Çeteler ekmek kapısı, tetikçilik ‘meslek’ olursa…
Engin ve Dilan Polat’ın koruması Can Polat’ın öldürülmesinin üzerinden 11 gün geçti.
Tetikçi Serhat Altun ve üç şüpheli tutuklandı.
Üç kişiden biri, Altun'un suikastten önce İstanbul’da otel odasını paylaştığı Ali Arıkboğa.
Altun da Arıkboğa da yoksul çocuklar.
Eğitimleri yarım kalmış, işsizler ve meslekleri yok.
Arıkboğa da -Altun gibi- sosyal medyada tanışıp temas kurduğu, kimliği belirsiz bir azmettirici tarafından 150 bin TL karşılığında adam yaralaması için tutuluyor. İstanbul’dan Diyarbakır’a giderek, bir muhtarı vuruyor. Esenyurt’ta lüks rezidansta, tetikçi Serhat Altun’la Ataşehir’de otelde konaklatılıyor. Motosikletli eylemden vazgeçildiği için İzmir’e götürülmüyor.
Kim bu Azat?
Gelin şimdi, yeni nesil suç örgütlerinin istihdam ettiği binlerce tetikçiden biri olan Arıkboğa’nın profiline bakalım.
Arıkboğa, 19 yaşında.
Ağrı nüfusuna kayıtlı.
İstanbul Sultangazi’de ikamet ediyor.
Ortaokul mezunu.
Mesleğini “Emlak” diye belirtmiş.
İki ay kadar önce ‘ekonomik bakımdan kötü olduğu dönemde’ Instagram’da iş ilanlarına bakarken ‘Grandboss’ adlı kullanıcıyla iletişime geçtiğini iddia ediyor.
Bu kişinin İspanya’da yaşayan ‘Gırgır’ lakaplı ‘Azat’ olduğunu kaydediyor.
‘Azat’ın, birini silahla yaralamasını istediğini öne sürüyor.
“Duyar duymaz reddetmiştim. Evimin önünde aracın içerisinde silahlı ve maskeli şahısların fotoğrafını attı. ‘Seni ve aileni yaşatmayız, istediğimizi yapacaksın’ dedi. Korkup söylediklerini yaptım” diyor.
150 bin TL karşılığında Diyarbakır Bismil’de ‘Muhtar Necat’ı vurmak üzere yola çıktı.
Diyarbakır’da otele yerleşti.
Azat, otele yakın bir konuma iki kişi gönderdi.
Arıkboğa, iki kişiden silah teslim aldı.
Azat, ‘Muhtar Necat’ın konumunu yolladı.
Arıkboğa, ertesi gün saat 6’da taksiye binip Bismil’e, ‘Muhtar Necat’ın adresine gitti.
İfadesinden:
“Taksiyi beklettim. Muhtar Necat’ı gördüm, bir el yere nişan alarak ateş ettim. Koşarak taksiye bindim, havalimanına doğru yola çıktık. Silahı, şarjörü ve fişekleri boş araziye attım.”
Esenyurt’ta rezidans, Ataşehir’de otel
Arıkboğa, İstanbul’a indi.
Evinin bulunduğu Sultangazi’ye gitti.
Azat, aradı.
“Ayarladığım Esenyurt’taki eve geçeceksin” diye bağırdı.
Arıkboğa, rezidansta iki hafta kaldı.
Ataşehir’de otele yönlendirildi.
9 Mayıs’ta otele yerleşti.
Tetikçi Serhat Altun ile bir ay aynı odayı paylaştı.
Oda parasını Altun’un ‘Golfo’ diye tanıttığı azmettirici yolladı. Azat da Arıkboğa’ya ‘Golfo’nun numarasını göndererek, “Bana ulaşamazsan bu numarayı ara” diye öğütledi.
“Engin Polat’ı vuracağız”
Arıkboğa, şu bilgileri veriyor:
“Serhat, ‘Engin Polat’ı vuracağız, sen motosiklet kullanacaksın, ben de vurucam’ dedi. Otelde kaldığım süreçte sürekli Polat’ın sosyal medyadaki hikayelerine bakıyordu.”
