenleyicileri ile kısa bir röportaj yaptım. Prof. Dr. Gürkan Bozdağ ve Prof. Dr. F. Kübra Boynukalın yorgunluklarına rağmen beni kırmadılar sorularıma cevap verdiler. Biz de onların emeğine saygı gösterip keyifli bir okuma yapalım.

-Alanında uzmanlaşmış tıp insanları anlamını taşıyan Expermed 2026, 5. Kez düzenlendi. 2023 yılında 4. sü Hatay ilimizde planlanan kongre, 6 Şubat depreminden bir ay sonra gerçekleşecekti. Maalesef çok büyük yıkım ve felaket hepimizin hayatlarını doğrudan ya da dolaylı etkiledi ve kongre iptal edildi. Farklı şehirlerde gerçekleşen bu çok özel bilimsel toplantının tarihçesinden bahseder misiniz? Fikir nasıl ortaya çıktı ve ilerledi?

- Başlamadan önce, bir an durup nerede olduğumuzu ve buraya nasıl geldiğimizi düşündüğümde yüzümde ister istemez bir tebessüm oluştu.

Her şey 2008 yılında, değerli hocamız Profesör Doktor Mustafa Bahçeci'nin basit ama güçlü bir fikriyle başladı. Tüp bebek, Türkiye'de henüz yaygınlaşmaya başlamıştı; genç, hızla büyüyen, soruları çok cevapları az bir alan. Hoca, deneyimin tek bir kliniğin duvarları içinde kalmaması gerektiğini düşündü ve ilk kongremiz o yıl yapıldı. Hekim camiasında çok sevildi. Sonrasında gerek ülke şartları gerekse pandemi gibi küresel krizler zaman zaman önümüze çıktı; ama kongre her seferinde farklı bir şehirde, farklı bir enerjiyle yeniden ayağa kalktı.

2. kongreden itibaren EXPERMED adı ile düzenlemeye başladık. İsmin kendisi bir anlam taşıyor: alanında uzmanlaşmış hekimler. Bu bizim beşinci kongremiz ve her birinin ayrı bir hikâyesi var.

En zorlu anı yaşadığımız nokta ise dördüncü kongremizdi. Hatay'da buluşacaktık. Her şey hazırdı. Toplantıya tam bir ay kala, 6 Şubat 2023'te deprem oldu. O kongre hiç gerçekleşmedi ama o şehri, o acıyı hiçbirimiz unutmadık.

Bugün beşinci kongremizdeyiz ve dürüst olmak gerekirse, 2008'deki o mütevazı başlangıçtan bu noktaya geleceğimizi o zaman hayal etmek güçtü. Artık Avrupa'nın önde gelen isimleri burada konuşuyor, farklı ülkelerden katılımcılar bu salonda oturuyor. Expermed ulusal bir paylaşım platformundan gerçek anlamda uluslararası bir bilimsel kongreye dönüştü.

-Kongrelerde konuşmacı ya da katılımcı olmak bilimsel programı hazırlamaktan çok daha kolay. İlkinden bugüne kongredeki değişimleri nasıl görüyorsunuz? Konuşmacıların bilimsel düzeyinden, katılımcıların salondaki varlıklarına, sponsor desteklerine kadar neler daha iyileşti, neler sizi zorluyor?

-Kongrelerde konuşmacı ya da katılımcı olmak ile bilimsel programı hazırlamak aslında çok farklı sorumluluklar. Konuşmacıysanız işiniz nispeten bellidir, size verilen konuyu, kendi bilimsel verileriniz ve klinik deneyiminiz çerçevesinde en iyi şekilde sunarsınız. Sınırlarınız nettir.

Ama programı hazırlarken tablo tamamen değişiyor. Çünkü o masaya oturduğunuzda kendinize şunu sormak zorundasınız: Bugün alanımızın gerçek gündemi ne? Yarın ne konuşuyor olacağız? Ve daha da önemlisi özellikle genç meslektaşlarımıza ne katmak istiyoruz? Onlara salt bilgi değil, bir bakış açısı, bir vizyon, bir düşünme biçimi aktarabilmek istiyorsunuz.

Bu çok daha zor. Çünkü alanımız hızla değişiyor. Dün tartışmalı olan konu bugün konsensüse ulaşmış olabiliyor; ya da tam tersi, yerleşik sandığımız bir uygulama yeni bir çalışmayla sorgulanıyor. Programı hazırlarken bu dalgayı tam zamanında yakalamak zorundasınız ne çok erken ne çok geç.

İlk kongremizden bugüne baktığımda en belirgin değişim bu oldu bence. Başlangıçta deneyim paylaşımı ön plandaydı. Şimdi ise tartışmak, sorgulamak, farklı görüşleri aynı masaya oturtmak istiyoruz. Çünkü gençlerimiz artık bilgiye kolayca ulaşabiliyor, onların ihtiyacı duyduklarını bulmak değil, ne soracaklarını öğrenmek.

