Gündem ısıtılıyor: 2. butlan vakası.. KK’nın Halk TV’ye tehdidi..
Yanılmışım.
Barış Yarkadaş’ın “bir partiye daha butlan geliyor” çıkışı ve hemen arkasından DSP’den “Özgür Özel ekibi partimizi istiyor” iddiası gelince.. Butlan tehdidinin DSP’ye yönelik olduğu sonucuna vardım. “O parti DSP mi” diye yazdım.
Dün partinin Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı avukat Uğur Erden aradı.
Söz konusu partinin ANAP olduğunu.. Hatta ellerinde buna dair mahkeme kararı bulunduğunu söyledi.
Yani durumun kendileriyle bir ilgisi yoktu.
“Parti konusunda düzeltme yazacağımı” söyledim.
Konunun DSP ile ilgisine gelince.. “DSP’den mutlak butlan rezaletine karşı, partinin gerçek genel başkanı Özgür Özel’in yanında durmasını beklediğimi” ifade ettim.
“Bunlar siyaset meselesi” dedi.
*: *. *
Siyasetten, özellikle AKP döneminde ne anlaşıldığı.. Siyaset adına neler yapıldığı ortada. Araştırmacı Ertan Aksoy, Timur Soykan’ın programında anlatmıştı. Kılıçdaroğlu’nu PKK’nın Kandil kadrosuyla şarkı söylerken gösteren video CHP’yi hemen 5 puan kadar düşürmüştü.
Daha sonra Erdoğan “ama montaj ama şu ama bu” dese de verdiği hasar giderilememişti.
Zira Kılıçdaroğlu ve ekibi o sakil kumpasın üzerine gitmek yerine suskun kalmıştı.
Yakın zamanda yazdım. Video TRT’de de gösterildiğinden “cevap hakkı” için acilen başvurulmalı diye CHP’den konuşacak yönetici aradım. O yazıda da belirttiğim üzere, nafile.. Kimisinin yeni dardı kimisinin yeri..
Dün sosyal medyada karşıma çıkan bir video meseleyi en acayip şekilde kanıtladı.
Son seçim öncesinde yapıldığı anlaşılan bir sokak röportajında, orta yaşlı bir hanımefendi şöyle diyordu:
“Kılıçdar geldi burada konuştu. ‘Kazanırsam hepinizin gözlerini oyup PKK’lılara atacağım’ dedi..”
Muhabir espri yapıyor zannederek güldü. Bunun üzerine hanımefendi önce “vallahi” diye Allah’ı şahit gösterdi. Ardından yanındaki arkadaşına dönerek, “Ben kulaklarımla duydum sen duymadın mı” diye onu tanıklığa çağırdı.
Buna inanan, Bay Kemal’in Kandil videosuna mı inanmayacak.. Kurultay’da, kimse görüp fark etmeden 1 milyon Euro rüşvet dağıtıldığına mı inanmayacak!!!
Dün Kılıçdaroğlu’nun Kandil’in Sesi olduğuna yemin edenler, bugün onun yanında yer alıp bir de Öcalan’ın özgürlüğüne yeşil değilse bile sarı ışık yakmaz mı!
Erdoğan;
1) Yeniden ve dilediği kadar seçime girebilmek…
2) Seçilemediği takdirde soruşturma ve hesap vermeden muaf tutulmak için her şeyi göze alır.
*. *. *
Ya Kılıçdaroğlu? Söylemeye gerek yok. Koltuğa geri oturabilmek için o da her şeyi göze alır.. Alıyor!
TBMM’de konuşamayınca polis marifetiyle girebildiği genel merkezde konuşurken habire arınmadan, temizlikten söz etti. İhraç sloganları arasında -kendisini yargı mercii ilan ederek- “kirlileri sepetten atmayı” vaat etti.
Bir de hangi ülkede, hangi çağda yaşadığını unutup şunları söyledi:
“Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen televizyon patronları var. Parayla nasıl delege alıyorlarsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın, onun da önüne geçeceğim.”
Bay Kemal’e acizane tavsiyem, işe Doğan Medya’yı Saray gücüyle elde eden Demirören medyadan başlaması. Unuttuysa hatırlatayım, bu skandal alışverişte bir kamu bankasından alınan dehşetengiz krediyi de bir zahmet soruvermesi..
Sonra mesela, Acun Ilıcalı’nın para biriktirip aldığını söylediği TV 8 var..
Küçüklü büyüklü pek çok kanal var.
Ve tabii, listesinde baş sırada olduğunu öğrendiğimiz, yıllarca kendisine yer veren Halk TV var.
Bay Kemal, geçmişi geçmişte bırakmış belli ki, bugün Halk TV’ye parmak sallıyor.
Saray yanlısı TGRT’ye de teşekkür üstüne teşekkür ediyor.
Oysa..
Sahibi ABD vatandaşı olduğu için, hem yayın politikası hem de gelirlerinin yurt dışı adresleri açısından mercek altına alınması gereken TGRT’yi de bir kenara not etmesi lazım..
Bu arada, KRT televizyonu ile sahipliği ve künyede görünen ismin arkasındaki ilişki ağı karışık Artı1 TV meselesini de bugün KK’nın yanında yer alan… Ama her nedense pek öne çıkmayan Erdoğan Toprak’a sorabilirsiniz.. Anlattıklarını bizimle de paylaşırsanız, en azından kendi adıma söyleyeyim, medya tarihine müthiş bir katkı olur.
NOT: DSP genel başkan yardımcısı Uğur Erden, konuşmamızın ardından ANAP hakkındaki mahkeme kararını söz verdiği gibi, WhatsApp üzerinden gönderdi. Ancak belgeyi kendi notlarıma aktarıncaya kadar bir baktım ki silinmiş. Bu kez ben onu aradım ama ulaşamadım. Niyeyse!!!!!!