Günler sonra Altun, “Motosiklet bulunamadı, sana gerek yok” dedi. Arıkboğa, bu sözleri duyunca rahatladı.
Altun, 1 Haziran’da İzmir’e gitti.
Altun gidince Azat aradı.
“Otele taksi gelecek. Takside silah var, onu al” dedi.
Arıkboğa, içerisinde silah bulunan poşeti aldı.
Bir gün sonra otelde yakalandı.
Arıkboğa, Can Polat cinayetine ilişkin şunları söylüyor:
“Engin ve Dilan Polat’ı sosyal medyadan tanıyordum. Serhat, sürekli onlardan bahsediyordu. Bu cinayet haberini Instagram’da gördüm. Serhat’ın İzmir’e gitmesinin Can Polat’ı öldürmek olduğunu anladım. Öncesinde bilgim yoktu.”
“Ben Daltonlar üyesiyim”
Tetikçi Serhat Altun’a, suikast için gittiği Çeşme Alaçatı’da bir arkadaşı yardım etti.
Bu kişi 21 yaşındaki Eray Can Yılmaz.
Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı.
İzmir’de ikamet ediyor.
Lise mezunu.
Çeşme’de gece kulüplerinde çalışıyor.
Altun ile beş yıl önce gece kulubünde çalışmışlar; tanışıklıkları o tarihe dayanıyor.
Yılmaz, 29 Mayıs’ta Altun’u aradı.
Bu aramayı ‘WhatsApp’ta durum paylaşması’ üzerine yaptığını iddia ediyor. Durup dururken araması dikkat çekici.
Altun, “İki üç gün içinde Çeşme’ye geleceğim, yanına uğrayacağım” dedi.
Yılmaz, “Sezon açıldığı için gece kulübünde iş görüşmesi yapacağını düşündüm” diyor.
Altun, 3 Haziran’ın ilk saatlerinde Çeşme’ye vardı.
Arkadaşıyla sabaha karşı gezintiye çıktılar.
Yılmaz, Altun’un yabancı telefon numarasıyla konuştuğunu ve Instagram’dan Dilan Polat’ın hikayelerine baktığını fark etti. Neden baktığını sordu.
Altun, “Sana ne!” diye tersledi.
Yürürken “Daltonlar üyesiyim” dedi
İfadesinden:
“Daltonlar’a neden üye olduğunu sorduğumda ‘Para kazanmak için’ dedi. Benim çalıştığım dükkanın alt kısmındaki gece kulübünün Daltonlar tarafından kurşunlanacağını, oraya bomba atılacağını söyledi. Nereden duyduğunu sorduğumda ‘Dedikodu’ diye cevap verdi. Gece kulübünde Serhat’ın geçmişte beraber çalıştığı kişiler olduğunu söyleyerek, bu olayı yapmamasını söyledim. ‘Ben yapmam yüksek ihtimalle’ dedi.”
Silahla tehdit
Saat 4’te Yılmaz’ın kaldığı lojmana döndüler.
Altun, silahını çıkardı.
Yılmaz’ın arkasına geçerek, silahı arkadaşının ensesine dayadı ve mermiyi ağza sürdü. “Konuştuklarımızı birine söylersen seni ve aileni öldürürüm, odada kalanları da öldürürüm, kimseye bir şey söylemeyeceksin” dedi.
Telefonunu açtı.
Konya’da Ahmet A.’ya ateş açarken çektiği videoyu övünerek gösterdi.
‘Golfo’ ile mesajlaşıp Dilan Polat’ın hikayelerine baktı.
Otelde keşif
Sabah 06.15’te uyandı.
Yılmaz’a “Dışarı çıkıyoruz, benimle gel” dedi.
Engin ve Dilan Polat’ın Vom Alaçatı Otel’de kaldığını söyleyip “Bu otele gideceğiz” diye ekledi.
