O meşhur bilirkişi Bakan’ı nasıl kurtardı? CHP’liye suç, AKP’liye değil!
Tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe’nin savunmasında önemli bir bölüm vardı. Gökçe bilirkişi raporuna dayanılarak, harcama yetkisi olmadığı halde reklam ihaleleri nedeniyle kamuyu zarara uğratmakla suçlandığını ama doğrudan yetkisi olan bugünkü Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun aynı işlemlerden bilirkişi raporuyla suçsuz bulunduğunu söyledi.
Gökçe’nin bahsettiği ve Bakan Karaismailoğlu’nu yargıdan kurtaran raporun altındaki imzaya bakınca, yine o meşhur bilirkişi karşımıza çıkıyor.
Kim olduğunu hatırlayalım…
Ekrem İmamoğlu, tutuklanmadan önce bir basın toplantısı düzenlemiş ve S.B. adlı bilirkişinin İBB, Esenyurt, Beylikdüzü, İETT, İSFALT, Şişli, Sarıyer, Maltepe ve Küçükçekmece Belediyeleri ile ilgili soruşturmalarda görevlendirildiğini açıklamıştı.
CHP ile ilgili soruşturmalara hep aynı bilirkişinin atanmasının ve hepsinde aleyhe rapor vermesinin tesadüf olmadığını anlatan İmamoğlu, bu kişinin AKP’li belediyelerle ilgili raporlarının ise iktidar lehine çıktığına dikkat çekmişti.
İşte Gökçe’nin yaptığı savunma konuyu yeniden gündeme getirdi.

(Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu 2018’de İBB Genel Sekreter Yardımcısı’ydı.)
Peki olay neydi?
6 yıl öncesine gidelim….
İBB yönetimi AKP’den CHP’ye geçince 2020 yılında bütün birimlerde İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından inceleme başlatıldı. Müfettişler, İBB Bilgi İşlem Müdürlüğü’nce 2018’de yapılan ve İBB iştiraki Medya AŞ’nin alıp alt yüklenicilere ihale ettiği işler tamamlanmadığı halde, şirketlere hakedişler ödendiğini belirledi.
Kamu zararı oluştuğuna dair tevdi raporu hazırlanıp İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Suçlananlar arasında o dönem İBB Genel Sekreter Yardımcısı olan bugünkü Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu da vardı.
Savcılık bilirkişi atadı. O isim S. B.'ydi.
Büyükcanayakın 4 Aralık 2023 tarihli raporunda, sözleşmeye taraf olmadıkları için alt yüklenicilerin sorumlu tutulamayacağını, İBB ve Medya AŞ. yetkililerinin de ihaleye fesat karıştırma suçu işlemediklerini vurguladı. Doğrudan imzası olmasına rağmen Adil Karaismailoğlu da sorumlu tutulmadı.
Ve savcılık rapora dayanarak 24 Nisan 2024 günü kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

İBB Hukuk Müşavirliği ise karara itiraz etti. İtirazda, bilirkişinin yerinde ve detaylı inceleme yapmadığı, sadece savcılık dosyası üzerinden rapor hazırladığı, konunun bilişim alanını ilgilendirdiği oysa söz konusu bilirkişinin uzmanlık alanının muhasebe olduğu vurgulandı. Bunun yanında bilirkişinin genel geçer kanaat bildirdiği, yetkisini aşarak ilgili kişilerin sorumlu olmadığı hükmüne vardığına dikkat çekildi.
Sonuçta Adil Karaismailoğlu soruşturmadan kurtuldu.
Şimdi gelelim bugüne…
***
Buğra Gökçe’ye yöneltilen suçlamalar neredeyse Adil Karaismailoğlu ile aynı: İhaleye fesat karıştırmak ve kamu zararına sebep olmak.
Hatta iddia edilen suç fiili gerçekleşirken görevleri bile aynı. İkisi de İBB Genel Sekreter Yardımcısı.
Lakin arada önemli bir fark var. Karaismailoğlu harcama yetkisine sahip. Gökçe ise harcama yetkisine sahip değil. AKP döneminden farklı olarak CHP döneminde İBB’de bu yetkiler daire başkanlarında. Gökçe 5 kişilik encümenin üyesi. Sadece encümene sevkte ve kararların kesinleşmesinde imzası bulunuyor.
Bu şu demek: Ne muhammen bedelin belirlenmesinde ne şartnamenin hazırlanmasında ne de hale sürecinin yönetilmesinde Gökçe’nin yetkisi var.
Kararların bir kısmı 5 üyenin oybirliği ile bazıları da çoğunlukla alınmış. İddianamede encümen üyelerinden Gökçe dahil 3 kişi suçlanıyor. 2 kişinin adı bile geçmiyor. Üstelik Gökçe usulsüzlük olduğu ileri sürülen bazı ihalelerde İstanbul’da görevli değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bürokrat.

(Buğra Gökçe 2022’de İBB Genel Sekreter Yardımcısı oldu.)
Gökçe hakkındaki suçlamaların dayanağı bir bilirkişi raporu. Ancak rapor, Gökçe tutuklandıktan 4 ay sonra hazırlandı. Hazırlayanlar sonrasında hızla terfi edildi. Bilirkişilerden İsmail Çobanoğlu, Sayıştay üyeliğine atandı. Bir diğeri İller Bankası Genel Müdürü oldu. Hazırladıkları bilirkişi raporuna dayanarak savcılık, doğrudan harcama yetkisi olmadığı, encümen üyesi olarak imzası bulunduğu halde Gökçe, kamu zararıyla suçlanıyor.
Gökçe de savunmasında tam bunu sordu zaten: “Aynı şartnameler, aynı yöntemlerle 2019 öncesi aynı teklife imza atanlar bakan olurken, benim doğrudan sorumluluğum olmayan imzam niye suç kabul ediliyor?”
Yani diyor ki, harcama yetkisi olan Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu bir bilirkişi raporuyla kurtarılırken ben aynı konudaki bir bilirkişi raporuyla aylardır tutukluyum!