Konuşmacılar açısından bakıldığında gerçekten çok şey değişti. İlk yıllarda ağırlıklı olarak ulusal isimlerle yola çıktık. Bugün ise alanının dünyaca tanınan, literatüre yön veren isimleri bu kürsüde konuşuyor. Bu bir lüks değil artık bilimin dili evrensel, soruları da evrensel. Türkiye'deki bir klinisyenin Kopenhag'daki ya da Londra'daki meslektaşıyla aynı masada tartışabilmesi hem bizim için hem de katılımcılarımız için çok değerli.

Katılımcılar konusunda ise dürüst olmak gerekiyor. Salonların dolup taşması çok daha zorlaştı. Pandemi sonrası dönemde kongre kültürü değişti online içeriğe erişim kolaylaştı, seyahat maliyetleri arttı, kliniklerin iş yükü yoğunlaştı. Bir hekimi iki gün boyunca salonda tutabilmek için artık içerik tek başına yetmiyor; atmosfer, etkileşim, o anlık tartışmanın yarattığı enerji de olması gerekiyor. Biz buna özen gösteriyoruz ama kolay değil.

Sponsor desteği meselesine gelince bu her kongrenin kronik gerçeği. Bilimsel bağımsızlıktan ödün vermeden destek almak ince bir denge. Biz bu dengeyi korumaya her zaman özen gösterdik. Ama ilaç ve medikal sektöründeki değişen dinamikler, kongre finansmanını giderek daha karmaşık bir meseleye dönüştürüyor. Bu bizi zorlamaya devam ediyor.

-2026 kongrenizde tüp bebek tedavileri adına konu başlıklarınız nelerdi? En çok neleri tartışmaya açmak ve yeni sorular sormak istediniz? Son dönemde kimi zaman arkadaşımız, psikoloğumuz, akıl hocamız, asistanımız olan yapay zekâ (AI) tüp bebek tedavililerinde nasıl kullanılıyor?

-Genetik konusunda yaşanan dönüşüm gerçekten çarpıcı. Geçmişte hastalarımıza açıklayamadığımız pek çok başarısızlık, tekrar eden düşük, duraksayan embriyo gelişimi vardı. 'Nedensiz' dediğimiz vakaların bir kısmı aslında nedensiz değildi sadece o zamanki araçlarımız yetersizdi. Bugün preimplantasyon genetik testlerin gelişmesi, tüm genom diziliminin klinik bir araç haline gelmesiyle birlikte o karanlık noktaların bir kısmı aydınlanmaya başladı. Hastalara artık 'bilmiyoruz' demek yerine, en azından bir kısmına somut bir açıklama sunabiliyoruz. Bu hem klinisyen hem de hasta için önemli bir değişim.

Yapay zekâ ve otomasyon meselesinde ise laboratuvarın geleceği şekillenmeye başlıyor. Embriyo seçiminde AI destekli sistemler, inkübatör içi sürekli görüntüleme, bazlı kalite kontrol parametrelerinin takibi bunlar artık ütopik değil, uygulanabilir araçlar. Asıl soru şu: bu sistemler embriyolog deneyiminin yerini mi alacak, yoksa onu güçlendirecek mi? Biz ikinci şıkkın doğru yol olduğuna inanıyoruz ama bunun için standartları, eğitimi ve etik çerçeveyi de birlikte kurmak zorundayız.

-Son sorularım; size göre meslektaşlarımız bu toplantıdan hangi mesajları alarak hastalarına dönecek? Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara, çiftlere gebelik şansını arttıran ne gibi yenililer var? Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

- Bu kongredeki her oturum, her tartışma, her soru aslında şu tek hedefe hizmet ediyor: o muayene odasında, karşımızda oturan çiftle daha dürüst, daha umut veren bir konuşma yapabilmek. Ama belki de en önemli mesaj şu: her hasta farklı. Komşunuzun tedavisi size uymayabilir. Artık hedefimiz herkese aynı protokolü uygulamak değil size özel, size ait bir yol haritası çizmek. Bunu yapabilme kapasitemiz her geçen yıl artıyor. Umut var. Ve bu umut artık sezgiye değil, veriye dayanıyor. Biz de bu fırsat için teşekkür ediyoruz.

Bu hafta da her türlü tatsızlığa rağmen ekmeğimi taştan çıkartanlardan olarak köşemi sahipsiz bırakmadım. Siyaset tamamen kavga alanına dönmüş ve insanların gerçek sorunlarını yok sayarken, tıp insanları daha iyi bir gelecek hayaliyle çalışmaya devam ediyor. Her alanda yaşadığımız sıkışıklık ve güvensizlik hissine iyi gelen bir toplantıdan size nefes olmak istedim. Siz de elimizde giderek azalan haber alma kanallarımıza gözünüz gibi bakın, okuyun, okutun. Mutlu pazarlar.

Yapay Zeka Bilim