Otele vardıklarında, “İçeri gir, araç orada mı, bak” diye talimat verdi.
Yılmaz, denileni yaptı.
Araç içerideydi.
Fotoğrafını çekip gönderdi.
Altun, “Niye fotoğraf atıyorsun lan!” diye kızdı.
Lojmana döndüler.
Yılmaz, aracı neden merak ettiğini sordu.
Altun, “Gözdağı vermek için Engin ve Dilan Polat’tan birisine ateş edeceğim ve kaçacağım” dedi.
Giysilerini değiştirdi.
Silahını poşete sarıp eline aldı.
Poşete siyah pantolon ve siyah tişört sıkıştırdı.
Yılmaz’a masraflarının karşılandığını ve bu işten para alacağını söyleyip lojmandan çıktı.
Altun, elden aldığı 3 bin TL’lik borca karşılık Golfo üzerinden Yılmaz’a 30 bin TL göndertti.
Altun, otelin önünde beklerken mesajlaştılar.
Mesajları sildiler.
Öğleyin otelde silah sesleri işitildi.
Aynı gün gözaltına alınan Yılmaz, korktuğu için polise ihbarda bulunamadığını iddia ediyor.
Taksiciye silah taşıttılar
Üçüncü şüpheli, Ali Arıkboğa’ya silahı getirip teslim eden bir taksici: İbrahim Halil Calban.
43 yaşında.
Kilis nüfusuna kayıtlı.
Mayıs sonunda Aksaray’da genç bir erkek yolcu aldı.
Yolcu “Gayrettepe’den arkadaşımı alacağız” dedi.
Yolda polis ekiplerini görünce “Buradan hızlı geç” diye uyardı.
Aksaray’a dönmeye karar verdi.
Sohbet sırasında taksicinin numarasını aldı.
Calban, yolcuyu aldığı yere bıraktı.
2 Haziran’da yabancı bir telefon numarasından aradı.
“Avcılar’da arkadaşımı alıp Ataşehir’e bırakabilir misin?” diye sordu.
Calban, verilen adrese gitti.
Yanına bir araç yanaştı.
Sürücüsü “Abi beni takip et” dedi.
Sürücü araçtan indi, bagajdan bir poşet çıkarıp taksiye koydu.
Calban, “Bu poşet nedir? Ben bir kişiyi götürmek için gelmiştim” dedi.
“Telefonda konuştuğun kişi sana anlatsın” dedi sürücü.
Calban, numarayı arayıp poşette ne olduğunu sordu.
Telefondaki “Abi rahat ol, attığım konuma git, orda ne olduğunu söyleyeceğim” dedi. Calban, “Sıkıntı yaşamayalım, iki çocuğum var” dedi.
Taksiyi Ataşehir’e sürdü.
Adrese geldi.
Şapkalı bir genç parayı uzatıp poşeti aldı.
Calban, bir daha hiç kimseyle iletişim kurmadı.
İddiasına göre suikastten haberi yoktu.
Potansiyel tetikçi
Can Polat suikastinden ötürü tutuklanan dört şüphelinin profili yeni nesil suç örgütlerinin sosyal medyadan çok kolaylıkla tetikçi bulabildiğini gösteriyor. Binlerce yoksul, eğitimsiz ve işsiz genç potansiyel birer tetikçi…
Suç örgütleri yalnızca tetikçi değil, silah da temin edebiliyor; taşıt ayarlayabiliyor; rezidanstan otele, lojistik ağlar kurabiliyor.
Söylemesi acı fakat…
Suç örgütleri artık bir ‘ekmek’ kapısı.
Tetikçilik bir istihdam alanı.
Can Selçuki: Özel’in yeni partisi açık ara birinci
Şu günlerde en çok ‘yeni parti’ hakkında konuşuluyor.
Özgür Özel’in parti kurması halinde ne kadar oy alacağı merak ediliyor. Yeni partinin yüzde 30’u bulacağı ileri sürülüyor.
