Nedim Şener'in imzasıyla Akbil soygunu

Haberi Abdülkadir Selvi verdi: “ Özgür Özel’e ofis kiralamak için bir ekip çalışıyor. Şimdiye kadar üç yerle görüşmüşler. Ekip görüştüğü mülk sahiplerine “Özgür Bey’in çalışmalarını yürütmesi için ofis kiralayacağız. Bu ofis, parti binası olmayacak. Sadece Özgür Bey’in çalışmalarını yürüteceği bir büro olacak” diyorlarmış. Peki Özgür Özel’e ofis kiralayabilmişler mi? Şu ana kadar 3 yerle görüştükleri söyleniyor. Ama olumsuz yanıt almışlar. Peki neden? İktidardan korktukları için mi Özgür Özel’e ofis kiralamaktan vazgeçiyorlar. Yok. İktidarla bir ilgisi yok.”


İktidarla bir ilgisi yokmuş.. Peki neyle ilgisi varmış?


“CHP’deki yolsuzluk iddiaları, Özkan Yalım’ın, Muhittin Böcek’in Özgür Özel’e para verdikleri yönündeki itirafları mülk sahiplerini tedirgin etmiş. Ofis kirası için ödenecek paranın kaynağını bilmedikleri için risk almak istememişler.”


Selvi bu tespitten sonra coşmuş.. Erdoğan ile İmamoğlu’nu mukayese etmiş:


“ Erdoğan şiir okuduğu için hapis yattı, Ekrem İmamoğlu yolsuzluktan hapis yatıyor. Hiç şiir okuyanla hırsızlık yapan bir olur mu?”


Peki Selvi Bey, yalan söyleyen ya da dünü hatırlamayandan gazeteci olur mu?


“• İmamoğlu, her gün bir yenisi çöpe atılan sahte itiraflar ve iftiralarla tutuklu. Hüküm giydiği için hapis yatmıyor.”
“• Erdoğan, evet şiir nedeniyle hapis yattı. AKBİL davası ise üstü kapatılıp unutturuldu.”


*. *. *


Neyse ki arşiv unutmuyor.
Şimdi size, dava sırasında Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan bir haberi hatırlatacağım. Hem de kimin imzasıyla, biliyor musunuz?

"NEDİM ŞENER’İN İMZASIYLA..”


Haberin başlığı şöyle: “Akbil’de 2,5 trilyon buharlaştı.”
Peki nasıl?
Ben Nedim Şener’le aranıza girmeyeyim. 2000 Aralık’taki haberin can alıcı yanlarını paylaşayım:


“1- TÜKETİMLER SİLİNDİ”

Hesap Uzmanları Kurulu'nun raporuna göre, 217 Akbil'de hiçbir tüketim kaydı olmadan, dönem sonu kontür bakiyesinin, dönem başı kontür bakiyesinden düşük olduğu belirlendi. Bir başka ifadeyle söz konusu Akbil'lerin ay içinde yaptığı harcama işlemleri veri tabanından silindi.

Uzmanlar 100 kontürü bulunan bir Akbil'de, hiçbir tüketim kaydı olmaksızın ay sonunda 50 bakiye görülmesinin bazı tüketim verilerinin bilgi tabanından silinmesi anlamına geldiğini belirttiler.

“2- YÜKLEME BİLGİLERİ SİLİNDİ”

Bilirkişi tarafından tek tek Akbil'ler üzerinde yapılan inceleme, 26 bin 146 adet Akbil'de, ay boyunca hiç bir kontür yüklemesi görünmemesine rağmen, dönem sonunda kontür bakiyesinin arttığı tespit edildi. Bu durumda söz konusu Akbil'lerin yapılan tüm kontür yüklemelerinin silindiği anlamına geliyor.

Buna ilişkin bilgilere göre, bir akbilde 1000 kontür olarak yapılan yüklemeye rağmen, dönem sonunda 1500 kontür çıkması, 500 kontürlük bilginin veri tabanından silindiğini ortaya koyuyor

“3- HEM YÜKLEME HEM DE TÜKETİM BİLGİLERİ SİLİNDİ”

18 bin 359 adet Akbil'de hiç bir yükleme kaydı olmaksızın, ay sonu kontür bakiyesi, harcama kayıtlarından fazla düşüldü. Böylece hem yükleme hem de tüketim bilgileri silinerek hasılat gizlendi.

“4- YÜKLEME BİLGİLERİ VERİ TABANI SİLİNDİ”

7 bin 952 adet Akbil de ay başında sıfır olan kontür bakiyesine rağmen, yüklenmiş olduğu kontürden fazla harcanmış görünerek, negatif bakiyeye geçmesi yoluyla yükleme bilgilerinin veri tabanının bilindiği tespit edildi. Sistem gereği Akbil'lerin negatif kontürle çalışamayacağı bilindiğinden en az, negatif kontür kadar hasılatın gizlendiği belirlendi.


*. *. *


Erdoğan’ın İBB başkanlığı sırasındaki bu soygun için medyada “kuracağı yeni partiye kaynak” yorumu yapılıyordu.

O günlerde en çok konuşulansa, hakimin duruşma sırasında bayılmasıydı.

O hakim, İsmail Rüştü Cirit, 2015 yılında Yargıtay Başkanlığına getirilmişti.

Mahkemeye ne olduğuna gelince..

Soruşturma.. İddianame.. Adli tatiller falan derken süre uzadıkça uzamış.. Bu arada zaten “TUTUKSUZ YARGILANAN” Erdoğan, CHP’nin (Baykal’ın desteğiyle) milletvekili seçilmiş.. Yani dokunulmazlık kazanmıştı.

Ancak 2014’te, muhtemelen Saray dosyanın rafa kaldırılmasını değil toptan kapatılmasını istediği için ilginç bir hamle yapılmıştı.

Dava dosyası, Erdoğan’ın talebiyle yeniden açılmış, yeni bir mahkeme heyeti de o sırada cumhurbaşkanı olduğu için aslında yargılanamayacak olan Reis’i yargılayıverip beraat ettirivermişti.

Akbil’den çalınan paraların akıbeti ise hiç anlaşılamadı..

Zaten çok da umursayan yoktu. Ne de olsa Erdoğan’a artık dokunulamıyordu!!

Zira CHP (Kılıçdaroğlu’nun kararıyla) yıllar sonra AKP istedi diye dokunulmazlığa “hayır” oyu vermiş ve bugün Özgür Özel ve arkadaşlarının belki dokunulmazlığının kaldırılarak cezaevine gitmesinin yolunu açmıştı.


Ya Selvi Bey! Siz ne yazarsanız yazın gerçekler değişmiyor.
Geçmiş yeniden yazılamıyor..
Mesela, sizler ne anlatırsanız anlatın, Vahdettin her paralel evrende ve masalın her versiyonunda mutlaka o İngiliz zırhlısına binip kaçıyor.

Recep Tayyip Erdoğan Ekrem İmamoğlu Abdulkadir Selvi