Kılıçdaroğlu CHP’sinin barajı geçip geçmeyeceği de tartışılıyor. Özel, ayrıldıkları takdirde CHP’nin oyunun yüzde 1’e gerileyeceğini iddia ediyor.
Elimizdeki en güncel anket, Can Selçuki’nin İstanbul Ekonomi Araştırma şirketine ait. Selçuki ve arkadaşları bu ayın başında 26 şehirde 2 bin kişiye “Özgür Özel, CHP’den ayrılıp kendi partisini kursa…” diye sorduğunda çıkan sonuç şu:
CHP’nin üç ikisine yakınını yanında götürüyor.
Selçuki, eşu bilgileri aktarıyor:
“Böyle bir parti tek başına en büyük blok olarak beliriyor, CHP tabanının üçte ikisine yakınını ardından sürüklüyor, İYİ Parti’den TİP’e, Zafer’den Saadet’e kadar muhalefetten ve merkezden ciddi kopuşlar topluyor.”
Selçuki, bu tabloya rağmen ihtiyatlı konuşuyor.
Çünkü ortada parti yok.
Partinin adı, programı, kadrosu, kurucu iradesi, sahaya çıkınca vereceği sınav belirsiz.
Selçuki:
“Var olmayan bir partiye verilen destek, oyları değil, ruh halini ölçer. Seçmen boş bir ekrana kendi beklentisini, kızgınlığını, keşkesini yansıtır. Bu yüzden, çıkan yüksek oranlar bir potansiyelin gölgesidir; gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceği o partinin karakterine bağlıdır. Kim kurar, neyi temsil eder, nasıl performans gösterir, bunları bilmeden o oran üzerine konuşmak spekülasyondur. Asıl tabloyu, oy oranlarının nasıl kaydığına bakınca görüyoruz.”
Selçuki’ye göre yeni partinin kurulması halinde en sert sarsıntıyı Kılıçdaroğlu CHP’si yaşıyor. Yaklaşık 20 puanlık bir kayıp var.
AK Parti, dört-beş puan veriyor.
MHP’nin kaybı bir puanı zor buluyor.
DEM ve İyi Parti üçer…
Zafer ise bir-bir buçuk puan geriliyor.
Selçuki, şöyle devam ediyor:
“Kopan oylar yeni partide birikiyor ve onu açık ara birinciliğe taşıyor ama bu tablo iktidarı zayıflatmıyor, yalnızca muhalefeti yeniden harmanlıyor. İktidar ile muhalefet arasındaki denge yerinde kalıyor; oynayan tek değişken, muhalif oyun hangi isim altında toplandığı. Bir partinin ‘en büyük’ görünmesi, sandıkta muhalefeti büyüttüğü anlamına gelmez; çoğu zaman aynı oyu farklı kaba boşaltır.”
Selçuki, bu anket verileri ile kamuoyunun Özel’den beklentisi arasında gerilim olduğunu savunuyor.
“Özel ne yapmalı?” diye sorulduğunda toplumun büyük kesimi ayrı parti kurmasını değil, CHP’de kalıp kurultay yoluyla mücadele etmesini istiyor.
Ayrı parti çağrısı beşte birlik bir kesimin tercihi.
Benzer büyüklükte bir kesim Kılıçdaroğlu’nun dönmesini ya da bu işe hiç karışmamayı söylüyor.
Selçuki, “Seçmen Özel’i alternatif olarak görmek istiyor ama onu mevcut çatının dışına itmek istemiyor” diyor.
Selçuki, anket verilerinin Özel’in taşıdığı muhalif enerjiyi gösterdiğini vurguluyor. Ölçülenin bir parti oyu değil, bir isim etrafındaki beklenti olduğunu ifade ediyor.
Selçuki, “Bu beklentinin orana dönüşmesi için öncelikle ortada bir parti, bir kampanya ve bir performans olması gerekir. Bugün masada bunların hiçbiri yok” diyor.